Dalakçı Web sitesi

KONUK SAYFASI


Anasayfa
Videolar
Rehber Kayıt
Görüşler
Yenilendi
Haberler
Amacımız
Bizler
Yarenlik
DAL-DER
Köyümüz
Muzik
Şiirler
Dalakcı Sohbet
Anı / Denemeler
Oyun
Kurum ve kuruluşlar
Sağlık

 

 

Görüşlerinizi aşağıdaki forma ekleyebilirsiniz * olan bölümler mutlaka doldurulmalı :

* Soyisminiz:
* İsminiz:
  Şehir veya Ülke:
* e-Mail:
 varsa Web siteniz:

UYARIYI

Köyüme, Köylüme, eşime, dostuma selam göndermek istiyorum diyorsanız. Anlatacak gülmeceleriniz veya Sayfamız hakkında önerileriniz varsa bu bölümü kullanınız. Lütfen isim ve e-Mail adresi yazmayı unutmayınız. Hiç kimsenin bir başkasını rencide etmemesi ümidi ile.

Rumuzla Yazılan yazılar, Kişi haklarına saldırı sayılabilecek tüm yazılar en kısa zamanda silinir

Mesajınız / Görüşünüz:

                

 


N0.: 676  Tarih:  29.01.2009   Saat:   12:06
Kaleme alan:  elif , şahin

Katıldığı şehir veya ülke:  istanbul
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

merhaba annem 50 yaşında kendimi bildim bileli annemin bacakları yemyeşil bağırsak gibi varisi var ve bir karadenizli olduğu için her yıl sırtında 5-6 ton yük taşıyor ve hiç bir şikayeti yok hiç doktora gitmedi bir zararı olur mu? ne yapmalıyız?sizi çok seviyoruz hiç kaçırmıyoruz iyi yayınlar

N0.: 677  Tarih:  26.01.2009   Saat:   21:51
Kaleme alan:  abdurrahman , şahinoğlu

Katıldığı şehir veya ülke:  kırşehir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

yurdışındaki yurtiçindeki köylülerime ve beni tanıyan akrabalarıma selam eder sağlıklı ve sıhatlı iyi ğünler ğeçirmesini temenni ederim
AHMET ÇAVUŞUN OĞLU ÖMERİN OĞLU ABDURRRAHMAN ŞAHİNOĞLU

N0.: 678  Tarih:  26.01.2009   Saat:   00:56
Kaleme alan:  arif , koksal

Katıldığı şehir veya ülke:  melbourne
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

sevgili tugba resimlerini gordum mululuktan ucuyorsun .mutluluk sizlere yakisiyor. dilegim omur boyu mutlu olursunuz sevgilerle arif ve ailesi

N0.: 679  Tarih:  25.01.2009   Saat:   13:47
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Sevgili kızımız TUĞBA,

Nişan resimlerinize bakınca mutlu bir başlangıç yaptığınız görülüyor.Mutlu günlerinizin daim olmasını temenni ediyorum.

Sevgiler
Hacı Ercan

N0.: 680  Tarih:  25.01.2009   Saat:   13:31
Kaleme alan:  Vural , Ağıroğlu

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Site çok güzel olmuş benim bulamadığım bir müzik Yüksel Şahin Sende Bir kadeh iç benim için olan varsa mail atarsanız sevinirim.

N0.: 681  Tarih:  24.01.2009   Saat:   18:15
Kaleme alan:  Köyümüz DALAKÇI Gazetesi , .

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara / TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

UNUTMAYACAĞIZ...


Bugün Mucurlu hemşerimiz, yiğit gazeteci, yürekli araştırmacı yazar Uğur MUMCU'nun faili meçhul bir suikasta kurban gidişinin 16.cı yıl dönümü. Bu vesileyle kendisini rahmetle anıyor, onu sevenleri saygıyla selamlıyoruz..

Köyümüz DALAKÇI Gazetesi Kurulu


UĞURLAR OLSUN

Bir Pazar Sabahıydı Ankara Kar Altında
Zemheri Ayazıydı Yaz Güneşi Koynunda
Ucuz Can Pazarıydı Kalemim Düştü Kana
Zalımlar Pusudaydı Bedenim Paramparça
Ucuz Can Pazarıydı Kalemim Düştü Kana

Uğurlar Olsun Uğurlar Olsun
Hüzünlü Bulutlar Yoldaşın Olsun
Bir Keskin Kalem Bir Kırık Gözlük
Yürekli Yiğitlere Hatıran Olsun

Çevirdim Anahtarı Apansız Bir Ölüme
Şarapnel Parçaları Saplandı Ciğerime
Ucuz Can Pazarıydı Kan Doldu Gözlerime
İsimsiz Korkuları Katmadım Yüreğime
Bembeyaz Doğruları Yaşadım Ölümüne

Uğurlar Olsun Uğurlar Olsun
Hüzünlü Bulutlar Yoldaşın Olsun
Bir Keskin Kalem Bir Kırık Gözlük
Yürekli Yiğitlere Hatıran Olsun

SÖZ : Ali CINAR
MÜZİK : Selda BAĞCAN


N0.: 682  Tarih:  23.01.2009   Saat:   17:16
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Tekrar merhaba

Geçmişin güzelliklerini anımsamak her zaman güzeldir.
Geçmişin çirkinliklerinden ders çıkarmakta güzeldir.

"Dogma" düşüncenin dışında her şeyin değişken olduğunu kabullenmek gerekir diye düşünüyorum.
Dün de böyle düşünüyordum şimdide öyle...

Senin yazını okuyunca aklıma EİNSTEİN'ın bir sözü geldi.

Einstein," Taş devri yeryüzünde taşların bittiğinden sona ermedi" demiş.

Elbette her şey kendini yeniliyor.Eğer ki bilim ve teknoloji kendini yenilemez ise hiç bir anlamı kalmazdı.Burada önemli olan yeniliklere açık olmaktır ve daha iyisini nasıl yapabiliriz diye düşünmemiz gerekiyor.

Mesele birilerini ötekileştirme meselesi hiç bir zaman olmadı.
Ama şurasını kabul etmek lazım;
Dogma düşünce yapısıyla bilimsel düşünce arasında düşünsel olarak uzlaşılmaz bir durum var. Çünkü; bu iki dünya görüşü birbirine tezat teşkil eder ki bugün uzlaşma ortamının sağlanması mümkün görünmüyor. Bilemiyorum, belki de bir gün !!!

İnsanları birileri değil, insanlar çoğu zaman kendi kendilerini ötekileştiriyorlar...

Bu sayfamızda bazen çok doğal tartışmalar oldu.
Yalnız, iktidarda oldukları halde bile kendilerini muhalefet zanneden bazı kişilerle çok daha sert tartışmalar da oldu.
Elbette tartışma ortamı olacak ki insanlar fikir alış verişinde bulunabilsinler.Ama tartışmaların boyutu bazen sınırlarını aşıp hakaretlere kadar vardırılıyordu.Küfür ve hakaretin adı kesinlikle tartışma olmamalı.İşte buna tartışma demek mümkün değil.Bunun adı medeniyetsizlik...

Burada çok yazılar silindi ve silinmek zorunda kalınıldı.Bunun nedeni insanların farklı düşünce yapısına sahip olduklarından değildi.Benim ile aynı dünya görüşünü paylaşmak şart değil,zaten çok fazla kişinin benimle aynı düşüncede olduğunu sanmıyorum. Benim aradığım şey sadece hangi ortak zeminde buluşacağımızdır.
Önemli olan medeniyet sınırlarını aşmamaktır. Her ortamda olduğu gibi burasınında belli,uyulması gereken kurallarının olması gayet doğaldır diye düşünüyorum.

Bu sayfanın sınırları da bilim dışı "DOGMA"düşüncelere kapalı.

Hani nerede demokrasi derseniz;

Demokrasi bazı kişilerce asıl kendi antidemokratik düşüncelerine varabilmek için araç,//bazılarına göre ise varılması gereken asıl hedeftir.Benim tercihim ikincisinden yana.Demokrasi veya demokratlık adına demokratik ortamları anti demokratik düşünce yapılarına bırakmak demokrasiye ve varılması gereken asıl demokratik hedefe ihanet olur diye düşünüyorum.
Kısaca, anti demokratik düşüncelerin demokratik düşünce yapısıyla bir arada yaşaması oldukca zor.Öyle olmasa bile sürekli sancılı olur.Bu sancıyı doğuran neden;kesinlikle demokratik düşünce yapısı değil.Bu sancının sebebi anti demokrat(Dogma)düşüncenin kendisi...Çünkü; değişken değil sabittir.

Sevgili Sercan,bu yazdıklarım sana mahsus değildir.Sadece genel düşüncemi belirtmeye çalıştım.Ayrıca, aşağıdaki yazımı muhatap aldığın için teşekkür ederim.Memnun oldum.

Sevgilerimle,

Hacı Ercan

Dur bir de HOLLANDA diye yazayımda diğer Hacı Ercan, adını kullandığımı zannetmesin.Biliyorsundur geçtiğimiz yaz bir Hacı Ercan'ımız daha olmuştu. Bir ara bağırıp çağırdı,"kim ise benim adımı kullanan erkekçe çıksın ortaya" diye nara atıyordu...

N0.: 683  Tarih:  23.01.2009   Saat:   13:05
Kaleme alan:  Sercan , Köksal

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili Hacı Ercan,

Sevgili Hacı Abimiz,

Sevgili Dalakci.net okurları

Görüşler sayfasında yazdığınız yazıyı okuyunca “nerede o eski bayramlar” diye başlayan televizyon, radyo konuşmaları geldi aklıma. Büyüklerimiz, özel bir gün olduğunda geçmişte yaşadıklarını anmaya, yadetmeye başlardı. Şimdi de babalarımız aynı şekilde davranıyorlar. Buna nostalji diyorlar. Biz de bu anıları dinlemekten bazen zevk alıyoruz ama bazen de aynı konuların tekrar tekrar anlatılmasından dolayı sıkılıyoruz.

Bu süreç birden bire ortaya çıkmadı şöyle dönüp arkaya baktığımızda. Genel trendleri şöyle gözden geçirdiğimizde, görsel ve işitsel araçların yükselişe geçtiği her dönem sonunda, önceki ortamlar geri çekilmiş, unutulmuş veya fonksiyonlarını yitirmiş görürüz. Hatırla Hacı abi,örneğin televizyon çıktığında sinemaları, tiyatroları unuttuk. Radyolar çıktığında köy kahvelerindeki aşıkları, meddahları, karagözleri unuttuk. İnternet çıktığında gazeteleri, dergileri en önemlisi kitapları unuttuk.

İnternette forumları, görüş köşelerini okurken, şimdi küçücük bir programla yapılan radyo yayınlarını izlemek daha kolay gelmeye başladı bizlere. Çünkü hem konuşuyor hem de dinliyoruz birbirimizi. MSN üzerinden görüntülü sesli görüşmeler yapıyoruz artık. O nedenle mektup yazmayı unuttuk. Eskiden bayram tebrikleri yollardık şimdi bir e-posta ile bir kısa mesaj ile bayramları kutluyoruz, acıları paylaşıyoruz.

Böyle ortamlar geliştikçe insanlar arası ilişkiler çeşitleniyor, farklılaşıyor. Bu aynı zamanda bu ortamların yönetimlerinin de demokratikleşmesini zorluyor. Bir moderatörün bir sorumlunun sultasından çıkıyor paylaşımlar. Özgürleşiyor.

Daha bir kaç ay önce yaşadıklarımızı bir düşünelim. O şunu söylemiş bu şöyle demiş, falan filanın dedikodusunu yapmış, ben seni yasakladım, sen beni yayınlamıyorsun... gibi tartışmalarla birilerinin nasıl “ali kıran baş kesen” kesildiklerini hatırlayalım. Tüm bunları düşününce, hatırlayınca gelinen durumun çok vahim olduğunu düşünüyorum. Bir kadrolaşanın bir ötekileştirmenin yaşandığını düşünüyorum. Bu ise kendisini bu ortamın doğal üyesi gören herkesi dışlayıcı bir hale yöneldiğini düşünüyorum. İnsanlar seçiliyor, ayrıştırılıyor.

Bunun çözümü bir takım anlayışların tasallutundan (musallat olmak), vesayetinden koruyacak yönetim mekanizmaları oluşturulmadıkça, ortak yönetim ilkeleri ortaya konulmadıkça bu yaşananlar devam edecek gibi algılıyorum.

Saygı ve Sevgilrimle
Sercan Köksal


N0.: 684  Tarih:  22.01.2009   Saat:   11:25
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Lahey
» e-Mail adresi »
Internet sitesi



Merhaba

Eskiden daha hareketliydi bu sayfamız.
Hani Köroğlu demiş ya; "tüfek icat oldu mertlik bozuldu"diye.
Radyo sohbet sayfası icat oldu topyekün oraya taşındık.

Oysa ki bazen ne güzel yazılar yazılıyordu,fikir teatisi yapılıyordu bu sayfada.Güzel yazı deyince elbette hepsi güzel değildi.Bazen de kötüleri oluyordu tabi insanların ruhi haline bağlı bir durum...

Gelin sizlere bir fıkra anlatayım.

Sohbet sırasında söz güzel yazıdan açılınca;
"Kim bilir ne güzeldir ulu Tanrı'mın el yazısı"demiş adamın biri.
Tam bu esnada Bektaşi baba girmiş içeri.
"Alın yazıma bakıyorum da hiç de güzel değil Tanrı'mın el yazısı"
demiş.


N0.: 685  Tarih:  19.01.2009   Saat:   14:26
Kaleme alan:  hasan , keser

Katıldığı şehir veya ülke:  manisa alaşehir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

mrb Akif Ben senin antalyadan amcaoğlun akifin arkadaşıyım emeklerine hayran kaldım başarılarının devamı dileğiyle.

N0.: 686  Tarih:  16.01.2009   Saat:   00:35
Kaleme alan:  Köyümüz DALAKÇI Gazetesi , .

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara / TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili umut YILMAZ en yakın zamanda telefonunuzu, acık ev adresinizi ve mail'inizi " dalakcigazetesi@gmail.com " adresine gönderirseniz yardımcı oluruz.

Saygılarımla...

N0.: 687  Tarih:  15.01.2009   Saat:   00:32
Kaleme alan:  umut , yilmaz

Katıldığı şehir veya ülke:  avusturya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili hemserilerim merhaba ben kirsehirin Karincali köyündenim bizim aslimiz dalakcilidan gelmedir ben akrabalarimi tanimak istiyorum isterse yedi göbek dönmüs olsun yine de tanimak istiyorum taniyanlar varsa eger Karincali köyünden Colak Osmanin torunuyum ben eger taniyan varsa bana ulasin sevgilerimle!!!

N0.: 688  Tarih:  13.01.2009   Saat:   22:17
Kaleme alan:  Ömer , KÖKSAL ( Küçük Ömer )

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara / TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

KIRK TÜRK HASTALIĞI


01-Kardan adama tekme atma veya bozmaya
çalışma hastalığı,
02-Yeni atılmış bir betona basma ve isim
yazma hastalığı,
03-Gazete ve dergilerdeki resimlere sakal,
bıyık ve gözlük yapma
hastalığı,
04-En iyi arabayı ben kullanıyorum zannetme
hastalığı,
05-Kar topunun içine buz koyma hastalığı,
06-Cep telefonu kullanımının yasak olduğu
ortamlarda ille de görüşme yapma hastalığı,
07-Belediyenin duraklara koyduğu saatlerin
yelkovan ve akrebini sökme hastalığı,
08-Kumsalda Deve güresi yapma hastalığı,
09-Şahin marka arabayı, Doğan görünümlü yapma
hastalığı,
10-Ağaçlara ve parktaki banklara kalp ve isim
baş harfi kazıma hastalığı,
11-Derslerini çalışıp sınıfını geçenleri inek
sanma hastalığı,
12-Mesleğimizdeki unvanımızı İngilizce olarak
söyleme hastalığı,
13-Tiki olan insanların tikleri ile uğraşma
hastalığı,
14-İskambil kağıtlarından kule yapan birinin
kulesini bozmaya çalışma hastalığı,
15-Cep telefonu ile bağıra bağıra konuşma hastalığı,
16-Reklam için duvarlara veya panolara
yapıştırılan afişleri yırtma hastalığı,
17-Tuvalet duvarlarını defter sanma hastalığı,
18-Otobüs duraklarına "........... yaparım beni ara"
yazma hastalığı,
19-Trafikte bizi geçen bir Arabayı mutlaka yakalayıp
onu geçmeyi
ilke sayma hastalığı,
20-Sinyal verir vermez şerit değiştirip, kazaya
sebebiyet verdiğimizde sinyal verdik görmüyon mu
deme hastalığı,
21-Ara yollardan ana yola çıkacak araca yol vermeme
hastalığı,
22-Ünlü birini gördüğümüzde ona el sallama hastalığı,
23-Ünlü birini gördüğümüzde onunla fotoğraf çektirip
çok samimiyiz havası verme hastalığı,
24-Yasamadığımız bir şeyi yasamış gibi anlatıp ona
kendimizi inandırma hastalığı,
25-Otobüs durağa yanaştığında ille de ön kapıdan inmeye
çalışma hastalığı,
26-Otobüs koltuklarını yırtma ve üzerlerine acayip
acayip yazılar yazma hastalığı,
27-Minibüs şoförüyseniz beğenmeseniz bile mutlaka kral
FM dinleme hastalığı,
28-Trafikte kırmızı ışıkta dururken, yeşil ışık yanar
yanmaz kornaya basma hastalığı,
29-Trafikte kırmızı ışıkta dururken burun karıştırma
hastalığı,
30-Kimsenin herhangi bir konu hakkında bilgisi olmadığını
anladığımız anda o konu hakkında atıp tutma hastalığı,
31-Elektrik, su, doğalgaz, vergi, trafik cezası vb..
faturaları son gününde ödeme hastalığı,
32-Kar yağdığında eve bolca ekmek alma hastalığı,
33-Grup halinde bir meydana konan güvercinlerin üzerine
koşup onları kaçırmaya çalışma hastalığı,
34-Evli olanların bekarlara sakin ha evlenme demesi
hastalığı,
35-Ayni filme giden insanların filmden çıktıktan sonra
filmi birbirlerine anlatmaları hastalığı,
36-Eline silah geçen birinin hemen o silahla saka yapma
ihtiyacı duyması hastalığı,
37-Arabayla yolda giderken tanıdık birini görünce arabayı
sakadan onun üzerine doğru sürme hastalığı,
38-Takım elbise giyince elini cebe sokma hastalığı,
39-Tuttuğu takım galip gelince havaya silah sıkma hastalığı,
40-Meslek arkadaşlarına mesleki sakalar yapma hastalığı



N0.: 689  Tarih:  12.01.2009   Saat:   20:48
Kaleme alan:  Sadi , Erbas

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Hakan....

Türk olmayi bir kenara birak Önce DÜRÜST olmak lazim.. Insan Önce kendine Dürüst olmali..
O Filistin degilmiydi Devrimci bir Abimize kucak acan..?? Bari kendini DEVRIMCI Aydin sanan insanlar Denizin hatirina Ortaya cikar dimi....
Ama herseyin SAHTESI oldugu gibi Sahte AYDINCILIK ve DEVRIMCILIKTE revacta..

Saygilar ..

N0.: 690  Tarih:  10.01.2009   Saat:   22:38
Kaleme alan:  Hakan , BOZDAĞ

Katıldığı şehir veya ülke:  ANKARA - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

1 ermeni ölünce ermeni olan,1 hiristiyan ölünce hiristiyan olan ve aydın olduğunu zanneden Hainler,,!! 30.000 şehit verdik ve halada şehit haberleri gelmekte siz yoksunuz?? GAZZE yanmakta yine yoksunuz,,Neden TÜRK olamıyosunuz ????????

N0.: 691  Tarih:  07.01.2009   Saat:   01:00
Kaleme alan:  muharrem , köksal

Katıldığı şehir veya ülke:  sivas
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Keçiörenden yazan Hakan kardeşim.Yazdığına canı gönülden katılıyorum.Milli diye bir şey bırakmadılar.Askerlerimize geçirilen çuval aslında meclisimizdeki bal yapmazlara geçirildi.Onlar hala müttefik lafı ile bizleri kandıradursun.
Amerika nın dünyada iki dostu var birisi İngiltere diğeri İsrail.Töbe üçüncüsü yok.Hele birde ermenilerden özür kampanyası başlatmışlar.Bize yapılanlara şimdiye kadar kim özür diledi.Soruyorum binlerce km. uzaktaki anzakların ne işi vardı yurdumuzda.Aydın diye geçinen dahili bedbahtlar durup dururken yapmadılar bunu.Hariciye nazırına soruyorlar.Özür konusunda ne düşünüyorsunuz diye.Oda ben araya girmem taraf olamam diyor.Yabe kardeşim sen taraf olmak zorundasın.Sen köylü mehmet ağa değilsin.Bizim ülkemizin bu konudaki dış politikası ne.Sen resmen dışişleri bakanısın.Yoksa hala farkında değilmisin.
Ha bu arada yahudiler ş.Urfada toprak aldıkları arziye evler yapmışlar.3 bin yahudi kadın buralarda doğum yapmış.Doğum yeride nüfus cüzdanlarında ş.Urfa yazıyormuş.Bu ikinci bir filistin vakasını çagrıştırmakta.
Benim bir sözüm vardı hani.
Galiba Faik amcanın dediğini diyeceğiz.
-Bir ampül moku yedikki hemde ne yemek-

Herkese Sevgiler.

N0.: 692  Tarih:  07.01.2009   Saat:   00:57
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Muharrem o yazı sadece bir fıkra. Seni biliyoruz.İnsanların iyisi başımızın tacı. Öyle deme.Sen özelsin...

Alttaki yazının üstüne yazınca millet yanlış anlamıştır şimdi. Dostlar aşağılarda bir fıkra var ona yazıyor Muharrem.
Yanlış anlaşılmasın.

Sevgiler

N0.: 693  Tarih:  07.01.2009   Saat:   00:42
Kaleme alan:  muharrem , köksal

Katıldığı şehir veya ülke:  sivas
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

...Hacı abi yapma yav.Yinemi bize çattın.Pes valla.Ne yapalım bizim haci abimiz.Kafası eser bize çatar.Canın sağ olsun.Epeydir giremiyordum.Girer girmezde yazını okudum.Sanki benimi bekliyordun be abi.
...Bu arada tüm dalakçılara saygılar.

N0.: 694  Tarih:  05.01.2009   Saat:   00:44
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili Nami,

Öbür tarafa havale gönderirsek olmaz.Bu densiz,şikarsız insanlar başını aldı gidiyor.
Eğer dur diyeceksek bu dünyada dur demeliyiz. Hep beraber...
Giden gencecik fidanların arkasından bu şekilde konuşup, yazıp çizenler insan bile olamazlar.
Bunların ölüye bile saygısı yok.
Kendileri gibi olmayanları insan yerine bile koymuyor bunlar.
Bu zihniyetlerin peşinden koşan aklı evvel insanlarımıza ne denir bilmiyorum.
Tarifi imkansız.
Kimin ne şekilde yaşadığı kimseyi ilgilendirmez.
Bu gencecik yedi öğrenci bir neden yüzünden yitip gittiler.
Düşünülmesi gereken,gerçekleri saptırmadan bu insanların neden öldükleridir...

Bu öğrenciler yılbaşı günü eğlendikleri için ölmediler.

Her fırsatta Allah tüccarlığı yapmayı iyi beceriyor bu densizler.

Ateş düştüğü yeri yakıyor.Kalanlara sabır temenni ediyorum.

Sevgiler
Hacı Ercan

N0.: 695  Tarih:  04.01.2009   Saat:   23:26
Kaleme alan:  Sahin , Nami

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Haci Abi tekrar aramiza hosgeldiniz,sefalar getirdiniz,

yazilariniza Mezde'ke dansi ile basladiniz,alt'ta ornek verilen yobazlar icinde kalem'inizden bir yazi bekliyoruz.

On yıl önceki depremi fuhşun artmasına bağlayan ve “Allah’ın ikazı” olarak nitelendiren yobazlar yine iş başındaydı. Vakit Gazetesi, yedi gencin ölmesini manşetten, “Yılbaşını kutlayan duyarsız çevreler, facialara sebep oldu” başlığıyla verdi! İnsan sevgisinden nasibini almamış bu yobazlari "ALLAH'a" havale ediyoruz.

Nami Sahin.


N0.: 696  Tarih:  04.01.2009   Saat:   12:41
Kaleme alan:  Köyümüz DALAKÇI Gazetesi , .

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara / TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili Efraim Ağbi

Göndermiş olduğunuz biraz fıkra birazda masal olan hikayeyi okudum siz bana gazetemize Köyümüz ile ilgili bir yarenlik anlatacağınızı söylemiştiniz.Olsun fıkra fıkradır. ilerliyen günlerde gazetemizin sayısında değerlendiririz. Tabi fıkraları kime hitaben yazdığınızı ben bildiğim için fazla da yorum yapmak istemiyorum. Fakat bu tip fıkralar sitemizin Forum sayfasında olsa daha iyi olur diye düşünüyorum. Ben bugün Ankara dışına gidiyorum, geldiğimde ( Perşembe Günü ) asıl emekçi olan insanları, asıl devrimci olan insanları,asıl doğduğu topraklara aşık olan vede oraya hizmet eden insanları sizinle tartışmak isterim. Herkes için yararlı olur sanırım Efraim ağbi. Saygılarımla...

N0.: 697  Tarih:  04.01.2009   Saat:   11:43
Kaleme alan:  EFRAYIM , GENC

Katıldığı şehir veya ülke:  İZMİR TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

KOYUMUZ DALAKCI GAZETESI EDITORU MURAT KOKSAL'A

diye devam deen yazı
forum fıkralar bölümüne aktarılmak üzere arşivlenmiştir.
Alı Bozdağ

N0.: 698  Tarih:  04.01.2009   Saat:   11:29
Kaleme alan:  EFRAYIM , GENC

Katıldığı şehir veya ülke:  İZMİR TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

SEVGİLİ ENİŞTEM DJ YUSUF,GEÇTİĞİMİZ 1 MAYIS YAKLAŞIRKEN ...............


diye devam eden yazı siyasi parti reklemı içerdiği için silinmiştir.
Ali Bozdağ

N0.: 699  Tarih:  04.01.2009   Saat:   10:32
Kaleme alan:  Hakan , BOZDAĞ

Katıldığı şehir veya ülke:  Keçiören - ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

ABD emperyalizminin Ortadoğu işgal projesi olan BOP´un eş başkanı olan, bir milyon Iraklının ABD askerlerince öldürülmesine katkı sunup göz yuman, İsrail´in güvenliği için Lübnan´a asker gönderen Başbakanımız ve AKP hükümeti, şimdi mazlum Filistin halkının uğradığı zulme karşı hamasi nutuklar atmaktadırlar. Asla inandırıcı değildirler. Nutuk atmak yerine gereğini yapmalıdırlar.
Türk ulusu emperyalizme karşı ulusal kurtuluş mücadelesi vererek mazlum uluslara önderlik yapmıştır. Bugün de Filistin halkının yanında olmalıdır. İsrail Devletinin Filistin halkına uyguladığı Siyonist vahşeti şiddetle kınıyoruz. Tüm halkımızı ve yöneticilerimizi Filistin halkının yanında olmaya çağırıyoruz.

Dünya kamuoyunun ve uluslararası toplumun gözleri önünde gerçekleşen insanlık dışı Gazze ablukasını ortadan kaldıracak etkinliklere gereken desteği veremediğim, Filistin halkına yönelik İsrail baskılarının ciddiyetini fark edemediğim, adım adım yaklaşan katliam karşısında bütün inisiyatifi seçilmişlere devretme yanılgısına düştüğüm, Ortadoğu'ya barışı ancak bölge halkının getirebileceği fikrine yeterince önem vermediğim ve Filistin halkının sıkıntılarını kendi sıkıntım gibi hissedemediğim için acılarını ve öfkelerini paylaştığım Filistinli kardeşlerimden özür diliyorum.
Dünya kamuoyu bu katliamları durdurmak için cılız tepkiler vermek yerine İsraile karşı ciddi yaptırımlar uygulanmasını sağlayacak adımları atmak zorundadır.
Aksi takdirde, kaybeden sadece Gazze değil, bütün insanlığın onuru olacaktır.
Bir kez daha İsrailin Gazzede gerçekleştirdiği katliamları lanetliyor, saldırılarda şehit olan Filistinli kardeşlerime Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.


N0.: 700  Tarih:  03.01.2009   Saat:   19:22
Kaleme alan:  NEBAHAT , KÖKSALAN

Katıldığı şehir veya ülke:  MANİSA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

YENİ YILINIZI EN İÇTEN DİLEKLERİMİZLE KUTLAR,YENİ YILIN HUZUR BARIŞ VE MUTLULUK GETİRMESİNİ DİLERİZ......
SAMİ.NEBAHAT KÖKSALAN.......

Sayfa: |01| |02| |03| |04| |05| |06| |07| |08| |09| |10| |11| |12| |13| |14| |15|
          |16| |17| |18| |19| |20| |21| |22| |23| |24| |25| |26| |27| |28| |29| |30|
          |31| |32| |33| |34| |35| |36| |37| |38| |39| |40| |41| |42| |43| |44| |45|
          |46| |47| |48| |49| |50| |51| |52| |53| |54| |55| |56| |57| |58| |59| |60|

          |61| |62| |63| |64| |65| |66| |67| |68| |69| |70| |71| |72| |73| |74| |75|
          |76| |77| |78| |79| |80| |81| |82| |83| |84| |85| |86| |87| |88| |89| |90|
          |91| |92| |93| |94| |95| |96| |97| |98| |99| |100| |101| |102| |103| |104|
          |105| |106| |107| |108| |109| |110| |111| |112| |113| |114| |115| |116|
Toplam 3220 Kayıt var

 


 

Powered by Ali Bozdağ