Dalakçı Web sitesi

KONUK SAYFASI


Anasayfa
Videolar
Rehber Kayıt
Görüşler
Yenilendi
Haberler
Amacımız
Bizler
Yarenlik
DAL-DER
Köyümüz
Muzik
Şiirler
Dalakcı Sohbet
Anı / Denemeler
Oyun
Kurum ve kuruluşlar
Sağlık

 

 

Görüşlerinizi aşağıdaki forma ekleyebilirsiniz * olan bölümler mutlaka doldurulmalı :

* Soyisminiz:
* İsminiz:
  Şehir veya Ülke:
* e-Mail:
 varsa Web siteniz:

UYARIYI

Köyüme, Köylüme, eşime, dostuma selam göndermek istiyorum diyorsanız. Anlatacak gülmeceleriniz veya Sayfamız hakkında önerileriniz varsa bu bölümü kullanınız. Lütfen isim ve e-Mail adresi yazmayı unutmayınız. Hiç kimsenin bir başkasını rencide etmemesi ümidi ile.

Rumuzla Yazılan yazılar, Kişi haklarına saldırı sayılabilecek tüm yazılar en kısa zamanda silinir

Mesajınız / Görüşünüz:

                

 


N0.: 1726  Tarih:  25.10.2007   Saat:   21:08
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Tuğrul enişte, aynen öyle.Yüreğine, eline sağlık emi...


N0.: 1727  Tarih:  25.10.2007   Saat:   16:32
Kaleme alan:  Tuğrul , ÇETİNERt

Katıldığı şehir veya ülke:  Dikili/İzmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

EŞEĞE GEM VURMAYIN

Benim ağzım yandı,ama siz dikkat edin,
Yalnız layık olan adama hürmet edin,
Haddini kim bilmezse ona hakaret edin,
Ele alçak durmayın,onu hakikat sanır,
Eşeğe gem vurmayın,kendisini at sanır.
İnsanların kimisi uyuz köpek gibidir,
Kimisi ayı gibi,kimi eşek gibidir,
Tilkiye doğru olmak,hakka sövmek gibidir,
Namerdi okşamayın,onu bir tokat sanır,
Eşeğe gem vurmayın,kendisini at sanır.
Pehpehler,pohpohlarla çok itleri at yaptık,
Uçurduk da göklere alkıştan kanat yaptık,
Hiç yoktan başımıza koca saltanat yaptık,
Üstüne çul vursanız,it onu kanat sanır,
Eşeğe gem vurmayın,kendisini at sanır.
İşini uyduranlar tilki gibi kurnazdır,
Silahı hep yalandır,zekası gayet azdır,
Yalanını tutsanız,fayda yok utanmazdır,
Yüzüne tükürseniz,onukalafat sanır,
Eşeğe gem vurmayın,kendisini at sanır.
Gösterme karada gez de kimseye izlerini,
Kıymet bilmeyenlere arz etme cevherini,
Varlığını belli et,açmadan her yerini,
Bir hamal kayığını sarhoş bilmez,yat sanır,
Eşeğe gem vurmayın.kendisini at sanır.
Sözü yerinde söyle,demiri tavında döv,
Öveceğin adamı öv de öyle öv,
Söveceğin adamın yüzüne tükür de söv,
Yüzüne tükürmezsen onu iltifat sanır,
eşeğe gem vurmayın,kendisini at sanır.



Eline kalemine ağzına sağlık,Hiciv ustası,Sayın: Namdar Rahmi Karatay'ın




Tuğrul Çetiner



N0.: 1728  Tarih:  23.10.2007   Saat:   20:35
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

RTE TAŞI


Birileri diplomatik atak başlatmış.

İngiltere'den dünyaya sesleniyor.

"Artık sabır taşı çatladı" demiş.

Bu ne demekse?

Bu taş nasıl bir taş ise yeni çatlıyor.

Sabır taşı ?!!!

Hani,gemolog olmasam diyeceğim ki olabilir.

Dünyada en sert taş elmastır,sertlik oranı on. Çatlamayı bırak,belli bir ısıya gelince kül bile bırakmadan havaya karışır gider.

RTE'nin taşı hangi tür taş belli değil.

Birader, avrupalı ne anlar senin sabır taşından.
Avrupalının literatüründe böyle bir kelime yok.

Bizim şahane medyamızda RTE bir marifet sergilemiş gibi öğünerek anlatıyor...

Sabır taşı çatlamış mış mış, demiş miş miş.

Ayrıca;

Dı&# 351;işleri bakanımız Irak'a gitmiş miş miş.

PKK'nın çalışma alanı daraltılsın demiş.

Onlar da olur demişler.

Bunların hepsi diplomatik başarı hanelerine yazılmıştır herhalde.

Bizimkiler neredeyse şehitlere kızacaklar;

Ulan oğlum şimdi de şehit düşecek zamanmıydı diye.

Bunlar, acaba diyorum,vatan evlatlarının sesini duymamak için yemin mi etmişler ?

Ama çok saygılılar; ABD ve AB'ye IMF'ye dünya bankasına danışmadan tuvalete bile gitmiyorlar sanırım.

Evet , evet öyledir.

Görünen köy klavuz istemezmiş.

İşin garip tarafı;danışma mercii olarak işin içine IRAK yetkilileri ve peşmergelerde eklendi.

Bu kadar basiretsiz politka izleyen siyasetçiler gören varsa bana lütfen haber versin.Ya da bana sert bir zemin tarif edin ki kafamı vurduğumda bir seferde kendi işimi bitirip öleyim.

Bu yükü taşıyamıyorum!!!

Gelin size gerçek bir hikaye anlatayım;

Hollanda'da bir arkadaşımız yanlışlıkla tutuklanmış.
Hakim sorular yöneltiyor.Neden yaptın,şöyle mi yaptın diye.
Dil bilmediğinden tercüman kullanan arkadaşımız diyor ki;

-Tercüman efendi sen, şu hakime söyle öküzün altında buzağı aramasın, ben suçsuzum.
Tercüman
-Efendim şey.
-Ne şeyi? Aynen söyle ,öküzün altında buzağı aramasın.
-Peki
Tercüman, hakimin ne diyor diye sormasıyla sıkıla,sıkıla;
-Efendim öküzün altında buzağı aramasın diyor.

Hakim düşünüyor,düşünüyor bu söze bir anlam veremiyor.
Kendi dillerinde böyle bir söz yok ki.

-Ben ona öküz, buzağı sormuyorum,bana suçu nasıl işlediğini anlatsın diyor...

RTE'nin taşının bundan farkı var mı?

RTE'nin taşı başına düşsün.

Mümkün olacakta her konuşmasında ağzını yağlı paçavrayla kapatacaksın.

Acemi imam bile senden iyi vaaz verir RTE kendine gel...

Saygılar
Hacı Ercan

N0.: 1729  Tarih:  23.10.2007   Saat:   19:52
Kaleme alan:  tolga yeniyapan , yusuf köksalalın kuzeni

Katıldığı şehir veya ülke:  ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

sevgili köylülerim herkese böyle kara güde selam olsun tüm türkiyenin başı sağolsun acımız büyük lanet olasıca terör yine fidanlarımıza kıydılar aceba gazete ve televizyonda görünce seviniyorlarmı yoksa onlarda ailelşer gibi yanıyorlarmı ama biz türk milleti olarak bu ülkeyi böldürmeyiz her bi karış ı için kanımızın son damlasına kadar direneceğiz şehitlerimiz rahat uyusun herkese tekrar selam olsun

N0.: 1730  Tarih:  23.10.2007   Saat:   09:17
Kaleme alan:  Nami , SAHIN

Katıldığı şehir veya ülke:  Belfast
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Bu pırıl pırıl gençlerimizin şimdi şehit olduklarını düşündükçe fotoğraflarındaki gözlerine bakamıyorum. Bakamıyorum çünkü utanıyorum. 1-Hala bu kadar aciz bir hükümete sahip olunduğu için. 2-Kuzey Irak'ı yapılandıran Türk müteahitlerine "dur" denmediği için. 3-PKK ya benzin ve yiyecek gönderilen sınır kapılarımız kapatılmadığı için. 4-Mersin'deki Barzani şirketlerinin hala işler durumda olduğu için. 5-Kuzey Irak elektriğinini Türkiye sağladığı için. 6-Türkiye şehit acıları ile inlerken RTE yurt dışında gezdiği, torun sevmeye gittiği için. 7-Mecliste PKK barındığı için. 8-Uzaktan kumanda ile yönetildiğimiz için, 9-Bunca yetersizlik ve gaflet içindeyken bile istifa etmeyen iktidar partisi meclise yapışıp kaldığı için. Daha bir çok şey için...

N0.: 1731  Tarih:  22.10.2007   Saat:   22:55
Kaleme alan:  LEVENT , BOZDAĞ

Katıldığı şehir veya ülke:  İSTANBUL
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

.........


N0.: 1732  Tarih:  22.10.2007   Saat:   20:13
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili Levent

Uyarınız için teşekkür ediyorum.

Bu Cenk Erdem kimdir bilmiyorum ama eklediği küfür dolu yazıyla kendi karekterini tümüyle sergilemiş...

Vatana ihaneti demokratlık zanneden aklı evvellerden biri olsa gerek...

Bir de barıştan bahsediyor,şu bozoya bak sen.

Bu nasıl barış ise?

Eğer mesele vatan savunmasıysa orada söze gerek kalmaz.

Henüz gerekli savaş verilmediki barış olsun.

ABD uşakları savaş ilan ediyor arkası sıkışınca ateş kesiyor.Biraz ileri gidince barış diye bağırıyor.

ABD ve batı emperyalizminden,onların faşist uşaklarından ve yerli işbirlikçilerinden hesap sorulmadan barış mı olur?

Bilerek veya bilmeyerek ihanet içinde olanların bir kere daha düşünmelerinde yarar vardır...

Cenk Erdem'in yazısı sitemizden kazınmıştır.Umarım tekrarlamaz.

Saygılarımla

Hacı Ercan

N0.: 1733  Tarih:  22.10.2007   Saat:   16:35
Kaleme alan:  LEVENT , BOZDAĞ

Katıldığı şehir veya ülke:  İSTANBUL
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Selamlar...
Bu Cenk Erdem kardeşin attığı linkte maşallah çook edepli sözler var. Hacı abi, lütfen kaldırın şu acaba'nın altındaki linki de bari çocuklar okumasın... Ortalık Savaş ile sınır ötesi harekatı karıştıran, hamaset yapıyor diyen hamasetçilerden geçilmiyor! Bir gün o ateş kendi yüreklerini yakarsa yine acaba mı diyecekler ACABA?!!

Saygılar

N0.: 1734  Tarih:  22.10.2007   Saat:   12:26
Kaleme alan:  Tuğrul , ÇETİNER

Katıldığı şehir veya ülke:  Dikili/İzmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi



Hangi vatan sağolsun? pamuklarla yetişdirdin çocuğunu.Bebekken geceleri kalkıp ayakucunda nefesini yokladın,içinde her anne gibi hep bir garipkorku,ya ölürse... Önce okul kapısında bekledin,sonre"arkadaşlarım dalga geçiyor"dedi,pencere önünde gözledin dönüşünü... 5 dakika gecikse ruhun sıkıldı hep,arabamı çarptı? birimi sataştı?düştü dizimi kanadı? Sonra büyüdü,"aman okusun" dedin,binbir zorlukla bir üniversiteye girdi,hiç bir şeyini eksik etmedin.Evde,malda,mülkte değildi gözün.Yemedin yedirdin,giymedin giydirdin.Oğlunu üç kuruş helal maaşınla adam ettin. Ve birgün askerlik gelip dayandı kapıya... Senin gibilerin evladı nerelere gidirse o da oralara gitti.Otobüs terminallerinde arkadaşları"En büyük askar bizim asker"diye omuzlarına aldında bile için titredi.Aman oğlum düşeceksin,biryerin incinecek,aman oğlum
O nöbetteyse sende nöbette,operasyondaysa tetikdeydin.Bebekken nasıl dinliyorsan öyle dinledin nefesini kilometrelerce öteden.İçinde garip bir korku,ya ölürse...Bir Ekim günü kara haber geldi oğlunun subaylar eşliğinde.Sonra kameralar yığıldı kapının önüne...Haberi duyan geldi ...Ertesi gün cenazede tanıdığın,tanımadı&# 287;ın bir sürü insan önünde,için taş kesmiş,damarların koparılmışken,son bir kez saramıdığın oğlunu buz gibi çerçevelenmiş bir resimde arıyorken,herkes senden aynı iki kelimeyi bekledi.Sen demedin diyemedin,vatan sağolsun diye..."Hakkımı helal etmiyorum"diye haykıracaksın,"etmiyorum hakkımı helal etmiyorum" Hakkını helal etmediğin kendi çocukları Amerik'da okurken seninkini ateşe atanlardı.Hakkını helal etmediğin senin oğlun çelik yeleksiz kimin eliyle yallandığı belli düşmana koşarken,uğruna savaşılan vatan toprağı pazarlıkla satanlardı.Hakkını helal etmediğin haram yiyip helal üzerinde politika yapanlardı.Şimdi vatan sağolsun demeni bekliyorlar senden.Sen oğlunun hasretinden bayram sabahları mezarlıkdaki taş mermerleri severken,onlar belkide havaalanında Amerika'da dönen oğullarını bekleyecekler.Akşam haberlerinde onların oğullarının açtığı pastörize yumurta fabrikalarını göreceksin.Onların oğulları Amerika bankalarında çalışacak.Onların oğllarının yaptığı ölümlü trafik kazaları usta ellerce ört bas edilecek.Sen hergün taş keseceksin,biraz daha,biraz daha...Analar uyanıyor ,anaların isyanında korkun beyler.Siz ki hak üzerinde siyaset yaparsınız hep,anaların haklarını halal etmemesinde korkun,hiçbirşeyden korkmadığınız kadar.Çünkü inanmıyorlar size.Sizin vatan bildiğinizle onların vatan bildiği aynı değil biliyorlar. ve arkıt soruyorlar.Hangi vatan sağ olsun,sizinki mi,bizimkimi? Siz ki kanundan, kuraldan,halktan,haramdan korkmazsınız.Ama anaların İsyanından korkun.Artık vatan sağolsun diyemiyorlarsa bir bildikleri vardır.Hangi vatan sağ olması gerektiği konusunda en kararsız olon başbakan:"askerlik yatma yeri değildir.Diyerek konuya Ulema'ca bir açıklama getirmiştir.Daha sonra da bunlarımı dinleyeceğim ben,diyecek kadar vicdansızdır.Bundan sonra herkesin Atatürk'ün Gençlige hitabesini ve Bursa mitinginde söylediklerini okuma zamanı gelmiştir.Orda bahsedilen İstikbalin evlatlarının damarlarındaki asil kan artık hareketlenmelidir.

Saygılarımla




Tuğrul Çetiner

N0.: 1735  Tarih:  22.10.2007   Saat:   12:19
Kaleme alan:  samet , KÖKSAL

Katıldığı şehir veya ülke:  sakarya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Cehendemin kapısını aralayan şerefsizler görecekler birkezdaha milliyetcisi olmaktan gurur duydugum Türkü,Kürdü Lazı Cerkezi ...bu milletin gazabının gururu ve hosgörüsü kadar kuvvetli oldugunu ve görecekler o acılan kapıdan kımler düsecek.

N0.: 1736  Tarih:  22.10.2007   Saat:   11:14
Kaleme alan:  Hakan , BOZDAG

Katıldığı şehir veya ülke:  ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

yakın zamanda iki tane askeri kaçırılan israil filistinde taş üstünde taş bırakmadı.kadın çocuk sivil asker demeden yaktı yıktı..biz israilden küçük yada israil kadar onurlu bir devlet degilmiyiz....biz nasıl bir devletiz.tek bildigim sözün bittigi yerdeyiz...artık birşeyler yapma zamanı hepimizin başısagolsun

N0.: 1737  Tarih:  22.10.2007   Saat:   08:51
Kaleme alan:  Tuğrul , Çetiner

Katıldığı şehir veya ülke:  Dikili/İzmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

ATATÜRK'ÜN BURSA MİTİNGİ

Şubat 1933'te Bursa Ulucami'de toplanan 100 kadar irticacıcamilerde Türkçe ezan okunmasına karşı bir ayaklanma girişiminde bulunur.Ayaklanma kısa sürede bastırılır. Atatürk Bursa'ya gider.Çekirge yolu üzerinde bulunan bir köşkte akşam yemeği yendiği sırada bir kişi Atatürk'e ayaklanmayla ilgili olarak şöyle diyecek olur: "Bursa gençliği olayı hemen bastıracaktı,fakat zabıta ve adlilele olan güveninden ötürü..." Atatürk hemen konuşmakta olan kişinin sözünü keser aşağıdaki konuşmayı yapar:
Türk genci,devrimlerin ve Cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir.Bunların gereğine,doğruluğuna herkesten çok ininmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu,"Bu ülkenin Polisi vardıd,Jandarması vardır,Ordusu vardır,Adalet örgütü vardır"Demeyecektir.Elle,taşla,sopa ve silaha;nesi varsa onunla kendi yapıtını kuruyacaktır.

Polis gelecek,asıl suçluları bırakıp,suçlu diye onu yakalayacaktır..Genç,"polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünevek,ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır.Yine düşünecek,"demek adalet örgütü nü de düzeltmek,yönetim biçimine göre düzenlemek gerek"

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana,başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp,haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını,kayrıl masırı istemeyecek. Diyecek ki,"ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım.Araya girişimde ve eylemimde haklıyım.Eğer buraya haksız olarak gelmişsem,bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir."

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk gençliği!

Mustafa Kemal Atatürk



Herkese selamler saygılar,

Tuğrul Çetiner




N0.: 1738  Tarih:  21.10.2007   Saat:   22:01
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Vatan pazarlamayı siyaset zanneden basiretsizlere lanet olsun.
Artık lafın bittiği noktada olduğumuzu ne zaman anlayacaklar belli değil.

Batı emperyalizmine beyaz bayrak açan kör insanlarımız ne zaman bu ölüm uykusundan uyanıp kendi varlığından haberdar olacak belli değil.

Toprağa düşen bu gencecik fidanların katillerini dışarıda aramak niye?

Şerefsizler içeride...

Üç kuruş etmeyecek reylerini bir çuval kömüre satanların hepsi katil...

Düşünüyorum;

Acaba ne yaptıklarının farkındalar mı?

Hiç kimse kıvırtmasın,top yekün salağız!!!

Hiç kimsenin başı sağ olmasın.

Hep beraber ölme zamanıdır.

Artık uyanın...

N0.: 1739  Tarih:  21.10.2007   Saat:   16:12
Kaleme alan:  samet , KÖKSAL

Katıldığı şehir veya ülke:  sakarya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

BAŞIMIZ SAGOLSUN.

N0.: 1740  Tarih:  21.10.2007   Saat:   15:03
Kaleme alan:  ümit , köksal

Katıldığı şehir veya ülke:  ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Merhabalar...
İçimiz yanıyor...
- ...
Ama ;
- .!?
Duyarlılığın için teşekkürler ali...
Herkese sevgiler...

N0.: 1741  Tarih:  21.10.2007   Saat:   13:00
Kaleme alan:  LEVENT , BOZDAĞ

Katıldığı şehir veya ülke:  İSTANBUL
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Selamlar..

Ali abi benden önce davranmış ve ana sayfada terörü kınamış bile.. Sabah beşten beri görev yerindeyim.Ve bu akış sabah beşten beri devam ediyor. İlk haber 10 şehit 13 yaralı iken rakam şu saatlerde maalesef 16 şehide çıktı. Yaralılardan da kaçı ağır,bilmiyoruz. Bir de kayıp askerlerimiz var, durumları net belli değil. Terörü kınıyorum, kınıyoruz. Ama artık işin kardeşi kardeşe vurdurmak gibi insani bir boyutu yok! Bunu yapan kardeşlerimizse de ben böyle kardeşleri artık tanımıyorum,bilmiyorum...Gereği neyse en sertinden yapılmalı...Ama K.Irak'a girme konusuna gelince,şunu da belirtmeliyim:En azından iade-i itibar adına girelim, tamam. Ama kalmayalım. Zira kanımca bu operasyona karşı olduğunu söyleyen ABD bile aslında bizim oraya girip kalmamızı istiyor.Ki biz bu bataklığa saplanıp kalalım.Bence bu tezgaha düşmemeli ve bu oyuna gelmemeliyiz.
Neyse, yazılacak çok şey var ama , dediler ya:SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ!!! Merak ediyorum, herkes bir zamanlar papaz, bir zamanlar hrant ve ermeni olmuştu. Bakalım şimdi kaç tane MEHMEDİZ diyen çıkacak?Kaç tane de mikser çıkacak, göreceğiz...
Ben mi? Ben zaten yıllardır MEHMEDİM!!!
Saygılarımla

N0.: 1742  Tarih:  20.10.2007   Saat:   17:45
Kaleme alan:  LEVENT , BOZDAĞ

Katıldığı şehir veya ülke:  İSTANBUL
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

SELAMLAR..

Hayırdır Hakan, coşmuşsun...Bu ne edebiyat, şiir gibi yazmışsın valla...Eğer sen yazdı isen bu tip çalışmalarını bekleriz..
Bu arada herkese selamlar...
PS:Hacı abi, valla ben bulgur pilavını yedim abi ya...Şöyle bol etli,alasulu, acılı, yanında turşu-ayran...Kebaba ne hacet ağam!
Hadin kalın sağlıcakla..

N0.: 1743  Tarih:  19.10.2007   Saat:   11:24
Kaleme alan:  Hakan , BOZDAĞ

Katıldığı şehir veya ülke:  ANKARA - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yanlızlıklarımız

Yasl anan Birgün Bugün. Bavulu Topluyor Ve Son Vedası Tıpkı Dün Gibi, Köşeye Çekilip Aglıyor, Bense Yarına Penceremden Bakma Gafletindeyim. Gözlerim Dolu Ve Ellerim Tutuklu Yüzüme.

Dudaklarım Kilitli, Hosçakal Bugün!..Sen De Yolcusun Dünlerimde Sorgusun Ve 37 lik Yorgunsun Git De Dinlen Gidenlerle Yarınım Kapıda Bekliyor Ve Son Veda Zamanı..

Saçlarımda Saklı Kar Beyaz Ve Gözlerimde Hep Telaş. Panik, Silik Resimler Ortasinda Bir Küçük Çocuktum Hep Konuktu Baska Gün Ve Çok Soguktu Her Geçen Dün. Tıpkı Sen Gibiydi Giden O Eski Dünler, Geçmişin Karanlıgında Anılarımdı Onlar, Bense Bulamaz Oldum Onları, Hep Selam Gönderdim Geride Kalana Kanıtım Yoktu Yarına, Yolcularımla Agladım.... Hiç Misafir Olmamıstı Kimse, Bunu Ben Anladım.Sonbaharda Katil Oldu Rüzgarlar, Öldü Tüm Yapraklar, Yagmur oldu Gözyası, Ve Rüzgar Oldu Ruhlar Estiler Yavasça. Sen Misali Aglamıştı Her Dünüm Usulca.

Dudaklarım Kilitli, Hosçakal Bugün, Sen De Yolcusun, Dünlerimde Sorgusun Ve 37 lik Yorgunsun, Git De Dinlen Gidenlerle Yarınım Kapıda Bekliyor Ve Son Veda Zamanı.

Acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yanlızlıklarımız...

A ynalarda Bugulu Yüzümü Göremez Oldum, Ve İyimserlik Mateminde Sarı Gül Tuttum. Hayallerim Yok Oldu. Koydugum Yerde Yoktu Hiçbiri, Tek Yabancı Bendim Evde, Ve Bir Yalancı Mumdu Dogan Güneş. Solan Gülümdü, Talan Sonuydu, Kalan Resimdi Bir Vesikalik Gülen Çocuktum Yüzüme Bakarak Agladım, Yüzleşirken Kendimle Hıçkırıklarımla Savaşır Oldum Ertelendim Yarına. Reddedildim, Gideni Yolcu Etti Gözlerim Ve Gelene Meraba Dedi Bu Kimsesiz Dilim, Ortalarda Gezinen Oldu, Dilenci Ellerim, Bu Son Demiydi Sonbaharın Son Yapragında Son Gülümsemekki Nefesi Son Çekişti İçime Sonbahardı. Güz Agırdı Gün Üzeri Bir Tebessüm Etti Yüz, Saklı Kaldı Her Düşende Kırılan Onca Göçebe His, Biz Dünden Olma Yarına Varma Garibeyiz.

Acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yanlızlıklar olur

Dudaklarım Kilitli, Hosçakal Bugün, Sen De Yolcusun, Dünlerimde Sorgusun Ve 37 lik Yorgunsun, Git De Dinlen Gidenlerle Yarınım Kapıda Bekliyor Ve Son Veda Zamanı.

Yalnızlık Ömrüm Boyunca Tanımadıgım Bir Yabancıydı ;Onunla Şimdilerde Beraber Uyanıyoruz Her Yeni Güne iki Yalnız Şarkılar Yazıyoruz,Yorgunuz,Çok Yorgunuz,Cok Yorgunuz...
HERKESE SELAMLAR HAYIRLI CUMA LAR

N0.: 1744  Tarih:  18.10.2007   Saat:   13:43
Kaleme alan:  MUHARREM , TOSUN

Katıldığı şehir veya ülke:  KIRŞEHİR
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Trafik kazası geçiren EYÜP ÖZDEMİR ve ailesine geçmiş olsun dileklerimi sunar, acil şifalar dilerim.

N0.: 1745  Tarih:  18.10.2007   Saat:   11:15
Kaleme alan:  Ercan , Hacı

Katıldığı şehir veya ülke:  Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Tuğrul enişte

Bugün Işıl'dan ikizlerin resmi geldi.İşimiz sana kalırsa yandık.
Bir de torunlara göstereyim ne diyecekler bakalım. Bu işi başka yoldan halletmeye çalışıyorum,haberin ola.

Öpüldünüz

Hacı Ercan

N0.: 1746  Tarih:  18.10.2007   Saat:   09:26
Kaleme alan:  Tuğrul , Çetiner

Katıldığı şehir veya ülke:  Dikili/İzmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

BİR KAYSI AĞACI

Ben bir kaysı ağacıyım
Kırşehir'in Dinekbağı'ndan
Küçük bir ev önünde yaşarım
yapayalnız.
Yı lda bir çiçek açar,
yılda bir kaysı veririm.
Avuç içi kadar.

Yaz olur,
bir kadın silkeler dallarımı,
bir çocuk yerde bağırır,güler,
bense hoşnut olurum.
Hem zaten benim
ne söğütler gibi nezaketim vardır,
ne kavaklar gibi gururum.

Ben bir kaysı ağacıyım
Kırşehir'in Dinekbağı'ndan.
Dinekbağı' nda üç insan severim,
bir çocuk
bir genç kadın,
bir genç adam,
benim kadar sessiz sedasız,
benim kadar halim selim.

En güzel ay Nisan ayı,
toprak yumuşak yumuşak,
en güzel ay nisan ayı.
Yağmur yağdı,çiçekler açtı,
bir hoş oldu içerim,
en güzel ay nisan ayı.
Kavaklar uzukta upuzun,
bir sağa,bir sola.
başı döner kavakların.
Ben bir kaysı ağacı,
başımda çiçeklerim.

Ben bir kaysı ağacı,
üç insan severim:
bir çocuk,
bir genç kadın,
bir genç adam.
Çocuğun adı Ahmet,
kadının adı Fatma,
adamın adı İbrahim.
Ahmet küçük ve sarı,
Fatma tombul ve beyaz,
İbrahim uzun ve narın.
Bir tek toprak odoaları var üçünün,
toprak odonın bir tek penceresi.

Ben bir kaysı ağacı,
bazen eğilir bakarım odaya,
yerde bir eski yataklayorgan görürüm,
duvarda bir eski kırık ayna,
yerde bir eski kilim,
bir eski hasır.

Bir kaysı ağacı,
bazan eğilir bakar odaya,
çiçeklerinden utanır.

Dün gece gaz yakmadılar,
ay ışığında gördüm üçünü.
üçünün suratı asık.
önce oturup
zeytin ekmek,taze soğan yediler,
sonra baktılar birbirlerinin gözüne,
sonra esnediler.

Gökyüzü bembeyazdı.
Gökyüzü çiçeklerimin renginde.
Gökyüzünde kavaklar.

Fatma uzandı İbrahim'in yanına,
sağa döndü.
Tombul,beyaz yüzü pencerede,
gözleri açık durdu sabaha kadar.

Çiçeği en önce kaysı döker.
Ben bir kaysı ağacıyım,
döküyorum çiçeklerimi.
Yer beyaz,
başım yeşil yeşil,
kaysılarım memede.

Haziran gelecek,
güneş yakacaktır tepemi,
kaysılarım balla,şekerle dolacaktır.
Ben bir kaysı ağacıyım,
haziran gelecek,
avuç içi kadar kaysılarım
Ahmet'in ekmeğine katık olacaktır.

Ben bir kaysı ağacıyım.
Kötü bir düşüncedir almış beni.
Geçti bağları budama zamanı,dedim,
dedim.çarşıda dört döner ibrahim,
dedim ekmek parası,
zeytin parası,
gaz parası.

Dedim,insanlar
neden yaşatılmıyor
ağaçlar kadar olsun.

Ben bir kaysı ağacı.
Fatma'nın,İbrahim'i n,Ahmet'in
yumurtası,şekeri,eti.
Gittikçe artmakta kederim.
Günlerden pazartesi.
Gene geldi,elinde çanta,o şişman adam.
Şişman adam bir düşman gibi beni seyreder,
ben şişman adamı düşman gibi seyrederim.
Durmuş İbrahim kapıda,
yüzü dalgın ve sinirli,
bakıyor eli çantalı şişman adama.

Şişman adam uzattı gövdeme elini,
pencereden korkmuş kuzular gibi baktı Ahmet,
büktü boynunu kuzular gibi.
Ben bir kaysı ağacı.
Gövdemde sarı kağıt.

Yol parasını verememiş İbrahim,
verilmiş haciz kararı.
Yapmayı,dedim.
Yıld a bir çiçek açarım,dedim.
Etmeyin,dedim.
Ekme 7;e katık oluyor kaysılarım,dedim.

Bir öğle vakti baktım,
kavaklar uzakta upuzun,
bir sağa,bir sola.
Ben kışlık odun,
altı lira.


Bu Şiir 1947 yılında (Abdulkadir)tarafında kaleme alınmış


Tuğrul Çetiner







N0.: 1747  Tarih:  17.10.2007   Saat:   09:15
Kaleme alan:  erbaş , oktay

Katıldığı şehir veya ülke:  adana
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Evete hayır, hayıra evet

Öyle bir referandum ki, istemediğiniz bir seçeneğe de olumlu oy vermiş sayılacaksınız.
Olur mu demeyin, çam gibi oluyor işte!
Nasreddin Hoca kar helvasını yapıp tadına bakınca "Ben de beğenmedim" demek açık sözlülüğünü göstermişti. Şimdikiler ise, diktikleri çamı devirmemek için direniyor.
Hilkat garibesi bu referandumda, istemediğiniz bir şeye nasıl "evet" diyeceksiniz, bir bakın hele!
Cumhurbaşkanını halkın seçmesini istiyorsunuz, ama art arda iki kez seçilmesine taraftar değilsiniz. Halk seçsin diye "Evet"i attınız sandığa, iki kez seçilmesine de "Evet" demiş oldunuz.
İki kez seçilmesin diye "Hayır"ı attınız. Bu kez, halkın seçmesine de "Hayır" dediniz. Gel de çık işin içinden!
Birine "evet" derken, "hayır" demek istediğine de "evet" demiş oluyorsun. Ötekine "hayır" diyeceksen, "evet" demek istediğine de "hayır" demiş sayılıyorsun.
Bireysel iradeni bile özgürce kullanamıyorsun, nerede kaldı ulusal irade!
Bu, takiyenin referandumcası!
Bu durumda ne yaparsınız?
Ya takiyeyi bozmak için "Hayırda hayır vardır" diyerek "Hayır" pusulasını atarsınız sandığa, ya da bu oyunu bozmak için sandığa gitmezsiniz.
Haaa! Bir ihtimal daha var; Yüksek Seçim Kurulu, "Anayasaya, eşitliğe, hukuka aykırı referandum olmaz" diyerek sandığı ortadan kaldırabilir. Belki siz bu satırları okurken kaldırmış olabilir.

Gelde çık bu işin içinden!!!!!!
Sevgiler/adana


N0.: 1748  Tarih:  16.10.2007   Saat:   10:10
Kaleme alan:  Tuğrul , Çetiner

Katıldığı şehir veya ülke:  Dikili/İzmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Hacı ağabey,beşik kertmesi için ön kayıtlarımız başladı.
Aday adayları sıralamasına,Efe ve Ada'nın da kaydını da yapalım ama bazı şartlarımız var,şayet şartlarımızı kabul edersenez neden olmasın akrabalıklarımızı tazelemiş oluruz.

Şartımıza gelince:Çok fazla bir isteğimiz yok,Ataköy'de ikişer daire,birer Jaguar otomobil,birde;Damat adayları bizim soyismimizi alacak,diğer ayrıntıları da daha sonra görüşürüz.

Nasıl iyi pazarlık değilmi ağabey.


Saygılarımla,

Tuğrul Çetiner


N0.: 1749  Tarih:  16.10.2007   Saat:   09:40
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Tuğrul enişte

Zaman su gibi akıyor. İndir bindir dünyası işte.
Hepimiz kiralık dünyada yaşıyoruz. Yeniler gelir eskiler gider.

Ömrümüz kifayet ederse o günleri görmek arzumuzdur.

Devrim'in bir oğlu var ADA
Deniz'in oğlu yolda EFE

Şu benzerliğe ve tesadüfe bak.Laf aramızda bu işi çocuklara bırakmadan beşiği kertsek mi ne etsek?
Gel bi köylü kurnazlığı yapalım ne dersin?
Beşiği öyle bir kertelim ki biz göçsekte cayamasınlar.

Latife bir tarafa,barış ve huzur dolu bir dünyada yaşasınlar.

Herkese sevgiler

Hacı Ercan

N0.: 1750  Tarih:  16.10.2007   Saat:   08:18
Kaleme alan:  Tuğrul , Çetiner

Katıldığı şehir veya ülke:  Dikili/İzmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili Hacı ağabey,hazırlığını iyi yap,Eda ve Ece benim ikiz torunlarım:Eda beyaz tenli mavi gözlü,Ece ise sarışın ve kahverengi gözlü dünyalar güzeli,henüz 13 aylık ama olsun,görünen yerin uzağı olmazmış.

Daha dün ikizlerin anası da çocuk değilmiydi.senin enson gördüğünde ilkokula gidiyordu,bugün 28 yaşıında.

Yani hazır ol çok yakında düğünümüz var davetlimizsiniz.
Aytül yengemize de selamlar.

Yazımı Nazım Hikmet'in bir şiiriyle tamamlıyorum.


Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekde,
yani yürekde.

Mesala bir barikatda dövüşmek
mesala kuzey kutbunu keşfe giderken
mesala denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olurmu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı dolu dizgin
ama o bunun farkında değil.
Ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak.
Yani sen elmayı seviyorsun diye,
elmanın da seni sevmesi şartmı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi,
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.






Sayfa: |01| |02| |03| |04| |05| |06| |07| |08| |09| |10| |11| |12| |13| |14| |15|
          |16| |17| |18| |19| |20| |21| |22| |23| |24| |25| |26| |27| |28| |29| |30|
          |31| |32| |33| |34| |35| |36| |37| |38| |39| |40| |41| |42| |43| |44| |45|
          |46| |47| |48| |49| |50| |51| |52| |53| |54| |55| |56| |57| |58| |59| |60|

          |61| |62| |63| |64| |65| |66| |67| |68| |69| |70| |71| |72| |73| |74| |75|
          |76| |77| |78| |79| |80| |81| |82| |83| |84| |85| |86| |87| |88| |89| |90|
          |91| |92| |93| |94| |95| |96| |97| |98| |99| |100| |101| |102| |103| |104|
          |105| |106| |107| |108| |109| |110| |111| |112| |113| |114| |115| |116|
Toplam 3220 Kayıt var

 


 

Powered by Ali Bozdağ