|
|
N0.: 1301 Tarih: 01.03.2008
Saat: 14:57
Kaleme alan: ÜMİT
, KÖKSAL
Katıldığı
şehir veya ülke: ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Siteden kaldırılan
konuşma...
ALMAN İçişleri
Bakanı Schaeuble, 24 Eylül 2007’de
Washington’da bir vakıfta Göç Yasası ile
ilgili bir konuşma yapıyor.
Göç
Yasası’nın özellikle Türkler için
çıkarıldığını
söylüyor. Konuşmayı yöneten
Amerikalı "Bu sözlerinizle Türklere
karşı ayrımcılık
yaptığınızı kabul
ediyorsunuz" diyor.
Schaeuble itiraz
ediyor, "Hayır, bu
ayrımcılık değildir".
Ancak devamında itiraz ettiği
ayrımcılığı
tamamladığı şu cümle ile kabul
ediyor:
"Eşit şeylere
eşit muamele yaparsınız.
Farklı şeylere farklı
davranırsınız. Bir
Amerikalının bir Alman’la evlenmesi ile
bir Türk’ün bir Alman’la evlenmesi birbirinden
tamamen farklıdır. Bizim Almanya’da
yaşayan Türklerle problemimiz var.
Aslında hemen her Avrupa ülkesinin Türklerle
problemi var."
Schaeuble’nin
Amerika’daki konuşması Türkiye’nin
müthiş tepkisini çekiyor. Almanya’nın
Ankara Büyükelçisi Dışişleri’ne
çağrılıyor ve kendisine bir nota
veriliyor. Nota etkisini ertesi gün gösteriyor.
Amerikan vakfının sitesinde yer alan
Schaeuble’nin sözleri, bir anda yayından
kaldırılıyor. Demek, her şeyi
oluruna bırakmamak gerekiyor. Kapılarda
sürekli boynu bükük beklemek Türkiye’ye bir
şey katmıyor.
***
Merhabalar...
Yuka
rıdaki yazı Bugünkü Hürriyet
gazetesinde Yalçın DOĞAN'ın
köşesinde
yeraldı...
Yenir,yutulur cinsten
değil...
Sanıyorum off,puff demeyi
bırakıp hepimizin,özellikle de Avrupa da
yaşayan kardeşlerimizin 50 yılda
bugün,neden bu noktaya geldik diye sözkonusu
durumu sorgulamaları
gerekmekte...
***
50
yıldır yaban
ellerdeyiz,çalışıyoruz,didiniyoruz,
vatandaşız, askerlik bilem
yapıyoruz ama yine de istenmiyen adamız,
milletiz, insanız...
Neden ??? diye
sorgulamaları gerekmekte...
Evet
Neden?
Bugün Neredeyse Yüzlerce yıl
önce Avrupada istenmeyen halk konumuna gelen
-Bugün Dünyayı yöneten- heryerden kovulan
Yahudilerin konumuna geldik
-getirildik-
Neden ???
Avrupa da
neredeyse 5 Milyona yaklaşan nufus ile her
alanda Güçlü lobiler gerçekleştirmemiz
gerekirken bugün neden ? istenmeyen
insanız...
Neden ?
İlk
gidenlerin ardından 4. 5. kuşak
yetişti geldi neredeyse...
Neden ? Olunca
İfratla tefrit arasında
oluyoruz...
Ya vatanımızı
tümden unutup,ya da hiç
unutamıyoruz,arasını
bulamıyoruz.! Neden ?
Özellikle
orada yaşayan,olaylara objektif bakan, ne
Alman hayranı nede Türk damarını
kabat mayan arkadaşların
düşüncelerini yorumlarını merak
ediyorum...
Sevgiler...
NOT :
Yeter Köksal'ın ölümüne üzüntülerimi
bildiriyor kendisine Allahtan rahmet
yakınlarına sabırlar
diliyorum...
|
|
|
N0.: 1302 Tarih: 01.03.2008
Saat: 13:29
Kaleme alan: Hacı
, Ercan
Katıldığı
şehir veya ülke: Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Yeter Köksal'ın ölümüne
üzüntülerimi bildirir yakınlarına
sabır temenni
ederim.
Saygılarımla
Hac
05; Ercan
|
|
|
N0.: 1303 Tarih: 28.02.2008
Saat: 12:28
Kaleme alan: CEMİL
, KÖKSAL
Katıldığı
şehir veya ülke: ANTALYA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Annem dalakçlı bababm ise
pınarkayalı dalakçıda bulunan
annanem safure köksala hüseyin koksala ve
eşine çocuklarına antalyadan sevgiler
gönderiyorumve beni tanıyan tanımayana
selamlar CEMİL-KÖKSAL
|
|
|
N0.: 1304 Tarih: 27.02.2008
Saat: 17:36
Kaleme alan: hakan
, bozdag
Katıldığı
şehir veya ülke: keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
ümit geçer geçer ama nasıl ?? dogru geçer
ama yüregimizi delerde geçer..
|
|
|
N0.: 1305 Tarih: 25.02.2008
Saat: 16:07
Kaleme alan: Ümit
, KÖKSAL
Katıldığı
şehir veya ülke: ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Yine Ocaklara,yüreklere ateş
düştü...
Yüreğimiz yanmada
yine...
...
Evlatlarımızı,
ana kuzularını,kahpe kurşunlara
,pusulara kurban verdik yine...
Bu
arada...
Adamın biri fırsat bu
fırsat deyip türban yasasını
onaylarken, diğeri de kalkmış
şiirler okuyup hamaset nutukları atma
derdinde...( Sanki kendi çocukları
amerikalarda gezip,gemicikleri ile dünyayı
turlamıyormuş gibi...)
Şehitler
üzerinden prim yapma
peşinde...
Sabır ya rab,sabır
diyorum...
Bu günlerde geçecek
inşaallah...
|
|
|
N0.: 1306 Tarih: 24.02.2008
Saat: 18:30
Kaleme alan: Sinan
, köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: Tokat
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Teşekkür ederim Günel Erdem.
Bana
aittir.
Sinan Köksal
|
|
|
N0.: 1307 Tarih: 24.02.2008
Saat: 16:04
Kaleme alan: Günel
, Erdem
Katıldığı
şehir veya ülke: Salzgitter Bad
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Merhabalar,
Sinan Köksal, "ben
gidersem" siiri sana aitse yüregine saglik
cok zevkle okudum.
Sadi abime
katiliyorum.
Bir forum sayfamiz var, siyasi
görüslerini uzuuuun uzadiya yazmak isteyenler icin
burasi siyaset platformu degil.
Forum
sayfasina üye olmak hem basit hem ücretsiz hemde
yaz yazabildigin kadar.Anlatilan konularin
meraklilarida zaten o sayfada
toplaniyor.
Sevgiler
Günel
|
|
|
N0.: 1308 Tarih: 24.02.2008
Saat: 11:37
Kaleme alan: Sadi
, Erbas
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Herkese Selamlar
Degerli ziyaretciler ve
hemserilerimiz.. Bir Arkadasimizinda degindigi
gibi, gerci biz buna yer yer zaman zaman isaret
ettik ama pekte basarili olamadik herhalde
Arkadasimiz tekrar etmis hakli sekilde `` Carsaf
Carsaf yazi``..... inanin gina geliyor bayiyor..
Ilgilenen Arkadaslarimiz varsa bu tip siyasi
olaylarla gecsinler buyursunlar FORUM bölümümüze
orda yazsinlar kirilmayin darilmayin ama Siyasi
Arenaya Dönüstü Haberlesme sayfasi :=))
Ben
Siyasetten hoslanmam okumak istersemde Foruma
girer okurum..
Amacim kimseyi incitmek kirmak
Rencide etmek degil sadece Kisisel fikrimi sunmak,
ki... Benim gibi yüzlerce insan böyle düsünüyor
EMINIM buna...
Saygilarimla...
|
|
|
N0.: 1309 Tarih: 23.02.2008
Saat: 22:01
Kaleme alan: aşır
, kayaoğlu
Katıldığı
şehir veya ülke: kırşehir/mucur/inanç
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
bu siteyi faliyete geçiren dalakçı
arkadaşlarıma teşekkürü bir borç
bilir şükranlarımı sunarım
seyh edepalinin köylüleri adına
aşır kayaoğlu
|
|
|
N0.: 1310 Tarih: 22.02.2008
Saat: 20:36
Kaleme alan: ŞAHİN
, GENÇ
Katıldığı
şehir veya ülke: ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Tevfik yiyenim allah hayırlı ugurlu
eylesin.çok sevindik. ana Babana selamlar
ŞAHİN GENÇ ve ailesi
|
|
|
N0.: 1311 Tarih: 22.02.2008
Saat: 00:24
Kaleme alan: Necati
, Genc
Katıldığı
şehir veya ülke: Garbsen / Almanya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Merhaba Arkadaslar,
yarim metre boyunda
yazi gönderiyorsunuz, alinti oldugunuda
yaziyorsunuz. O yazilari okumak isteyen zaten
bulur. Benim size sorum Kendi fikirleriniz
veya düsünceleriniz yokmu onlari yazarsaniz daha
iyi olur diye düsünüyorum.
|
|
|
N0.: 1312 Tarih: 19.02.2008
Saat: 16:23
Kaleme alan: Köksal
, sinan
Katıldığı
şehir veya ülke: Tokat
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Akşam Gazetesi Ali Tezel'in
yazısı
Sosyal Güvenlik Reformu
için dayanak olarak deniyor ki, 38 veya 43
yaşında emekli olunuyor bu nedenle
düşük emekli aylığı
hesaplandığı için emekliler,
geçinemiyor ve çalışmak zorunda
kalıyor... Arkasını getirmiyor ama
bu lafı duyanlar 65 yaşında emekli
olununca çok emekli aylığı
alacaklarını, yabancılar gibi ülke
ülke dolaşacaklarını zannediyor
veya bu şekilde bir çıkarımda
bulunuyorlar. Bu arada dayanak tez bile doğru
değil zira, 08.09.1999 gününden sonra
işe giren erkekler 60 ve kadınlar 58
yaşından önce emekli
olamıyorlar.
1-Aylık Bağlama
Oranı (ABO) hemen yüzde 2’ye
düşürülüyor
Halen geçerli olan kanunlara
göre ;
SSK’lıların, işe
giriş tarihlerinden 31.12.1999 gününe kadar
çalışma sürelerinin kısmi
aylığı için aylık bağlama
oranı ilk 5000 gün için yüzde 60, 5000 günden
sonraki her 240 gün için yüzde 1
arttırılarak
uygulanmaktadır.
<
br>Bağ-Kur’luların ise işe
girişlerinden
31.12.1999 gününe kadar
çalışma sürelerinin kısmi
aylığı için ABO’ları ilk 9000
gün (25 tam yıl için) yüzde 70’dir ve 25
yıldan fazla her yıl için yüzde 1
arttırılırken, eksik olan her
yıl için de yüzde 1
azaltılmaktadır.
T.C. Emekli
Sandığı’nda ise oran hiç
değiştirilmemiş olup 25 tam
yıllık süre için yüzde 75 olup
tıpkı Bağ-Kur gibi fazla
yıllar için yüzde 1
arttırılırken, eksik yıllar
için yüzde 1 düşülmektedir.
2008
yılı Haziran ayında yürürlüğe
gireceği ifade edilen reform ile ABO’lar
sadece SSK’lı ve Bağ-Kur’lular için
hemen yüzde 2’ye düşürülmektedir. Hemen
diyorum çünkü, reformun TBMM’den geçmiş eski
halinde, 2015 yılına kadar
yıllık (her 360 güne) yüzde 2,5 ve 2016
yılı ve sonrasında yüzde 2 olarak
kanunlaştırılmıştı.
Şimdi ise TBMM’de görüşülecek olan
tasarı ile yüzde 2,5 bir kenara
bırakılıp hemen her yıl (360
gün) için yüzde 2 haline
getirilmiştir.
Öyleyse tasarı aynen
TBMM’den geçerse, 5000 gün için bir
SSK’lının yüzde 60 olan aylık
bağlama oranı yüzde 27’ye, 3600 gün için
ise yüzde 20’ye düşmektedir.
Bağ-Kur’lular da 15 yılla kısmi
emeklilikte yüzde 30, 25 yılla tam emekli
aylığında oran yüzde 50
olacaktır.
Not: Sizler de aylık
ortalama kazancınıza bakın ve gün
sayılarına göre belirlenen
ABO’larınızı tahmin edip
alacağınızı emekli
aylığını
hesaplayın.
Ancak hemen üzülmeyin,
AKŞAM Gazetesi’nde bu köşeden
‘Aylıklardaki alt sınır
kaldırılıyor’ haberimizden sonra
tasarıya alt sınır getirildi ve alt
sınır yüzde 35 olarak
belirlendiğinden hiçbir emekli
aylığı asgari ücretin (608 YTL’nin)
yüzde 35’inden yani 213 YTL’den az alamayacak.
Yani yukarıdaki 140, 189 ve 210 YTL’ler 213
YTL’ye yükseltilip verilecek.
2-
Memurların ABO’suna
dokunulmadı
Tasarıyla,
memurların aylık bağlama
oranına ne şimdi ne de reformdan
sonrası için dokunulmadı. Onlar yine 25
yıl için yüzde 75 ABO il emekli olmaya devam
edecekleri gibi bir de 5434 sayılı Kanun
gereğince 30 yılını
tamamlamış bir memurun emekli
aylığından daha az emekli
aylığı verilemeyeceği için en
düşük emekli aylıkları da 741,60
YTL.den az olamayacak. Ancak, bu şartlarda
memurlar fazla bir emekli aylığı
almıyor, ortalama bir insanın geçimini
ancak temin edebilecekleri kadar alıyorlar
ama SSK’lı ve Bağ-Kur’lular bundan
sonraki dönemler için çok az emekli
aylığı alacaklar.
3- Emekli
aylıklarında alt sınır
işe giriş tarihine göre
belirleniyor
Tasarıyla, memurların
aylık bağlama oranına ne şimdi
ne de reformdan sonrası için
dokunulmadı. Onlar yine 25 yıl için
yüzde 75 ABO il emekli olmaya devam edecekleri
gibi bir de 5434 sayılı Kanun
gereğince 30 yılını
tamamlamış bir memurun emekli
aylığından daha az emekli
aylığı verilemeyeceği için en
düşük emekli aylıkları da 741,60
YTL.den az olamayacak. Ancak, bu şartlarda
memurlar fazla bir emekli aylığı
almıyor, ortalama bir insanın geçimini
ancak temin edebilecekleri kadar alıyorlar
ama SSK’lı ve Bağ-Kur’lular bundan
sonraki dönemler için çok az emekli
aylığı alacaklar.
A-Yaşar
Okuyan’dan öncekilere 558 YTL
17 Ağustos
1999 günü geçirilen büyük depremin ertesinde 21
Ağustos günü toplanan TBMM tarafından,
(millet ile basın depremle
uğraşırken) geceli-gündüzlü
çalışmayla 25 Ağustos 1999 günü
kanunlaştırılan 4447
sayılı Kanun ile 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 96 ıncı
maddesindeki alt sınır
aylığının yüzde 70 olan
oranı yüzde 35’e düşürüldü. Ancak,
düşürülmüş olan bu oran 08.09.1999
gününden sonra işe girmiş yani sosyal
güvenlik sistemine girmiş olanlar için
uygulanmaktadır. Yüzde 70
uygulamasının son günü olan 31.12.1999
günündeki alt sınır
aylığı olan (12000 X 9475 X
0,70=79.590.000 TL) rakam o günden beridir de
yıllık TÜFE ve yıllık
Gelişme Hızları kadar
arttırılarak bugün için 558 YTL’ye
ulaşmış vaziyettedir.
İşte bu nedenle ister reformdan önce
ister reformdan sonra emekli olsun, 08.09.1999
gününden önce sosyal güvenlik sistemine dahil
olmuş birisinin SSK’dan emekli olması
halinde alacağı en düşük emekli
aylığı bugün için 558
YTL.dir.
B-Yaşar Okuyan’dan sonrakilere
213 YTL
4447 sayılı Kanun ile
SSK’dan emekli olacakların alacakları
emekli aylıklarının alt
sınırı asgari ücretin (daha
doğrusu (SPEK) Sigorta primine esas
kazancın) yüzde 35’inden az
olamayacağı haline getirilmiştir.
Bu durumda da 09.09.1999 günü ve sonrasında
sosyal güvenlik sistemine dahil olmuş bir
kişi SSK’dan emekli olduğunda eline
geçecek en düşük emekli aylığı
213 YTL’den az olamaz.
4-Reform gelmeden
emekli olalım mı
diyenlere...
Emeklilik hakkını elde
ettim ama uzatmaları oynuyorum, reform
gelince şimdi alacağım emekli
aylığından daha mı az emekli
aylığım olacak mı diye
soranlar var. Aylık bağlama
oranlarında çok ciddi düşüşler var.
Ancak bu durum birkaç yıl içinde emekli
olacaklar için hemen korkulacak bir olay da
değildir. Çünkü, yeni oranlar sadece
reformdan sonraki
çalışmalarımıza uygulanacak
olup eski çalışma sürelerimiz eski
sistemdeki emekli aylığı
hesaplamalarına göre belli edilecektir.
Reformdan 3-5 yıl sonrasında emekli
olacaklar ile ilerde emekli olacak olan
gençlerimiz, çocuklarımız ve
torunlarımız gerçekten çok düşük
emekli aylıkları ile
karşılaşacaklar. Yani hem 65
yaşında emekli olacaklar hem de ellerine
3 otuz para verilecek.
|
|
|
N0.: 1313 Tarih: 18.02.2008
Saat: 12:27
Kaleme alan: Şükrü
, Baran
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Ben de döktürdüm
yok yok döktürmedim sadece
kopyaladım.
Birileri kopyalanınca
birilerini döktürüyor diye poh pohluyor. benide
poh pohlamasınlar diye sahibini tam
bimediğim yazının linkini vereyim.
http://www.gazeteport.com.tr/YAZARA
RANIYOR/NEWS/GP_107576
sevgili
sorumlu
silmeyeceğiniz ümidi ile (en
azından lınk bölümüne
kadar)
Şükrü
Baran
Büyük Ortadoğu
Projesi ve Vahdettin (11.Etap)
Ne
günlere geldik! Geçen gün okuduğum bir haber
bana bunu dedirten. Habere göre Edirne’nin
Keşan ilçesinde Cumhuriyet’in 84.
Yıldönümü nedeniyle ilköğretim
okullarında bir kompozisyon
yarışması düzenleniyor. ‘Hain
Vahdettin’ ifadesi bulunan kompozisyon 2.lik ödülü
alıyor ve ne olduysa ondan sonra oluyor.
İşgal yıllarında Padişah
Vahdettin’in düşmanla nasıl
işbirliği yaptığını
anlatan bir kompozisyonun ödül alması,
birilerini çok rahatsız ediyor.
Kaymakamlık hemen harekete geçiyor ve jüride
bulunan 7 öğretmen hakkında
soruşturma başlatılıyor. Suç,
Atatürk’ün Nutuk’ta “soysuz” ve “Asil bir milleti
utanılacak duruma düşüren sefil’ diye
nitelediği Vahdettin’in “soysuz”luğunu
anlatan kompozisyon yazmak. “Şehit
cenazelerine giden öğrencilerin tespitini”
isteyen zihniyet, İlköğretim
okullarında okutulan “Vatandaşlık
Dersi” kitaplarının kapağına
“Amerika Özgürlük Anıtı”nı koyan
aynı zihniyet… Milli(!) Eğitime
bakınız.
Son yıllarda
“ılımlı” islamcıların
2.Cumhuriyetçilerin desteğiyle birlikte,
Sadrazam Damat Ferit’i, Padişah Vahdettin’i
tarihsel gerçekleri ters yüz ederek aklamaya
çalıştıklarını biliyoruz.
Peki, Vahdettin hain miydi? Bunu anlamak için
araştırdığımızda
Vahdettin’in saltanatına son veren,
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün
Vahdettin’in ihanetinin en büyük
tanığı olarak tartışmaya
son noktayı koyduğunu görüyoruz. Atatürk
Nutuk’un daha birinci sayfasında şöyle
yazıyor: "... Saltanat ve hilafet
Makamında oturan Vahdettin
soysuzlaşmış,
şahsını ve saltanatını
koruyabileceğini hayal ettiği alçakça
tedbirler araştırmakta.",
‘Vahdettin gibi hürriyetini ve hayatını
milleti içinde tehlikede görebilecek kadar adi bir
yaratığın, bir dakika bile olsa,
bir milletin başında olduğunu
düşünmek ne hazindir. Şükre değer
bir durumdur ki, bu alçak, mirasına
konduğu saltanat makamından millet
tarafından atıldıktan sonra,
alçaklığını sonuna kadar
getirmiş oluyor…’
Görüldüğü
gibi Mustafa Kemal’e göre Vahdettin haindir.
Dahası Vahidettin’e “hain” nitelemesi Millet
Meclisinde tutanaklara geçmiştir.
İngiliz İşgal güçlerinin
komutanı General Harrington tarafından
gönderilen Vahdettin’in İngilizlere
sığındığını
bildiren telgraf, Millet Meclisinde okunurken
“Allah kahretsin sesleri” duyulmuş, Millet
Meclisi, onu sadece hain olarak
suçlamamış ayrıca
“kahrolması”nı dilemişti.Tarih,
hiçbir hükümdarın, ülkesini işgal eden
düşmana
sığındığına
tanık olmamıştır. Vahidettin
dışında..Mustafa Kemal’in askerleri
İzmir’e doğru dörtnala düşmanı
yurdumuzdan kovalarken, O İngiliz Muhibleri
Cemiyeti’nin bir üyesi olarak ülkeyi nasıl
terk edeceğinin kaygısına
kapılmıştı.
Mustafa
Kemal ve arkadaşları için
İstanbul’da, Nemrut Mustafa Paşa
başkanlığındaki askeri
mahkemelerde ölüm kararları Padişah
Vahdettin tarafından onaylanırken (11
Mayıs 1920), bu idam kararları
şeriat devleti yapılanması içinde,
yönetimde en büyük dinsel makam sahibi olan
Şeyhülislam Dürrizade Abdurrahman Efendi
tarafından “dinen yerine getirilmesi gerekir”
anlamındaki bir “fetva” ile tüm yurda
duyuruluyordu!..
Gerçekler böyle olunca
Vahdettin’in ve Vahdettincilerin foyası
çıkıyor ortaya. Böylece
Atatürkçülüğün ve Nutuk’un ders
kitaplarından
çıkarılmasının sebebini de
anlamak güç olmuyor
Bugün
yaşadıklarmızsa, Vahdettin’i aklama
çabalarının boşuna
olmadığını göstermektedir.
İhanet kavramı konusunda kafaları
bulandırma çabasında olanlar;
aslında kendi günahlarının bu
tanım içinde değerlendirilmesine engel
olmaya çalışmaktadırlar.
“Vahdettin hain değildi” diyenlere sormak
gerekir: ne demek bu? Bu değerlendirmeden
Vahdettin’i Söylev’de “soysuz ve alçak” olarak
niteleyen Atatürk fena halde yanılıyor,
gerçekleri çarpıtıyor sonucu
çıkmıyor mu; kastettiğiniz bu mu?
Aslında bilinçaltına
verilmek istenen ileti belki de şu:
“Vahdettin Sevr’i kabul etti, İngiliz
Sevenleri Derneği üyesi oldu, Mustafa Kemal
için idam emri verdirtti; ama tüm bunlar hain
olduğunu göstermez” Görüldüğü gibi; AB
üyeliği uğruna verdikleri ödünlerle Sevr
sürecine hizmet eden, Sevr’i adım adım
kabul eden ABD/AB muhipleri, günümüzün
Vahdettin’leri belki de kendilerini
aklıyorlar. Onlara göre egemenliği
devretmek, teslim olmak ihanet
değil.
Neler öğreniyoruz
neler! Aslında Vahdettin hain değil,
kahramanmış, Lozan Antlaşması
ise zafer değil hezimet. Başka?... Sevr
Antlaşması’nın o kadar da kötü bir
antlaşma olmadığını;
hatta Amerika ve Avrupa’nın bizi
demokratikleştirme, uygarlaştırma
fırsatını, bu antlaşmayı
ve “manda ve himaye kabul edilemez“ diyerek
Amerikan ve İngiliz mandasını
reddeden “Kemalist(milliyetçi)”ler yüzünden
kaçırdığımızı,
Ermeni’lere ve Kürt’lere soykırım
uyguladığımızı ve hatta
Kurtuluş Savaşı’mızın
başlı başına bir
soykırım olduğunu
öğreniyoruz!!!
Sözün özü; tarihsel
gerçeklerin ters-yüz edilmesinde Vahdettin’in
aklanması önemli bir aşamadır.
Çünkü; ABD’nin Büyük Ortadoğu Planları
içinde “Vahdettin” modeli önemli yer
tutmaktadır. Adı demokrasi olan,adı
konulmamış bir manda yönetimi,
Ortadoğu’yu sömürgeleştirme
operasyonunda truva atı ülke ve Vahdettin
gibi işbirlikçi, kendi kişisel
çıkarlarını müstevlilerin
emelleriyle birleştirmiş bir hükümdar.
Senaryo budur.
|
|
|
N0.: 1314 Tarih: 18.02.2008
Saat: 11:11
Kaleme alan: Tuğrul
, Çetiner
Katıldığı
şehir veya ülke: Dikili/İzmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Sevgili hemşehrilerim,
Türban
meselesinden dolayı,gerilen sinirlerimizi
biraz yumuşatmak,birazda tebessüm etmek
için.Köyümüzün çok yakınındaki:eski
adı Cebaliş,Yeni adı Bahçecik olan
köyde insanların birbirine
taktıkları isimler
(Lakaplar)Şöyle.
Migi,Curu,İstanbul,
Havadis,Kör lamba,Götü yaş,Çürük
soğan,Yağcı,Bokçu,Çölmekci,Kaş
ı kara,Götü
kara,Kasatura,Gabiliv,Rıvrıv,On
paralık,Yirmi pralık,İkisi
beşparalık,Toy
memmet,Sıpacı,Gıcık,Kölelek,Ya
ğdan,Küşşük,Zırık ve daha
unuttuklarım varmı bilemiyorum.Benim
güzel ülkemin güzel insanları hepinize
saygı ve sevgilrimi
yolluyorum.
Tugrul Çetiner
|
|
|
N0.: 1315 Tarih: 17.02.2008
Saat: 17:30
Kaleme alan: ömer
, köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
merhaba herkese ben ömer KÖKSAL (küçük ömer)ben
dalakçılı ve boztepelileri çok
seviyorum. tüm hemşehrilerime kucak dolusu
selam gönderiyorum.
|
|
|
N0.: 1316 Tarih: 17.02.2008
Saat: 15:47
Kaleme alan: ERHAN
, KÖKSAL
Katıldığı
şehir veya ülke: ANKARAerhan
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
|
|
N0.: 1317 Tarih: 17.02.2008
Saat: 09:44
Kaleme alan: Sinan
, Köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: Tokat
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
BEN GİDERSEM…
ben gidersem
hüzün
de kalmaz …*
ben gidersem
kim gelir
yalnızlığa
yoldaş
olmaya?
ben gidersem
kimseye
göstermez
hüzün
yüzünü.
ben
gidersem
aynalar kırılır
ürpererek
gece düşer o büyük
kuyuya.
ben gidersem
çöller
susar.
yağmurlar
bulutlar
konuşur…
“ben
gidersem
adım kalır”*
bilmem
hangi can sıkıcı
sokakta…
ben gidersem
ceviz
ağaçları gölge etsin
parklarda
yankılansın şiirlerim…
ben
gidersem
aldırmaz dünya
tüy
sıkletime…
ben
gidersem
şubat hep kısa
mı
kalır…
To
kat
02.01.2005 Pazar
Sinan Köksal
|
|
|
N0.: 1318 Tarih: 16.02.2008
Saat: 10:59
Kaleme alan: MAHMUT
, KAYIŞLI
Katıldığı
şehir veya ülke: TÜRKİYE KIRŞEHİR/DALAKÇI KÖYÜ
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
SAYIN GENÇ AİLESİNİN KIZLARI DEMET
GENÇ'E ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR DİLER
AİLESİNEDE SELAMLAR...
DAL-DER YÖNETİM KURULU
BAŞKANI
MAHMUT KAYIŞLI
|
|
|
N0.: 1320 Tarih: 15.02.2008
Saat: 17:14
Kaleme alan: mehmet
, dalakçı
Katıldığı
şehir veya ülke: kırşehir türkiye
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
sevgili dalakçılılar ben mehmet
dalakçı 1955 kuşdilli
mah.kayıtlıyım dedemin babası
dalakçı köyünde tam bilemediğim bir olay
yüzünden köyden göç etmişler dedemin
sağlığında mucurda
kasaplık yapan tek ayağı olmayan
mehmet ali amca diye birisi bizim eve gelirdi ben
bi kaç defada köyü ziyaret ettim ben dalakçı
köyünde kimlerden olduğumu ve sülalemin
kimler olduğunu öğrenmek istiyorum
kırşehirde bulunan
dalakçılılarla görüşüyorum
bildiğim birtek şey dedemin
babasının da köyden göç ettiklerinde
kardeşide bursanın inegöl ilçesine
taşındıklarını
duydum.sizlerden ricam
araştırılıp bana dönülmesini
istiyorum saygılarımla mehmet
dalakçı.adres.yenice mah.vali
konağı
karşısı.dalakçı
market.not:köyümü ve bütün
dalakçılıları çok seviyorum
hoşçakalın.
|
|
|
N0.: 1321 Tarih: 15.02.2008
Saat: 13:02
Kaleme alan: Sinan
, köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: Tokat
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
benim adreste raufpars@hotmail.com
|
|
|
N0.: 1322 Tarih: 15.02.2008
Saat: 11:36
Kaleme alan: Hacı
, Ercan
Katıldığı
şehir veya ülke: Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Sevgili Sinan,
Geçte olsa
tanıştığımıza memnun
oldum.
Yazılanların
tamamını
kaldırdım.
Bana yazmak istersen
ercanhaci@hotmail.com adresini
kullanabilirsin.
Sevgiler
Hacı
Ercan
|
|
|
N0.: 1323 Tarih: 14.02.2008
Saat: 21:19
Kaleme alan: ömer
, yaldiz
Katıldığı
şehir veya ülke: bielefeld.d
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
bayburtlunun bir adam yoldan giderken bir cobana
rasliyor cobana diyorki bu sürüde ne kadar koyun
oldugunu bilirsem bana begendigim koyunu
verirmisin diyor coban nereden bilecek diye evet
begendigin coyunu veririm diyor adam 1500 koyun
var diaor coban temam amca begen bir coyun al
diyor adam en iyi coyunu omuzluyor coban diyor ki
amca ben senin nereli oldugunu bilirsem coyunu
birakir misin diyor adam nereli oldugumu nereden
bilecek diyor temam olur diyor coban diyorki amca
sen bayburtlusun diyor adam nereden anladin diyor
coban cünkü koyun diye köpegi aldin gidiyorsun
ondan anladim..
|
|
|
N0.: 1324 Tarih: 14.02.2008
Saat: 10:54
Kaleme alan: Hacı
, Ercan
Katıldığı
şehir veya ülke: Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Saygının hiç bitmediği
birliktelikler temennisiyle tüm sevenlerin
"Dünya Sevgililer Günü Kutlu
Olsun"!..
Saygılar
Hacı
; Ercan
|
|
|
N0.: 1325 Tarih: 13.02.2008
Saat: 17:46
Kaleme alan: akdoğan
, DEMİREL
Katıldığı
şehir veya ülke: izmir/TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Genç ve Ardıç ailelerini kutlar,
gençlere mutlu ve aydınlık yarnlar
dilerim.
Akdoğan DEMİREL
|
|
|