Dalakçı Web sitesi

KONUK SAYFASI


Anasayfa
Videolar
Rehber Kayıt
Görüşler
Yenilendi
Haberler
Amacımız
Bizler
Yarenlik
DAL-DER
Köyümüz
Muzik
Şiirler
Dalakcı Sohbet
Anı / Denemeler
Oyun
Kurum ve kuruluşlar
Sağlık

 

 

Görüşlerinizi aşağıdaki forma ekleyebilirsiniz * olan bölümler mutlaka doldurulmalı :

* Soyisminiz:
* İsminiz:
  Şehir veya Ülke:
* e-Mail:
 varsa Web siteniz:

UYARIYI

Köyüme, Köylüme, eşime, dostuma selam göndermek istiyorum diyorsanız. Anlatacak gülmeceleriniz veya Sayfamız hakkında önerileriniz varsa bu bölümü kullanınız. Lütfen isim ve e-Mail adresi yazmayı unutmayınız. Hiç kimsenin bir başkasını rencide etmemesi ümidi ile.

Rumuzla Yazılan yazılar, Kişi haklarına saldırı sayılabilecek tüm yazılar en kısa zamanda silinir

Mesajınız / Görüşünüz:

                

 


N0.: 1326  Tarih:  13.02.2008   Saat:   10:59
Kaleme alan:  nedim , güzel

Katıldığı şehir veya ülke:  ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili Dalakçılı hemşehrilerim; Sizlerle Sn.Murat Köksal vasıtasi ile az çok tanıştım. hemen hergün dalakçı sitesine girip izliyorum. Ayrıca dalakçı gazetesini de sürekli takip ediyorum. Tabi Murat Köksal sayesinde. Gerek Web sitenizde, gerekse Köyümüz Dalakçı gazetenizde göstermiş olduğunuz birliktelik bizlere biraz kıskanmakla birlikte büyük bir şevk veriyor. Bizlerde Dulkadirliler derneğimizde en azından sizler gibi birlikte hareket etma adına yeni adımlar atıyoruz. Bu konuda sizler birer öncüsünüz. Ayrıca Murat Köksal aracığı ile sizlere ulaşan CD mi severek dinlediğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum. Sonsuz başarı ve nice birliktelikler diliyor, saygılarımı sunuyorum. Nedim GÜZEL Dulkadirliler Der.Bşk.

N0.: 1327  Tarih:  11.02.2008   Saat:   22:16
Kaleme alan:  ramazan , arslan

Katıldığı şehir veya ülke:  bursa
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili Ali, babamın ölümünü verdiginizde yayınladıgınız(eşeği n üzerinde el sallarken) fotoğrafı benim maile gönderme imkanın varmı? TEŞEKKÜRLER



RAMAZAN(tota)
İnegöl/ BURSA

N0.: 1328  Tarih:  11.02.2008   Saat:   22:10
Kaleme alan:  ramazan , arslan

Katıldığı şehir veya ülke:  bursa
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Teyfik Genç ve ailesine hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum.
Kızınızın hayatını birleştirmek üzere oluşturduğu kutsa birliktelikte ömür boyu mutluluklar temenni ediyorum.




RAMAZAN(tota)
İnegöl/ BURSA

N0.: 1329  Tarih:  11.02.2008   Saat:   09:26
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Genç ve Ardıç ailelerine hayırlı olsun dileklerimizi iletir,Demet ve Yasin'e mutlu gelecek temenni ederiz.

Sevgilerimizle

Ercan ailesi

N0.: 1330  Tarih:  11.02.2008   Saat:   08:49
Kaleme alan:  Nami , SAHIN

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sayin Teyfik Abi merhabalar,

Hayirli ve ugurlu etsin,omur boyu mutluluklar dileriz yiyenlerimize.

Nami,Ruth,Zahire Caitlin

N0.: 1331  Tarih:  10.02.2008   Saat:   22:26
Kaleme alan:  tevfik , genc

Katıldığı şehir veya ülke:  hannover
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Kizimin nisan töreninde bizleri yalniz birakmayan tüm dost ve akrabalara tesekürleri bir borc bilir ayrica Harman yeri müzik gurubu ve ayrica aliye katkilarindan dolayi Ali bozdag,a tesekür leri bir borc bilirim
Tevik Genc ve Ailesi

N0.: 1332  Tarih:  10.02.2008   Saat:   22:21
Kaleme alan:  HÜSNE , KÖKSAL

Katıldığı şehir veya ülke:  ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Tefik kardeşimin kızına bir ömür boyu mutluluklar dilerim.
Hayırlı olsun.

ŞABAN, HÜSNE KÖKSAL VE AİLESİ..
Mıllahasan,ın oglu

sevgiler...

N0.: 1333  Tarih:  10.02.2008   Saat:   16:11
Kaleme alan:  LEVENT , BOZDAĞ

Katıldığı şehir veya ülke:  İSTANBUL
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Selamlar...
Epeydir girmiyordum, baktım ki ortalık toz-duman...Yazılanlara baktım, tartışmanın konusunu da pek anladığım söylenemez... Bari bunun üzerine geçenlerde okuduğum ve çok hoşuma giden bir hikayeyi aktarayım istedim.Bır de şunu belirteyim ki, Hacı abiye, bana, ötekine berikine kızıp da bir daha bu siteye girmeyeceğini yazan hemşerilerime:Köyün muhtarına kızıp da mesela köyer gitmemek var mı?Yok..O zaman..Hacı Ercan'ın fikirlerini beğeniriz ya da beğenmeyiz.(Benim de belki doğru bulmadığım düşünceleri vardır).Ama onun bir duruşu var, siz de kendiniz gibi durun, herkes de kendi fikrinde dursun, küsmek de neymiş hemşerilerim? Hele Hacı Ercan bence küsülecek en son insanlardan bırısı bence... (Valla yağ fılan yakmıyorum, neden yakayım ki?) Demokratık ölçülerde fikrinizi deklare ettiğiniz sürece ve de suç unsuru oluşturmadıkça her türlü fıkrınız burada yayımlanır, durur. Ama intihal (Hırsızlık) yaparsanız bır yerlerden benım fıkrım dıye, bunu ya Hacı Ercan, ya da Ümit Köksal şıppadanak bulurlar(Bakınız:Geçmiş)...Neyse... Gelelım hıkayeye:

ELDİVEN...

Genç adam yeni tanıştığı kız arkadaşına hediye vermek istemişti.

Bu ona alacağı ilk hediye olacaktı. Bu yüzden fazla özel birşey seçmemeye karar verdi. Ama alacağı şey biraz da romantık olmalıydı.

O gece birlikte çiseleyen karın altında yürürlerken avucunun içinde ısıtmaya çalıştığı elleri hatırladı ve eldiven almaya karar verdi.

Alışverişe bu tür işlerde becerikli olan kızkardeşini yanına alarak çıktı. Bir büyük mağazadan içi kürklü bir çift beyaz eldiven aldılar. Kız kardeşi de kendine bir çift dantelli külot aldı.

Mağazadaki paketleme sırasında bir karışıklık oldu. Eldiven kızkardeşin paketine girdi, külotlar da mağazanın özel kuryesiyle kız arkadaşının evinin yolunu tuttu.

Hem de içindeki romantik notla birlikte.... İşte not:

"Sevgilim,

Geçen akşam seninle çıktığımızda bunlardan giymediğini farkettim. Eğer kız kardeşimle beraber olmasaydım ben uzun ve düğmeli olanlarını alırdım, ama kardeşim kısa ve düğmesiz olanlarından kullanıyor. Çıkarması daha kolay oluyormuş...

Renginin açık olması çabuk kirleneceği izlenimini veriyor. Ancak bunları satın aldığım bayan tezgahtar bana kendisininkini gösterdi. Üç haftadır kullanıyormus. Yakından baktım, hıç kirlenme yoktu.

Tezgahtar bayandan birşey daha rica ettim. Seninkileri giyip nasıl durduğunu, bana üzerinde göstermesini istedim. Hemen giydi. Çok şık duruyor.

Elimi uzattım, okşar gibi sıktım. Ele de çok hoş geliyor, keşke bunları ilk giyişinde yanında olup sana yardım edebilseydim.

Seninle buluşuncaya kadar bir çok yabancı elin ona dokunacağını düşünmek beni üzüyor.

Çıkardığın zaman içi biraz nemli olabilirmiş. O zaman üfleyerek havalandırman gerekiyormus. Önümüzdeki günlerde bunları nasıl avucumun içine alıp, nasıl defalarca öpeceğimi düşünüyorum.

Cuma akşamki buluşmamızda giymeyi unutma.

Sevgilerimle...

Not: Giydikten sonra üstten aşağı kıvırarak içindeki tüyün biraz görünmesini sağlamak, son günlerde modaymış..."

:))))

Saygılarımla


N0.: 1334  Tarih:  09.02.2008   Saat:   13:32
Kaleme alan:  ÜMİT , KÖKSAL

Katıldığı şehir veya ülke:  ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Merhaba...

Yazılanları takip ediyorum,daha doğrusu fırsat buldukça takip etmeye çalışıyorum...
Bu tartışmaya kenarından köşesinden birazcık bulaşmış olduğum için kendimi müdahil olma konusunda zorunlu hissederek bir şeyler yazma durumunda hissettim...
Amacım kesinlikle taraf olmak ve gereksiz bir polemiğin taraflarından bir diğeri de olmak değil-di- ( Çünkü buna gerçekten zamanım yok ve gerek de yok )

Ama.!?

Özgür ERBAŞ'ın aşagıdaki yazısını ve yazıya eklediği link'e tıkladıktan sonra bir şey dememek ve sessiz kalmak en azından inandığım doğrular adına "Haksızlık" olacaktı...
O nedenle fikirlerimi belirtiyorum ve "Bu olay da" Hacı Abi den yana taraf olduğumu açıklıyorum...

Bu kadar da olmaz.!?
Lütfen biraz daha seviyeli olalım...
lütfen.!?

Özgür ERBAŞ kendisini tanımayanların - Buna ben de dahilim-kafasında bundan önce -Yine kendi çabası ile- var olan olumlu imajını bu yazı ve altına eklediği link ile -Yine kendi çabası ile- yerle bir etmiştir...
Kendisini -Sanıyorum- umduğu gibi tebrik ediyorum!!!
Bravo ,tebrikler.!?
Herhalde bunu yaptıktan sonra da arkadaşlarından da buna benzer sözler gelmesi beklentisi içinde böyle... böyle...bir.."Saçmalık" yaptı.!?

Başka ne amacı olabilir ,inanın düşünemiyorum.!?
Böyle bir seviyesizlik,belden aşağı vurma , olamaz yani... inanamıyorum!!!
Bir dalakçılıya bir gence yakıştıramadım ,üstelik bunu gerektirecek hiç bir tahrik,kışkırtma ve benzeri bir durum ortada yokken.!
Üstüne üstlük aynı şekilde düşünenleri ve tüm geneli de hedef alarak söylenen bir tarz,duruş,tavır....
Hani bir söz vardır " Kavgada bile söylenmez,sarf edilmez" diye.. aynen öyle...

Ve...
...
Hacı ERCAN'ın cevabı ; "Kendinize iyi bakın hepinizi seviyorum"
...

Hacı Abi en güzel cevabı vermiş,kendine yakışanı yapmış...
...

Aslında tartışmanın başında -bir nevi- bunlara neden olan Kazım kardeşimiz yazdığı olumlu cevabi yazılar ile olanları kabul eden ve düzelteceğine dair beyanlarda bulunmuştu ancak Özgür ve bir kaç arkadaşının desteği ile -Yaptıklarının doğru olduğu ve devam etmesi gerektiği şeklinde- aldığı cesaret ile o da söylemlerini değiştirip sertleştirdi ve bu tartışma devam eden olumsuzluklar ile buraya kadar geldi...
Keşke gelmeseydi...
...
Özgür ERBAŞ beni duyuyorsa eğer bu yazıyı daha çok kimseler okumadan,görmeden Hacı ERCAN'ı aramalı ve bir an evvel bu yazıyı kaldırması için kendine rica etmeli ve özür dilemelidir...
Aksi olursa eğer,kendi bilir!!! "Çünkü kişi neylerse,kendi eyler."

...

Son söz olarak geçmişte de gereksiz bir tartışma yaşamış olduğumuz bir kısım arkadaşlara da ithaf ettiğim gibi Üstat Can YÜCEL'in çok güzel bir şiirinde ki iki dizesi ile noktalamak istiyorum...

Unutma ;
Ve...
"Karşındakine değer verdiğin kadar insansın"
Ve...
"Sevdiğ ;in Kadar Sevilirsin "
...

Herkese Kucak dolusu sevgiler...
Hoşçakalın...

< br>

N0.: 1335  Tarih:  09.02.2008   Saat:   11:20
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili Kazım,

Duyarlılığınız için teşekkür ediyorum. Sizi dinci gibi göstermeye çalışmadım. Yazıları edindiğiniz kaynakları belirttim sadece... Dinci olan o siteler siz değilsiniz.

Sevgili Özgür,polemiğe girmek istiyorsanız benimle girmenize gerek yok. Nasıl olsa çürümeye yüz tutmuş insan olduğumu söylüyorsunuz.

Şükürler olsun düşünen bir beynim var...

Ben burada insanları ayırmıyorum. Ayrılık düşüncelerde, bu da doğaldır.

Farklı düşünsekte hepimiz birlikte bir bağ oluşturuyoruz,üzüm bağı gibi yani.İnsan değil ,düşünce babında bağın içindeki yaramaz şeyleri ayıklarsak hep birlikte üzüm vermemiz daha kolay ve verimli olmaz mı?

Buradaki hizmet farklı üzümlerde versek omcaların tümüne hizmettir değil mi? Omcaları ayırmıyoruz gözüm...

İnsanlar doğar, büyür, gelişir,yaşlanır ve ölür bu doğal sonuçtur. Herkesi bekleyen sonuç budur.

Sevgili Kazım kardeşimin durumu anladığını ve farkında olduğunu görüyorum. Kendisine teşekkür ediyorum.

Kazım kardeş, kırılmanıza gerek yok. Ben sadece meseleye açıklık getirdim o kadar. Kırdımsa özür dilerim ...

Konular tartışılabilir fakat küsmek ve hakaret olmamalı.

Adı güzel Özgür'üm üslubunuza birazcık dikkat etseniz iyi olacak.
Ben de kimseyle polemiğe girmek istemiyorum hoş olmuyor.
Kendinize iyi bakın hepinizi seviyorum...

Saygılar
Hacı Ercan

N0.: 1336  Tarih:  09.02.2008   Saat:   11:09
Kaleme alan:  erbaş , özgur

Katıldığı şehir veya ülke:  ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

herkese merhaba (elma,armut,zerdali,ayva ......) yemek isteyen işte taşlamadan burada aşagıdaki linki tıkla el den veriyorlar ... .....................................

... ............diye devam eden yazınız ve verdiğiniz link genel ahlak kurallarına uymadığı için silinmiştir...

Hakaret içeren yazılara sitemizde yer verilmemektedir.

Hacı Ercan

N0.: 1337  Tarih:  09.02.2008   Saat:   08:27
Kaleme alan:  Nami , SAHIN

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sayin Haci Abi merhaba,

kapitalist sistemde at kosturuyoruz,yeni geldim isten haftanin 6 gunu calisiyorum,Dalakci radyosunu yinede dinlemeye calisiyorum,Ali Beleye hangi Dua yi etsek azdir.

Haci Abi,sizde (elma,armut,zerdali,ayva ......)masallah meyva'nin her turlusu var,tasliya tasliya bitiremedik.

Haci Abi, bu mahsulu nasil elde ettin,lutfen kisaca bir daha kendiniz tanitin?

Selam ve saygilarimi yolluyorum,hersey gonlunuzce olsun.

N0.: 1338  Tarih:  09.02.2008   Saat:   07:57
Kaleme alan:  Kazım , Erbaş

Katıldığı şehir veya ülke:  Kayseri
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Sevgili hacı ercan bey benim dinci bir fikirde yazı yazdığımı,insanları etkilemeye çalıştığımı yazmışsın,ben gönderdiğim hikayelerde hiç site adresi özellikle vermedim ve dini bir siyasi fikir verildiğini düşünmüyorum.beni yanlış anlamanız çok üzüyor benim burda gösterdiğim tepkiyi siz üzerinize aldını ve olayı sizinle benim aramda bir kavgaya doğru çekiyorsunuz.ben daha öncede yazdım bu forma çok uzun zamandır yazı göndermem,çünkü insanlar bu formda amacının dışına çıkmaya siyasi görüşlerini bildirmeye başladı,ben sadece bu formda insanlar güzel şeyleri paylaşsın istedim ama görüyorum ki bunu isteyen benim gibi düşünen 2 -3 kişi bunun dışında herkes bu formu amacının dışında kullanmak istiyor.artık daha fazla polemiğe girmek istemem.tekrar söylüyorum beni burda dinci bir parti partizanı gibi göstermek istemişiniz,bunada çok üzüldüm çünkü bizi hiç tanıyamamışınız.sizin de belirtiğiniz gibi hiç kızmadım.sizin istediğiniz gibi olsun kalp kırmak kolay olur nede olsa.size çalışmalarınızda başarılar dilerim.site artık sizin ideolojinizi istediğiniz gibi aktarabilirsiniz.artık bu siteyi hiç açmak istemiyorum.herkese iyi günler dilerim.

N0.: 1339  Tarih:  09.02.2008   Saat:   07:47
Kaleme alan:  Özgür , ERBAŞ

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara /TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili tacettin yazına tamamen katılıyoum ve bu siteyi ziyarete gelen misafirlerin devamlı gelip bir sekilde görüşlerini bildirip katılmasını canı gönülden istiyourm....

Ama işin özü öyle degil insanların egolarını bir şekilde tatmin etmesi gerekiyor bunu evde, işte veya sosyal hayatta yapamayınca eeeeee neresi kalıyor herkesin serbest oldugu bu internet denen olaya geliyor.....
ve humanizm'lik yapan herkese 'canım....' diye candan hitap edenler insanları snıflara bölüyor.....

'HANİ İNSANLARI SINIFLARA AYIRMAK KOMİNİZİMDE VARYA!'(veya sol görüşte) Yok dinci YOk şeriatcı tabi bu arada kendileri üstün sınıf, çok güzel bir söz var şimdi kaynak isteyeceksiniz ama su an gösteremem kimin oldugunu unuttum bilen varsa yazarsa da sevinirim 'FARKLI FİKİRLER OLMADAN GELİŞME OLMAZ' insanları sınıflara ayırmak yerine onları kazanmak daha iyidir diye düşünüyorum...
ben de emekli olunca emin olun 24 saat bilgisayar başında ve internetin karşısında olacagım hele yaş kemale erince yaşın verdiği güneş, su ve toprak etkisinde yani olgunlaşan ve sonunda çürümeye başlayan bir meyve gibi; belki su an sınıflara ayırdıgınız bir insan olacagım...

belki de kim bilir...

Buradan Avusturalya'daki kardesim degerli insan Tayfun abime selamlar...

N0.: 1340  Tarih:  08.02.2008   Saat:   20:56
Kaleme alan:  Bahri , BOZKURT

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara - TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Köyümüzün web sitesi olmasından gerçekten bir dalakçılı olarak gurur duyuyorum. Tabiki eksik olan yerleri olmakla birlikte birçok köylüyü bir araya getiren bir sayfada toplayan bu sitenin daha kullanışlı ve nitelikli şekilde genişletilmesi dileyimdir. AyrıcA tüm emeği geçenlere de teşekkür ediyorum..... Bu notumu okuyan tüm akraba ve köylülerimi selamlıyorum....

N0.: 1341  Tarih:  08.02.2008   Saat:   19:51
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Olur nasıl isterseniz !!!

Fazla bir şey yazmama gerek yok diye düşünüyorum.

Kolay gelsin canım...

Hiç kızmadım.

Yalnız ortada bir şey yokken siz bana neden kızdınız onu anlamış değilim.
Bir şekilde kendinizi ispat için bana kızmanıza gerek yok ki.

Gençler lütfen birazcık kendinizle ilgilenin.

Hani kaynağını bilmediğiniz yazı var ya o yazı ,

FARKLILIK başlığı ile yapıştırdığınız yazının kaynağı;

http: //www.sadakat.net/makale/61.html

Bahs i geçen yazı bu adı geçen dinci sitede var....
Merak ediyorsanız bi bakınız.

ANNE KALBİ başlıklı yazınız,

http://www.uslanmam.com/deneme-hi kaye/25111-anne-kalbi.html

adresinde mevcuttur.

ARKADAŞLIK başlığı altında yazdığınız yazının kaynağı yine dinci bir site.

http://www.m aneviyat.com/forum/yazilar/arkadaslik_uzerine_bir_ hikaye-t653.o.html bu adresten bulabilirsiniz.

YÖNETİMDE 32 ALTIN KURAL başlığı altında yapıştırdığınız yazı;
islamikariyer.com adlı dinci bir siteden alıntı.

http//www.islamikariyer .com/konu/yonetimde-32-altin-kural.html

B en konuyu kapatmaya çalıştıkça siz diretiyorsunuz niye ki?

Daha devam edebilirim isterseniz.

Ben gençlerimizden kesinlikle farklı şeyler bekliyorum doğal olarak.

Ben bunların kaynağını bildiğim halde yazılara dokunmadım farkında olmanız gerek.

Başka dinci ideolojilerin sitesinden aktarma yapma gereği neden duyuyorsunuz bilmiyorum...
Sizler geleceğin aydınları olmalısınız.
Lanet olsun gönül işte, gönlümden öyle geçiyor.

İsteyen bu dinci sitelere girip kolayca ulaşabilir bu yazılara.
Buraya yapıştırma zahmetine neden giriyorsunuz ki?

Eğer düşünceniz insanları o ideolojiye yönlendirmek ise bunu denemenize gerek yok çünkü daha önce denendi...

Eğer bu tür yazılar hoşunuza gidiyorsa elbette okuybilirsiniz ,kimsenin size engel olması mümkün değil...Emek sarfettiğinizi söylüyorsunuz ama araştırmıyorsunuz neden se?Araştırsaydınız kaynak olarak yukarıdaki adresleri yazabilirdiniz.Öyle de olsa,böyle de olsa sizin yaptığınız benim için sorun teşkil etmiyor,belirtirim...
Dinci bir sitenin adını vermek istememiş olabilirsiniz ama buna gerek yok ,yazabilirdiniz.

Lütfen ,herkesten ricam biraz dikkatli olalım arkadaşlar.
Çok mu şey istiyorum? Kimse boşuna kızmasın.
Maksadım kimseyi kırmak değildir,çok uyardım...

Kimseye de kızmadım. Kızılan kişi benim,herkes bana kızıyor biliyorum.
Herkesin canı sağolsun.
Bu arada ateşi körükleme telaşında olanlarda var nedense?

Saygılar
Hacı Ercan

N0.: 1342  Tarih:  08.02.2008   Saat:   19:50
Kaleme alan:  Kazım , Erbaş

Katıldığı şehir veya ülke:  Kayseri
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Bu arada aşağıda gönderdiğim hikaye alıntıdır.ve yazarı anonimdir bilgilerinize....

N0.: 1343  Tarih:  08.02.2008   Saat:   19:41
Kaleme alan:  Kazım , Erbaş

Katıldığı şehir veya ülke:  Kayseri
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


OKUYUNDA BİRAZ ÖRNEK ALIN LÜTFEN.





Farklilik

Dünyanin bütün renkleri birgün bir araya toplanmislar ve hangi rengin en önemli, en
özel oldugunu tartismaya baslamislar;

YESIL demis ki:
"Elbette en önemli renk benim... ben hayatin ve umudun rengiyim. Çimenler, agaçlar,
yapraklar için seçilmisim... Söyle bir yeryüzüne bakin, her taraf benim rengimle kapli...!

MAVI hemen atilmis:
"Sen sadece yeryüzünün rengisin, ya ben?...Ben hem gökyüzünün hem denizin rengiyim.
Gökyüzünün mavisi insanlara huzur verir ve huzur olmadan siz hiçbir ise yaramazsiniz"

SARI söz almis:
"Siz dalga mi geçiyorsunuz?... Ben bu dünyaya sicaklik veren rengim... günesin rengiyim..
. ben olmazsam soguktan donarsiniz hepiniz"

TURUNCU onun sözünü kesmis: "Ya ben?... Ben saglik ve direncin rengiyim... insan
yasami için gerekli vitaminler hep benim rengimde bulunur... Portakali, havucu düsünün.
Ben pek ortalarda görünen bir renk olmayabilirim ama günes dogarken ve batarken gökyüzüne
o güle rengi veren de benim unutmayin"

KIRMIZI daha fazla dayanamamis:
"Ben hepinizden üstünüm!!! Ben kan rengiyim!! Kan olmadan hayat olur mu!!
Ben tehlike ve cesaretin rengiyim!!! Savasin ve atesin rengiyim!! Askin ve tutkunun rengiyim!!!
Bensiz bu dünya bombos olurdu!!!"

MOR ayaga kalkmis: "Hepinizden üstün benim... ben asalet ve gücün rengiyim.
Bütün krallar, liderler beni seçmislerdir... Ben otorite ve bilgeligin rengiyim,
insanlar beni sorgulamaz... dinler ve itaat ederler"

....Ve bütün renkler hep bir agizdan kavgaya tutusmuslar... Her biri digerini itip kakiyor;
"En büyük benim" diyormus...

Derken bir anda simsekler çakmis ve yagmur damlaciklari gökten düsmeye baslamis...
Bütün renkler neye ugradiklarini sasirmis, korkuyla birbirlerine sarilmislar...
Ve YAGMUR’un sesi duyulmus...

"Sizi aptal renkler... Bu kavganizin anlami ne?... Bu üstünlük çabaniz neden?...
Siz bilmiyor musunuz ki her biriniz farkli bir görev için yaratildiniz, birbirinizden
farklisiniz ve her biriniz kendinize özelsiniz... Simdi elele tutusun ve bana gelin"

Renkler bunun üzerine kendilerinden çok utanmislar... Elele tutusup birlikte
gökyüzüne havalanmislar ve bir yay seklini almislar... Yagmur onlara;

"Bundan böyle..." demis.... "Her yagmur yagdiginda siz birlesip bir renk cümbüsü
halinde gökyüzünden yeryüzüne uzanacaksiniz, ve insanlar sizi gördükçe huzur duyacaklar,
güç bulacaklar... insanlara yarinlar için umut olacaksiniz...Gökyüzünü bir kusak gibi
saracaksiniz ve size GÖKKUSAGI diyecekler... Anlastik mi?.."

Bu yüzden ne zaman dünyamiz yagmurla yikansa, ardindan
gökyüzünde GÖKKUSAGI belirir...

Biz de gökkusagindaki o renkler gibi birbirimizden farkliyiz, ve hepimiz özeliz...
Bunu bilerek etrafimizla uyum içinde yasamaliyiz.


N0.: 1344  Tarih:  08.02.2008   Saat:   19:35
Kaleme alan:  Kazım , Erbaş

Katıldığı şehir veya ülke:  Kayseri
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

böyle bir polemiğe hiç girmek istemezdim ama benim zahmet edip araştırıp gönderdiğim yazılara hiç kimse çıkıpda kafa yormadan yazılmış bir yazı diyemez.ayrıca hiç kimse sizin gibi düşünmek sizin gibi yazmak zorunda değil kendi düşüncenize uymadı diye insanları rencide edecek derecede aşağılar bir üslüpla yazmak sizin gibi aydın geçinen bir insana ve köylüme yakışmaz.burda bir kavga ortamı olsun istemiyorum.o kadar basitse benim yazdıklarım zahmet edinde siz yazın biz okuyalım hem siyasetin dışında bişeyde buluşmuş oluruz.

N0.: 1345  Tarih:  08.02.2008   Saat:   19:19
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Sevgili Tacettin,
Bizim kaybetmek gibi bir düşüncemiz olamaz.
Meseleye tek yönden,sadece kendi gözünüzle baktığınızı görüyorum.

Bizim meselemiz kazanmakdır.

Her isteyenin her istediğini yapması olur mu?
Sınırsız davranışlar anarşizmde vardır.
Çok katı kuralcı olmamak kaydıyla kurallara uyulması gerektiği kanısındayım.

Nasıl olması gerktiği konusunda düşünce belirtmek insanları kaçırıyorsa ne bileyim, ne yapmak gerekir?

Aşağıda yazdığım düşüncelerimde kimseyi kızdıracak kelamda bulunduğumu zannetmiyorum.

Radyodaki yoğunluğun burada olmayışının biricik nedeni insanlarımızın hazırı ve eğlenceyi seviyor olmalarından kaynaklanıyor.Radyo sizden emek ve düşünce istemiyor.
Buraya baktığınızda kopyala ve yapıştır taktiği var.
Burada da işin kolayına kaçıyorlar.
Hazırcı kardeşlerimiz kendi beyinlerini birazcık yormak,birazcık üretmek gibi düşüncede değiller.

Bazen neyi eleştirmemiz gerektiği konusunda düşünmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Meseleye ne siyasi ne de feodal gözle bakmamak gerektiği kanısındayım.

Kurallara uyulduğu taktirde,düşüncelere kimsenin bir şey diyeceğini zannetmiyorum.

Bilmiyorum genç arkadaşlarım bu yazdıklarımdan dolayı kırıldılar mı?

Gençleri kırdımsa bağışlasınlar.

Sonra sözlerim yanlış ise onu da söylesinler bence bir sakıncası yoktur. Yalnız, söylenen sözlerin ayağının yere basması gerek...

Yapılan işlem doğru ise ısrarda fayda vardır değil yanlış ise yanlışlıktan dönmek gerek.

Alttaki yazıda gençlerimiz başkaları yaptı, yanlış diyorlar.
Buna kızdıkları için kendilerininde yaptığını itiraf ediyorlar.

Gençlere şunu söylemek isterim; onaylamadığınız şeyleri lütfen sizlerde yapmayınız. Yapan kim olursa olsun eleştiriniz.

Sevgili Tacettin, yazılanları iyi okumadığınızı düşündüm.

Herkese saygı ve sevgiler
Hacı Ercan

N0.: 1346  Tarih:  08.02.2008   Saat:   18:39
Kaleme alan:  Tacettin , Sapmaz

Katıldığı şehir veya ülke:  Kayseri
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili Kazım...
Senin gibi genç kardeşlerimizi köyümüzün sitesinde görmekten ben mutluluk duyuyorum.....
Mutluluk ve üzüntüler paylaşıldıkça güzeldir.Köyümüzün bu sitesinde de paylaşılacak çok güzellikler olduğuna inanıyorum...
Tepkini anlıyor ve sana hak veriyorum tek düzeyliğin olduğu yerler sıkıcıdır.....
Sevgili Hacı Ercan lütfen yanlış anlama ama burada sitemize giren bir çok gencimizi haksız yere eleştirip kopardığımıza inanıyorum..
Olayı yazının kaynağını göstermedine indirgersek yanılmış oluruz diye düşünüyorum....
Binlerce kişi siteyi ziyaret ediyor görüşler kısmına giriş yapıyor ama yazılar bir kaç kişi ile sınırlı kalıyor yazmaya başlayanda 1-2 yazıdan sonra uğramaz oluyor...

Farklılıklarım&# 305;zı güzellik olarak görelim ve ortak payda da buluşalım........
Genç kardeşlerimizin görüşlerine de kulak verelim, hep birlikte doğruyu bulacağımıza inanıyorum...

Radyoda yaşanan hareketliliğin burada olmamasının nedenini düşünüp şapkayı önümüze koymamız gerekiyor...

Kalın sağlıcakla
Kaynak:Tacettin


N0.: 1347  Tarih:  08.02.2008   Saat:   17:56
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Sevgili Nami,
Nerelerdesin epeydir sesin çıkmıyordu!
Artık bir de radyomuz oldu Ali Bozdağ kardeşimizin sayesinde.

Hergün muhabbetin belini kırıyoruz valla.
Haberin yokmu yoksa, sen neden katılmıyorsun.
Sen bir, bir de belen Necati'yi göremiyorum buralarda...

Akşamları canlı yayın oluyor, istek yapıyoruz iyi gidiyor.
Bu arada köyümüzün muhteşem gençliği ile tanışma fırsatımız oluyor.
Bekleriz bize de buyurun...

Sevgiler
Hacı Ercan


N0.: 1348  Tarih:  08.02.2008   Saat:   17:50
Kaleme alan:  Kazım , Erbaş

Katıldığı şehir veya ülke:  Kayseri
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili hacı abi ben kimseye kızmadım bu siteyede hiç yazmıyordum aslında ama bir ara baktım herkes selam söylemesi gerekli biryerde siyaseti tartışıyorlar,ben buna tepkimi göstermek için bu yolu seçtim ve bunu belirttim.yoksa benim hiç kimse ile ne bir sorunum nede alıp vermediğim var.hem bunları yazarkende belki birleri okur ve bilgi edinmiş olurlar hiç yoktan diye düşündüm.bundan sonra daha kısa hikayeler göndermeye dikkat ederim.tarihi bende çok sevdiğim için herkesi kendim gibi düşündüm sanırım biraz bencilce olmuş,ama hayat bu tecrübelerle öğreniliyor.kısa hikayelerim devam edecek herkese iyi akşamlar.

N0.: 1349  Tarih:  08.02.2008   Saat:   16:57
Kaleme alan:  Nami , SAHIN

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

İnsanlar meyvelere benziyor.
Ancak yeterli su,güneş ve havayı gördükten sonra olgunlaşıyor.

Sayin Haci Abi merhaba,
yukarida yazmis oldugunuz yaziya katiliyor destekliyorum,ne yazik'ki tartismayi ve oz elestirileri hazmademiyoruz.

Arkadaslar lutfen yeni cikan bir kitap ornegi verecegim okumanizi tasfiye ederim.Uzak tarihlere gitmeye gerek yok.

Selam ve saygilar.


Kitap ismi:Valilerinde Öyküleri Vardır
Kadir Çalışıcı(Eskisehir valisi)



N0.: 1350  Tarih:  08.02.2008   Saat:   16:34
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Merhaba gençler,

Yok, sevgili Özgür emin ol ki alındığım ve kızdığım yok.
O yazanların içinde sadece ben kilometrelerce uzakta olduğum için doğal olarak sadece ben üzerime alındım...

Keşke yakın olsaydın teklif edebilirdim. Teklif var ısrar yok.
Söylemek istediğim, her şeyin ulusal olanını tercih ederim.

Sevgili Kazım emmimin torunu,Hacı'nın oğlu;

Galiba yanılmıyorum?

Seni bu derece öfkelendiren nedir anlamadım doğrusu.
Keşke kitabı tüm buraya aktarsaydın ne diyeyim...
Emin ol benden başkası okumuyordur ben de zaten bunları okumuşum.
Tarih konusu özel ilgi alanıma giriyor...

Yalnız bir noktayı belirtmek istiyorum;
Tarihi hep güçlü ve galip olanlar yazar.
Hal böyle olunca tek taraflı oluyor tarih.
Bir de plağın öbür yüzünü çalmakta yarar var.

İnsanlar meyvelere benziyor.
Ancak yeterli su,güneş ve havayı gördükten sonra olgunlaşıyor.

Olur, her şey düzelir.

Sevgiler
Hacı Ercan



Sayfa: |01| |02| |03| |04| |05| |06| |07| |08| |09| |10| |11| |12| |13| |14| |15|
          |16| |17| |18| |19| |20| |21| |22| |23| |24| |25| |26| |27| |28| |29| |30|
          |31| |32| |33| |34| |35| |36| |37| |38| |39| |40| |41| |42| |43| |44| |45|
          |46| |47| |48| |49| |50| |51| |52| |53| |54| |55| |56| |57| |58| |59| |60|

          |61| |62| |63| |64| |65| |66| |67| |68| |69| |70| |71| |72| |73| |74| |75|
          |76| |77| |78| |79| |80| |81| |82| |83| |84| |85| |86| |87| |88| |89| |90|
          |91| |92| |93| |94| |95| |96| |97| |98| |99| |100| |101| |102| |103| |104|
          |105| |106| |107| |108| |109| |110| |111| |112| |113| |114| |115| |116|
Toplam 3220 Kayıt var

 


 

Powered by Ali Bozdağ