Dalakçı Web sitesi

KONUK SAYFASI


Anasayfa
Videolar
Rehber Kayıt
Görüşler
Yenilendi
Haberler
Amacımız
Bizler
Yarenlik
DAL-DER
Köyümüz
Muzik
Şiirler
Dalakcı Sohbet
Anı / Denemeler
Oyun
Kurum ve kuruluşlar
Sağlık

 

 

Görüşlerinizi aşağıdaki forma ekleyebilirsiniz * olan bölümler mutlaka doldurulmalı :

* Soyisminiz:
* İsminiz:
  Şehir veya Ülke:
* e-Mail:
 varsa Web siteniz:

UYARIYI

Köyüme, Köylüme, eşime, dostuma selam göndermek istiyorum diyorsanız. Anlatacak gülmeceleriniz veya Sayfamız hakkında önerileriniz varsa bu bölümü kullanınız. Lütfen isim ve e-Mail adresi yazmayı unutmayınız. Hiç kimsenin bir başkasını rencide etmemesi ümidi ile.

Rumuzla Yazılan yazılar, Kişi haklarına saldırı sayılabilecek tüm yazılar en kısa zamanda silinir

Mesajınız / Görüşünüz:

                

 


N0.: 476  Tarih:  30.05.2009   Saat:   00:32
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Evet sevgili ÜMİT,
Dert bir değil elvan,elvan...
Neresinden başlayıp neresini yazsam bilemiyorum.
Meseleleri biiir,biiir anlatmışsınız...
Sevgiler

N0.: 477  Tarih:  29.05.2009   Saat:   22:17
Kaleme alan:  TUĞBA , ŞAHİNOĞLU

Katıldığı şehir veya ülke:  ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

RADYOYAA GİREMİYORUMMMM

Sevgili Tuba,
perşembe günü bizden kaynaklanmayan bir sebeple belirli bilgeler sayfamız parolalı bölümlerine ulaşamadi.
umarım sorun sende de kısa süreli olmuş ve ulaşabiliyorsundur.
Ali Bozdağ

N0.: 478  Tarih:  29.05.2009   Saat:   21:59
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

SORUN:

Sevgili Ali Bozdağ,

Bazı arkadaşlarımız sitemizdeki görüşler sayfası ve forum sayfamızdaki yazıları Türkçe yamasını çalıştırdıktan sonradır, bozulma olduğunu ve yazıların okunamaz halde olduğunu bildiriyorlar.Bunun için ne yapılması gerektiği konusunda buradan bir açıklama yaparsanız iyi olacak...
Ya da yamanın kaldırılması,durumun eski haline çevrilmesi mümkün mü ?

Sitemizin teknik patronu sizsiniz.

Dur hemen celallenme "patron" dedikse; :))

Not:PATRON (mecaz) Bir kuruluşta, bir iş yerinde makam bakımından yetkili kimse.

Sevgiler
Hacı Ercan


N0.: 479  Tarih:  29.05.2009   Saat:   20:55
Kaleme alan:  haci mehmet , Özdemir

Katıldığı şehir veya ülke:  almanya stuttgart
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

sayin yusuf köksal merhaba ben bugün radyo ya giremedim sifrem kilitlenmis olabilir buna bir care tesekkürler

N0.: 480  Tarih:  29.05.2009   Saat:   18:26
Kaleme alan:  ümit , köksal

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

*PAVLOV'UN KÖPEKLERI VE REFLEKS KIRILMASI‏*

PROF. DR. KEREM DOKSAT
PSİKİYATRİST

B& #304;LİRSİNİZ, ÜNLÜ RUS FİZYOLOG PAVLOV, KÖPEKLERİNE ET VERİRKEN ZİL
ÇALINCA VE BUNU ÇOK KEZ TEKRARLAYINCA, ZİL SESİNİ İŞİTTİĞİNDE ET
GÖRMEDEN DE HAYVANIN SALYASI AKMAYA BAŞLAR.

BU, "ŞARTLI REFLEKS"TİR.

HAYVANIN "TABİATINDA OLMAYAN" BIR UYARAN (ZİL SESİ), ONU "TABİATINDA
OLAN" ETİ GÖRMÜŞ GİBİ HEYECANLANDIRMAKTADIR.

EĞER SÜREKLİ OLARAK ZİL ÇALAR AMA HİÇ ET GÖSTERMEZSENİZ, BİR SÜRE SONRA ŞARTLI REFLEKS SÖNER.

DEVAMIN SAĞLANMASI İÇİN ARADA BİR ET GÖSTERİLEREK REFLEKS
PEKİŞTİRİLMELİDİ ;R.

HİÇBİRİMİZ DÜNYAYA TÜRK, MEKSİKALI, SÜNNİ VEYA KATOLİK OLARAK GELMEYİZ.

BUNLAR BİZE ÖĞRETİLEN DEĞERLER, BİR BAŞKA DEYİŞLE, ŞARTLI REFLEKSLERDİR.

EĞER PEKİŞTİRİLMEZLERSE, ZAMANLA SÖNERLER.

BIR GÜN PAVLOV'UN ENSTİTÜSÜNÜ SU BASAR. KÖPEKLERİN BIR KISMI BOĞULUR, BIR KISMI DA GÜNLERCE KORKUYLA TİTREŞİR ÇÜNKÜ ÖLÜMDEN ZOR KURTULMUŞLARDIR.

KURTARILABİLEN LER TEKRAR ENSTİTÜYE TOPLANIR.

PAVLOV ZİL ÇALAR, KÖPEKLERDE TIK YOKTUR.

ŞU MÜTHİŞ SONUCA VARIR PAVLOV:

AĞIR TRAVMALAR, ŞARTLI REFLEKSLERİ ORTADAN KALDIRMAKTADIR.

HAYVAN EN DOĞAL, EN İLKEL DURUMUNA GERI DÖNMEKTEDİR.

BIR YANDAN HER GÜN GÜNEYDOĞU ŞEHİTLERİ İÇİN "KANLARI YERDE KALMAYACAK" DENMESİNE RAĞMEN KANLARIN SÜREKLİ "YERDE KALMASI",

BİR YANDAN "ERGENEKON" DENİLEREK BÜYÜK BİR ÇOĞUNLUĞUNUN TEK SUÇU
"ATATÜRK'Ü SEVMEK" OLAN İNSANLARIN SABAHA KARŞI EVLERİNDEN ALINARAK
HAPSE ATILMALARI,

BİR YANDAN ARABA YAKIP POLİSE TAŞ ATARAK GELİŞEN ETNİK KALKIŞMALAR…

HEPSİNİ TOPLARSANIZ, TEMEL GÜVENLİK DUYGUSUNUN ARTIK ZATEN ORTADAN
KALKTIĞINI GÖRÜRSÜNÜZ.

PAVLOV'UN KÖPEKLERİNDEKİ GİBİ, AĞIR TRAVMALARLA BİZİM DE ŞARTLI
REFLEKSLERİMİZ (MİLLİ DUYGULARIMIZ VE TEPKİLERİMİZ) KIRILIYOR.

EMPERYALISTLER SİNSİ SAVAŞLARINDA PSIKOLOJI BİLİMİNİ KULLANIRLAR.

MESELA ERMENILERLE TÜRKLER ARASINDA ULUSAL BIR DÜŞMANLIK MI VAR, ORADA PSIKIYATRIST VAMIK VOLKAN GIRER DEVREYE VE BU DÜŞMANLIĞIN KÖKENLERINI "İNCELER" (!)

BURADA IZLENEN YOL, ABD'NİN TEHDİT OLARAK GÖRDÜĞÜ ULUSLARIN ULUSAL
BİLİNÇLERİNİN, TARİHLERİNİN VE BENLİKLERİNİN SORGULANMASI,
"AŞINDIRILMASI"DIR.

K ISACASI, MILLI DUYGUNUN YOK EDILMESIDIR ETNIK PSİKİYATRİNİN GÖREVI.

BIR ULUSUN ULUSAL BİLİNCİNİ, ULUSAL DUYGUSUNU VE REFLEKSLERİNİ NASIL YOK EDERSİNİZ?

BUNUN DENENMİŞ, SINANMIŞ BİR YÖNTEMİ VARDIR:

"O ULUSUN TARİHSEL VARLIĞINI SORGULAMAYA AÇARSINIZ".

YANİ O ULUSUN TARİHİNİ YENİDEN TARTIŞIRSINIZ.

MESELA TÜRKLER KENDİLERİNİ KAHRAMAN BIR ULUS OLARAK MI GÖRÜYORLAR?

ONLARA NE KADAR KORKAK BIR ULUS OLDUKLARINI GÖSTERMEK GEREKİR.

YA DA TÜRKLER ATATÜRK'Ü ÇOK MU YÜCELTİYORLAR?

ONLARA ATATÜRK'ÜN NE KADAR SIRADAN BİRİSİ OLDUĞUNU GÖSTERMELİSİNİZ.

FARKINDAY SANIZ SON ON YILDIR TAM DA BÖYLESİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ.

"DEMOKRATLIK", "TARTIŞMA KÜLTÜRÜ" ADINA NEYİ TARTIŞIYORUZ VE BİZDEN NEYİ KABUL ETMEMİZ İSTENİYOR?

DİYORLAR Kİ, "SİZ SOYKIRIMCI BIR MİLLETSİNİZ!

ERMENİLE RE SOYKIRIM UYGULADINIZ ..."

BİZ DİYORUZ Kİ, "HAYIR, UYGULAMADIK !"

O ZAMAN DENİYOR Kİ: "TAMAM, MADEM UYGULAMADINIZ, BUNU TARTIŞALIM, ÖYLE SONUCA VARALIM".

SİZE MANTIKLI GELİYOR, "NASILSA SUÇLU DEĞİLİZ, TARTIŞMADAN GALİP
AYRILIRIZ" DİYORSUNUZ.

AMA TARTIŞMA MASASI KURULDUĞUNDA EŞİT BİR TARTIŞMA ŞANSI OLMADIĞINI GÖRÜYORSUNUZ.

BAKIYORSUNUZ, TÜM TELEVIZYONLAR, GAZETELER, "AYDINLAR" SİZİN ERMENİLERİ KATLETTİĞİNİZİ YAYMAYA BAŞLIYOR. KANITLARI VAR MI ?

ELBETTE YOK.

AMA YALAN BİR KEZ YAYILDI MI VE YALANI SÖYLEYENLERİN SAYISI DA YETERİ
KADAR ÇOK OLDU MU, GERÇEĞİN SESİ BASKILANIYOR.

"HAYIR" DİYORSUNUZ, "GERÇEKLERI BİR DE BİZ ANLATALIM",

AMA ANLATAMIYORSUNUZ ÇÜNKÜ TÜM PROPAGANDA KANALLARI SİZE KAPATILMIŞ DURUMDA.

İŞTE O ZAMAN ANLIYORSUNUZ "TARTIŞMAYA AÇMAK" DENİLEN TUZAĞI.

_BU SÜRECİN SONUNDA, ULUSAL GURURU VE HASSASİYETLERI YÜKSEK İNSANLAR BİLE "ACABA" DEMEYE BAŞLIYOR, "ACABA GERÇEKTEN ERMENİLERİ BİZ Mİ KATLETTIK ?"._

"ULUSAL BENLİKTE İLK KIRILMA" YAŞANIYOR...

PSİKOLOJİK HARBİN ETKİSİ BÜYÜK BIR HIZLA BU ŞEKİLDE YAYILIYOR.

SIRA KÜRTLERE GELIYOR.

SIZDEN TARTIŞMANIZI ISTIYORLAR.

TARTIŞMA BAŞLIYOR VE YINE KAYBEDIYORSUNUZ.

BIR DÜŞÜNÜN LÜTFEN, SON DÖNEMDE NELERI TARTIŞMAYA AÇTIK VE ŞİMDİ NEREDEYİZ:

BUGÜN MISAK-I MILLI'YI PEK ÖNEMSEMİYORUZ.

KIRMIZI ÇİZGİLERİ UMURSAMIYORUZ.

TÜRK DİLİNİN ÖNEMİ KALMAMIŞ.

BU ÜLKEDE FEDERASYON DA OLABILIR, ERMENILERDEN ÖZÜR DE DİLEYEBILIRIZ,
KÜRTLERE "BIRAZ" TOPRAK DA VEREBİLİRİZ.

KISACASI, ULUSAL VARLIĞIMIZA AİT HAYATI HER ALANDA KAYBETMİŞ DURUMDAYIZ.

SIRADA NE VAR ?

ATATÜRK VAR ELBETTE...
ÇÜNKÜ ÖNEMLI OLAN, ULUSAL ÖNDERLERİ YOK ETMEK.

O HALDE, ONUN NE KADAR ZALIM BIR DİKTATÖR OLDUĞUNU TARTIŞALIM.

ONUN ZAAFLARINI TARTIŞALIM.

HATTA ONUN ANASINI BİLE TARTIŞALIM.

EVET, EMPERYALİSTLERIN GÜNDEMINDE BU BİLE VAR.

"TARTIŞIN" DIYORLAR,

"BİZ SİZİNLE ÖNDERİNİZİN ANASINI TARTIŞMAK ISTIYORUZ !"

SONRA SIRA SİZİN ANANIZA GELECEK ELBETTE.

HEPİNİZİNKİN E GELECEK...

İŞTE PSİKOLOJIK HARP BUDUR ARKADAŞLAR...

ŞİMDİ YILLAR ÖNCESİNE GİDELİM.

MONDROS IMZALANMIŞ.

DÜŞMAN ASKERLERI İSTANBUL'A ÇIKARTMA YAPIYOR.

MİLYONLARCA TÜRK, SADECE İZLİYOR !

DEMEK Kİ ÖNEMLI OLAN İLK ADIM: "İŞGALİ İZLETTİREBİLMEK"MİŞ.

AMA AYNI ZAMANDA BIR DE MASA KONUYOR ORTAYA:

"TARTIŞACAKSINIZ". ...

TARTIŞMA MASASINDA BİZİM SADRAZAM EFENDİ EMPERYALİSTLERE YALVARIYOR,
"BİRAZ ACIYIN" DİYE.

"İZLEYEREK", "TARTIŞARAK" NEREYE VARABİLİRSİNİZ ?

EMPERYALİSTLER ŞU ANDA BEYİNLERİMİZE VE YÜREKLERİMİZE YÜZYILIN
ÇIKARTMASINI YAPIYOR.

MEHMET AKİF, ÇANAKKALE İÇİN NE DİYORDU ?

"ŞU BOĞAZ HARBİ NEDİR, VAR MI DÜNYADA BİR EŞİ ?

EN KESİF ORDULARIN YÜKLENİYOR DÖRDÜ BEŞİ

TEPEDEN YOL BULARAK GEÇMEK İÇİN MARMARA'YA

KAÇ DONANMAYLA SARILMIŞ UFACIK BİR KARAYA"...

ÇIKARTMA SÜRERKEN IKI TAVIR VARDIR ALINABİLECEK.
BİRİNCİSİ ŞU:

İSTANBUL'DA IŞGALCILERI KARŞILAYAN VE ONLARDAN "TOKAT YİYEN" BIR OSMANLI PAŞASI OLABİLİRSİNİZ VEYA DOLMABAHÇE'DEN ÇIKARTMAYI İZLEYEN BİR PADİŞAH.

BELKİ DE EVİNİN PERDELERİNİ KAPATAN SIRADAN VE SUSKUN BIR TÜRK.

AMA ASLINDA HEPSI AYNI KAPIYA VE AYNI KİŞİLİĞE ÇIKAR:

"İZLERSİNİZ !"

HER ŞEYİ...

YA DA ILK KURŞUNU ATAN HASAN TAHSIN OLURSUNUZ.

HASAN TAHSIN'E KADAR BU ÜLKEDE DÜŞMANA HİÇ KURŞUN ATILMADIĞINI BILMEK NE KADAR UTANÇ VERİCİDİR ASLINDA.

HASAN TAHSIN'I NE KADAR TANIYORUZ ?

ONU "HASAN TAHSIN" YAPAN NEDIR ?

"İLK KURŞUN"DAN ÖNCE DE KURŞUN ATMIŞTIR BU KAHRAMAN ADAM.

HASAN TAHSIN AVRUPA'DADIR VE BIR FILME GIDER. FILMDE TÜRKLER
AŞAĞILANMAKTADIR.

HASAN TAHSİN BU FİLMİ İZLEMEZ, "ÖNCE İZLEYEYİM, SONRA ELEŞTİREYIM" DEMEZ.

ÇIKARIR SİLAHINI, ATEŞ EDER BEYAZ PERDEYE.

FİLM DE ORADA BİTER !

HASAN TAHSİN'İN İNSANİ VE SIRADAN YANIDIR BU.

HİÇBİR İNSAN KENDİSİNE, ANASINA, BABASINA, MILLETİNE, BAYRAĞINA
KÜFRETTİRMEZ.

EN BASİT İNSAN GERÇEĞİDİR BU.

İLKOKULDA BIR ÇOCUĞUN ANASINA KÜFRETMEYE KALKARSANIZ, SİZİNLE "ANASININ DURUMUNU" "TARTIŞMAZ".

BUNUN CEVABI, SURATINIZA YİYECEĞİNİZ BİR YUMRUKTUR.

ÇÜNKÜ ÇOCUĞUN EN İNSANİ VE SIRADAN YANIDIR BU.


ERGENEKON, ERMENİ SORUNU, KÜRT AÇILIMI VE

CAN DÜNDAR’IN "İNSANİ" DENİLEN "MUSTAFA" BELGESELİNİN BAM TELİ
"BURASIDIR"...

PROF. DR. KEREM DOKSAT
PSİKİYATRİST


N0.: 481  Tarih:  28.05.2009   Saat:   00:32
Kaleme alan:  Ali , Bozdag

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili Hasan Tosun,

Parolan üçüncü defa kaydettiğn mail adresine gönderildi.
Posta kutusunu kontrol ettiğinde hala gelmemiş ise mail adresinde bir yanlışlık var demektir. Böylesi bir durumda dalakci@dalakci.net adresine bir mail atarsan sevinirim.

Ali Bozdağ

N0.: 482  Tarih:  26.05.2009   Saat:   16:29
Kaleme alan:  ibrahim , Çetin

Katıldığı şehir veya ülke:  izmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Gazetemizin son sayısı elime ulaştı... daha nice 40.sayılara dileğimle emeği geçen herkesi kutluyorum...

N0.: 483  Tarih:  24.05.2009   Saat:   21:01
Kaleme alan:  hasan , tosun

Katıldığı şehir veya ülke:  antalya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

parolam hala ulaşmadı. Saygılar.

N0.: 484  Tarih:  23.05.2009   Saat:   23:52
Kaleme alan:  ibrahim , ÇETİN

Katıldığı şehir veya ülke:  izmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Çetin ailesinin yeni ferdi Arda, aramıza hoşgeldin ve iyiki de geldin... Uzun bir ömür dileriz...

N0.: 485  Tarih:  23.05.2009   Saat:   18:13
Kaleme alan:  hatice , genç

Katıldığı şehir veya ülke:  urla izmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

hoş geldin küçük memiçik hoş geldin küçük mustafa genç ömrün uzun geleceyin güzel olsun yiğenlerim allah analı babalı eylesin allah hepinizi öpüyoruz genç ailesinden ergül hatice mutlulugunuz daim olsun

N0.: 486  Tarih:  23.05.2009   Saat:   17:13
Kaleme alan:  MAHMUT DOĞAN , KAYIŞLI

Katıldığı şehir veya ülke:  Dalakçı
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Aramıza yeni gelen Dalakçı Ferdlerinden Nele Gül TOSUN, Doruk TOSUN, Arda ÇETİN ve Mustafa GENÇ'e sağlıklı sıhatli uzun ömürler dilerim Allah analı babalı büyütsün. Vatana millete hayırlı evlatlar olması temennisiyle mutlu yarınlar dilerim.
DAL-DER BAŞKANI
MAHMUT DOĞAN KAYIŞLI


N0.: 487  Tarih:  23.05.2009   Saat:   10:08
Kaleme alan:  Adem , Bozdag

Katıldığı şehir veya ülke:  Duesseldorf
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Kueresel Kriz,issizlik orani.
Irak Savasi,insan pazari.
Dini politikaya kul ederek,
Tuerkiyenin amerika kulu olarak devam yasamasi.

Ahhhh Atam aaaahhhhh....iyki yoksun. Nasil dayanirdin sen bunlara.

Ic ve dis borc dusmus diyorlar,
Dolar deger kaybetmis bilmiyorlar,
Özeslestirmek sloganiyla,
Artik saglik bile parayla.

Aaahhh Atam aaahhhh....iyki yoksun. Nasil dayanirdin sen bunlara.

Kapitlazim diye bagiranlar.
Devlet yardimi altinda, halk vergisine dayananlar.
3 is yeri yaratip, binlercesini kaptanlar.
Camide okumus, ilimden anlamaz Prof. Dr. cikaranlar.

Aaahhh Atam aaahhh....iyki yoksun. Nasil dayanirdin sen bunlara.


Sevgi ve Saygilarimla
Adem Bozdag





N0.: 488  Tarih:  23.05.2009   Saat:   09:50
Kaleme alan:  Adem , Bozdag

Katıldığı şehir veya ülke:  Duesseldorf
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili Buelent Abi,

Dalakcinin yeni ferdi Mustafa Genç'e Hosgeldin duenyamiza derim. Saglikli, mutlu ve de basarili bir yasam dilerim.
Tekrardan gözuenuez aydin.

Saygilarimla, Adem Bozdag

N0.: 489  Tarih:  23.05.2009   Saat:   03:18
Kaleme alan:  Murat KÖKSAL ( Tapanoğlu ) , .

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi




Her zaman olduğu gibi yine bir mahlûk ortalığı velveleye vermekte, Sanırım bu zat bilinçsiz bir tüketiciye benzemekte, biraz kendisine bilgi verelim derim.
Öncelikle kominist değil komünist yazılır komün yaşamdan gelir kelime kökü olarak paylaşım demektir buda yani özel mülkiyetin kalkması. Üretim araçlarının ortak olmasıdır tabii ki özel mülkiyetin kalkmasıyla babalarımızın, bizlerin zor bela kazanıp yemeyip biriktirdiği parasıyla aldığı evinin yâda açtığı dükkânının elinden alınmasını anlamayın sakın. Özel mülkiyetin kalkması derken zorlunun fabrikasının, sabancının fabrikasının kamulaştırılmasından bahsediyoruz emrinde binlerce insanı asgari ücretle gece gündüz çalıştıran ama kendileri vantuz gibi işçilere yapışıp kanlarını emenlerin özel mülkiyetinin kamulaşması...
Sosyalizm komünizmin bir önceki aşamasıdır. Yani proletarya demokrasisi sosyalizmde herkese emeğine göre ücret verilir ama sosyalizmde yaşamak için gereken tüm şeyler devlet tarafından karşılanır ama bunun karşılığında sen devlet için çalışırsın yani sabancının fabrikası devletin olur sen orada çalışırsın ve bunun karşılığında devlet barınma, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlarını karşılar. Sosyalizmde paran olmadığı için okula gidememe gibi bir şey olamaz yâda paran olmadığı için hastane kapılarında ölmen beklenmez. Yada emekli maaşı kuyruğunda maaşını çaldırma olamaz. Çünkü bizler insanız ve yaşamak en doğal hakkımız ama kapitalizm bizlerin yaşamasına izin vermiyor...
Komünizmde sınıflar kalkmıştır yani işçi ve patron sınıfı olmaz herkes eşittir bütün dünya ülkeleri sosyalizme geçmeden komünizme geçilmez...
Marx tarihi 6 evreye ayırır: ilkel komünal toplum, köleci toplum, feodalizm, kapitalizm, sosyalizm ve komünizm. İlk baştaki 3 evre yaşanmıştır ve biz 4. evredeyiz yani kapitalizmi yaşıyoruz.
Ayrıca sosyalizm mücadelesi sadece yoldaş diyerek ve devrim masalları okumakla veya içki masalarında uzaklarda olmaz. Sosyalizm mücadelesi alanlarda, okullarda, fabrikalarda, atölyelerde verilir...
Bir öğrenciye günde 10 TL vermeden okula gönderemiyorsanız, 1500 TL bıçak parası vermeden ameliyat olamıyorsanız, yanılmıyorsam 500 TL olan asgari ücretle çalışıyorsanız, 400 TL ev kirasını zor veriyorsanız, bunları dile getiren insanları dinsiz, ateist komünist diye suçlamalarınız doğaldır. Suçlayan insanlar yukarıdaki şartları kabullenmiş olan insanlar olmalı ki zaman zaman isimsiz olarak gelip ortalığı karıştırmaktalar. Gördüğünüz gibi sosyalizmde ısrar etmek yaşama hakkını istemektir. Ama kapitalizmde yaşama hakkın yok paran yoksa yaşamaya hakkında yok.
Umarım bu kadar şeyden gizli olarak yazı yazan kişi bir şeyler kapmıştır.


N0.: 490  Tarih:  22.05.2009   Saat:   23:34
Kaleme alan:  Tevfik , Genc

Katıldığı şehir veya ülke:  Hannover
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Ailemizin yeni ferdine Hosgeldin der saglikli ve mutlu bir yasam dilerim
Nimet ve Mustafaya mutluluklar dilerim
Tevfik Genc

N0.: 491  Tarih:  22.05.2009   Saat:   23:08
Kaleme alan:  Hakan , BOZDAĞ

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

İndim seyran ettim Firengistan'ı
İlleri var, bizim ile benzemez
Levin tutmuş goncaları açılmış
Gülleri var, bizim güle benzemez

Göllerinde kuğuları yüzüşür
Meşesinde sığırları böğrüşür
Güzelleri türkü söyler, çığrışır
Dilleri var, bizim dile benzemez

Seyr edüben gelir Karadeniz'i
Kanları yok, sarı sarı benizi
Öğün etmiş, kara domuz etini
Dinleri var, bizim dine benzemez

Akılları yoktur, küfre uyarlar
İmanları yoktur, cana kıyarlar
Başlarına siyah şapka giyerler
Beyleri var, bizim beye benzemez

Karac'oğlan eydür, dosta darılmaz
Hasta oldum, hatırcığım sorulmaz
Vatan tutup bu yerlerde kalınmaz
İlleri var, bizim ile benzemez
KARACAOGLAN www.geycek.de

N0.: 492  Tarih:  21.05.2009   Saat:   13:02
Kaleme alan:  tevfik , Genc

Katıldığı şehir veya ülke:  Hannover
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Köyümüze,ve Haci Ercan,abimize yapilan bu cirkin saldiriyi nefretle kiniyorum. Insanin,Özgür,Demokratik,ve Tambagimsiz bir Dünyada,Esitce,Kardesce Insanin insani sömürmedigi,Savas larin Silahlarin ve sinirlarin olmadigi bir düzeni istemek
(Avrupada sinirlar kalkti)Koministlik se ben koministim

Kimligini saklayarak milliyetcilik taslayan Yaratik sunu iyi bil ki senden daha cok Milliyetci senden daha cok Uluscu senden daha cok Türkiyeyi seviyoruz senden daha cok Milliyetciyiz ki düsüncelerimizi ve acik kimligimiz yaziyoruz Sende de birazcik yürek varsa kimligini saklamazsin Bizde korkmana gerek yok bizim Silahimiz, Bicakimiz, Topumuz, Tüfegimiz yok Tek silahimiz düsüncemiz

Sayin Haci Ercan ,Ali, Necati, Murat,Hakan ve diger emegi gecen emektarlara saygi ve selamlarimi iletir basarilar dilerim

Tevfik Genc


N0.: 493  Tarih:  20.05.2009   Saat:   21:53
Kaleme alan:  Ali , Bozdağ

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Internet çağı ve olankları cahilleri böyle gün ışığına çıkartır.
dün Hacı ağabeyimize yapılan saldırı İstanbul Kadıköy internet sunum şirketi telekom abağlı bir hattan yapılmıştır.
yolu birgün yine buralara düşer.
o zaman bu pısliğin kim olduğunu daha iyi biliriz.

Hacı abi silmemekle iyi etmişssin takip şansım oldu. eğer silersen silmeden önce en alttaki bölümü kaydedip gönderirsen sevinirim.
Bazı bilgiler aşağıda yeralmaktadır.

saygılarımla
Ali bozdağ



Details zur IP-Adresse 81.214.87.96
% This is the RIPE Whois query server #3.
% The objects are in RPSL format.
%
% The RIPE Database is subject to Terms and Conditions.
% See http://www.ripe.net/db/support/db-term s-conditions.pdf

% Note: This output has been filtered.
% To receive output for a database update, use the "-B" flag.

% Information related to '81.214.87.0 - 81.214.87.255'

inetnum: 81.214.87.0 - 81.214.87.255
netname: TurkTelekom
descr: ADSL-ALC-Kadikoy-Static Pool
country: tr
admin-c: TTBA1-RIPE
tech-c: TTBA1-RIPE
status: ASSIGNED PA
mnt-by: as9121-mnt
source: RIPE # Filtered

role: TT Administrative Contact Role
address: Turk Telekom
address: Bilisim Aglari Dairesi
address: Aydinlikevler
address: 06103 ANKARA
phone: +90 312 313 1950
fax-no: +90 312 313 1949
e-mail: abuse@ttnet.net.tr
admin-c: BADB3-RIPE
tech-c: ZA66-RIPE
tech-c: NO638-RIPE
tech-c: SO351-RIPE
nic-hdl: TTBA1-RIPE
mnt-by: AS9121-MNT
source: RIPE # Filtered

% Information related to '81.214.0.0/16AS9121'

route: 81.214.0.0/16
descr: TurkTelecom
origin: AS9121
mnt-by: AS9121-MNT
source: RIPE # Filtered

% Information related to '81.214.0.0/17AS9121'

route: 81.214.0.0/17
descr: TurkTelecom
origin: AS9121
mnt-by: AS9121-MNT
source: RIPE # Filtered




N0.: 494  Tarih:  20.05.2009   Saat:   17:49
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili Ümit,boş ver diyeceğim ama ne çare, bu tür zavallılara da üzülmek bize düşüyor.

Durduk yerde böyle rüyasında görmüş gibi gelişlerine bir anlam veremiyorum.Mutlaka bir acıları olmalı ama nedir ?

Son günleri düşünüyorum; aklıma bir tek şu cevap geliyor;
kesinlikle Ankara/Tandoğan mitingi batmıştır ya da Türkan hocanın cenaze merasimi. Başka ne olabilir ki ?

Bu tür insanlar, ekmeklerini kimin çaldığını bilemiyecek kadar körler ...

Duyarlı bütün dostlara teşekkürler.

Saygılarımla,
Hacı Ercan

N0.: 495  Tarih:  20.05.2009   Saat:   17:20
Kaleme alan:  ümit , köksal

Katıldığı şehir veya ülke:  ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili dostlar...

Gerçekten şaşırıyorum yaa... İnanın nasıl bir ülke olduk millet
olduk biz allahaşkına...
Bir çocuk gibi , yok yok devekuşu gibi saklandığı yerden birisi
birileri çıkıyor ve bir köye hakaret etmeyi edebilmeyi sırf kendi
gibi düşünenler olmadığı için hak sayabiliyor...
gerçekten inanamıyorum yaa...
Hadi bizlere saygın yok. Kendinedemi saygın yok be hey vicdansız
be hey şaşkın , be hey utanmaz..
Farklı düşünebilirsin onun farklı düşünenlerede saygı duyman
gerekir. Saygı duyman kabul ettiğin anlamına da gelmez. Kendine
güveniyorsan inanıyorsan çıkarsın fikirlerini çatır çatır
savunursun.. Korkakça , alçakça bir köşeden hakaret edip geriye
çekilip pis pis sırıtarak dışardan izlemezsin..
Aslında sana ve senin gibilere bu kadar kelime bile lüzumsuz ve
haybeye ama neyleyim dayanamadım...
Farklı düşünmene bir şey demeyeceğim ama bir an evvel karakterini
düzeltmeni umut ediyorum..




N0.: 496  Tarih:  19.05.2009   Saat:   22:42
Kaleme alan:  Hakan , Bozdağ

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

saldırı ve şahsiyetsizliği yapan şahsiyetsiz şahısın mail adresi can@mynet.com ahaliye duyurulur,,BENDEN SELAM OLSUN DALAKCI'YA MUCUR'A GEYCEGE...AYDOOOSSSSSSS

N0.: 497  Tarih:  19.05.2009   Saat:   22:41
Kaleme alan:  Nami , Sahin

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

"JJ" takma adıyla yazana hitaben
-------------------------------------- -

SEVMEK

Mustafa Kemal'i sevmek…

Özgürlüğü ve bağımsızlığı sevmek…

Bunları karakter, yani ruh, öz, omurga olarak kabul edenleri sevmek.

Mustafa Kemal'i sevmek… Fikri hür, ilmi hür, irfanı hür olanları sevmek…

Mustafa Kemal'i sevmek…

Yoksul, yürekli, namuslu,yalansız, riyasız, pazarlıksız…Tertemiz alnından vurulup düşen hem de daha , bir tek kurşun atmadan, o istedi diye Allah deyip şehitlik için ileri atılan dedelerimiz, Eğinli dedem, Ali Çavuş gibi sevmek…

Mustafa Kemal'i sevmek …

Kopan bacağını tüfeğinin dipçiğinin kayışıyla bağlayıp savaşarak ölen Ezineli Yahya Çavuş gibi sevmek… Çanakkale'de 19. Tümen 'in her bir neferi gibi sevmek…

Sevmek… Ölmeyi emreden birini, Mustafa Kemal'i sevmek… Ölenleri dün olduğu gibi bugün de anlamak:

"Benimle beraber burada muharebe eden askerler kesin olarak bilmelidir ki, bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım."

Sevmek …Mustafa Kemal'i sevmek… Dün olduğu gibi bugün de bir adım geri gitmeyenleri ,gitmeyecekleri sevmek…

Mustafa Kemal'i Sevmek… Ölümden kaçarken durup onu dinleyip ölüme koşmak…

Sabah saatlerinde Mustafa Kemal 57.Alay'ı bir batarya ile Koca Çimen Tepe istikametinde harekete geçirdi. Kendisi de durumu izlemek için Conk Bayırı'na çıktığında Arı Burnu tarafından erlerin çekilmekte olduğunu gördü. Seslendi:

"Niçin kaçıyorsunuz?"

"Efendim düşman" dediler

"Nerede?"

&quo t;İşte, diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.

Düşmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış ve ileri doğru yürüyordu. Askerlere,

"Düşmandan kaçılmaz" dedi.

"Cephanemiz kalmadı" dediler.

"Cephaneniz yoksa, süngünüz var," dedi. "Ve bağırarak süngü taktırdı. Yere yatırdı... Ölmeyi emretti…Öldüler…

O anlatıyor:

"Yalnız size 'Bomba Sırtı olayını' anlatmadan geçemeyeceğim. Karşılıklı siperler arasında mesafemiz 8 metre, yani ölüm kesin... Birinci siperdekiler hiç biri kurtulamamacasına hepsi düşüyor; ikincidekiler onların yerine giriyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Öleni görüyor, 3 dakika kadar sonra öleceğini biliyor, en ufak bir duraksama bile göstermiyor. Sarsılmak yok! Okuma bilenler ellerinde Kuran-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler Kelime-i Şahadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren hayrete ve tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale Muharebesini kazandıran bu yüksek ruhtur."…'

Mustafa Kemal'i sevmek… Ölesiye sevmek… Dün değil bugün gibi sevmek… Bugün de ölmeyi bilmek..

Ölen çocuklarının ardından Avusturalyalı annelerin acısını dindiren,onlara :
"Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız huzur içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar, gözyaşlarınızı siliniz. Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler, onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır."


Diyebilen Mustafa Kemal'i sevmek.

"Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.

Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu
Paşalar: "Üç", dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkla akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı" …

Atladı…Bir ayağı İzmir' de bir ayağı Ankara'da dimdik durdu… Sevmek.. Mustafa Kemal'i Nazım gibi sevmek…



Cumhuriyetini emanet ettiği gençler gibi sevmek… 23 Nisan çocukları gibi sevmek. Dünyanın en aydınlık yüzü Türk kadınları gibi sevmek…

Mustafa Kemal'i sevmek… Kütahya'da Kurtuluş savaşının ortasında, 2 yıldır görmediği oğlunun sekiz ay önce hastalıktan öldüğünü duyup el defterine, " oğlum İzzet sekiz ay önce ölmüş." diye not düşüp savaşa devam eden, İsmet Paşa kadar sevmek…

Osmanlı Genelkurmay Başkanı ve Mareşali iken rütbelerini sıyırıp, onunla Anadolu'ya geçip yeniden kavgaya tutuşacak Fevzi Çakmak Paşa kadar sevmek.

Mustafa Kemal'i sevmek… Erzurum'da bir yalnız adama, silahlarını teslim etmemiş tek Osmanlı ordusu olan 9 kolorduyu kendisiyle birlikte teslim edecek kadar çok inanıp, emrine girip, cenk edip, barışta karşı durup, ciltlerce kitap yazacak Kazım Karabekir Paşa kadar sevmek…

Mustafa Kemal'i sevmek…Yağan yağmur altında,ayaklar çıplak yürürken hastalıktan,açlıktan ateşler içinde yanan bebesinin üzerindeki örtüyü alıp, cephane yüklü kağnının üzerine örten analar kadar sevmek…

Mustafa Kemal'i sevmek… Kadın olup aşık olduğun adamdan, evladından, anandan, babandan daha çok sevmek Mustafa Kemal'i…

Anlamak o kadınları, onları anlamak için kendilerini kurtarmaya gelen askerleri " Kemal'in askerleri" diye selamlamalarını anlamak, Afyon'da, Antep 'de, Maraş 'da, Eskişehir'de yani Anadolu'da, düşman işgali altında tecavüze uğrayıp, ölmemek…O acılar içinde sağ kalmak…Herkesin sattığı, terk ettiği, arkadan vurduğu ,hançerlediği bir halkı elinden tutup kaldırmak. Yokluğunu yokluklarına, gözyaşlarını gözyaşlarına, azmini, azimlerine ekleyip onlara haydi diyebileni sevmek… Yaşama azminin adının Mustafa Kemal olmasını anlamak… Namusun adının Mustafa Kemal olmasını, onurun, erdemin adının Mustafa Kemal olmasını anlamak… Bu toprağın kadını, erkeği, evladı olmak…

Mustafa Kemal'i sevmek, tecavüze uğrayan o Anadolu kadınları gibi sevmek, tecavüzden kurtarılan o Anadolu kadınları analarımız, bacılarımız, kardeşlerimiz gibi sevmek… Dinimizi, milletimizi, devletimizi kurtaranları, Kemal'in askerlerini sevmek… Acıyı bilenler, unutmayanlar,unutmayacaklar gibi sevmek…

Mustafa Kemal'i namus bilmek…

Sevmek… İzmir'de ki o sevda anıtı gibi dimdik durmak…İzmir'e ilk giren Kemal'in askerlerinin Yunan askerleri tarafından şehit edilmesi üzerine o anıta Mustafa Kemal'in Türkiye'nin macerasını anlattığı Nutuk 'da kavgasının parolası ve işareti olarak yazdığı "Vatan ve Namus" diye yazan İzmirliler gibi sevmek ...

Mustafa Kemal'i sevmek… Vatan ve Namus gibi sevmek…

Mustafa Kemal'i Vatan ve Namus bilmek… Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür gençler gibi sevmek… Bağımsızlığı ve özgürlüğü sever gibi sevmek…Gelişmiş,büyük Türkiye'yi sevmek…

Cumhuriyet'i…Devrimciliği… Milliyetçiliği…Halkçılığı…Laikliği…D evletçiliği sever gibi sevmek…

Mustafa Kemal'i sevmek…

Anti emperyalizmi sever gibi, sömürgeciliğe karşı duranları sever gibi… Türkiye'nin çınarlarını, çiçeklerini,bozkırını, bataklıklarını,denizlerini, havasını, kuşunu, kurdunu sever gibi ….

Dünyanın aç ve yoksul çocuklarını sever gibi, çocuklarımızı sever gibi, insanları, doğayı sever gibi, dünyayı, iyiyi,doğruyu,güzeli sever gibi sevmek…

Ulusalcılar gibi sevmek…

Mustafa Kemal'i sevmek…

Kursağından haram lokma geçmemiş çocuklar gibi sevmek…

Hazreti Ömer'i bile kıskandıracak o büyük ahlakı sevmek… Yaratıp, kazanıp, anasının ak sütü gibi helal mallarının hepsini, ölünce milletine bağışlayanı sever gibi sevmek…

O'nun kalpaklı fotoğrafı ellerinde ,oğullarının al bayrağa sarılı naaşlarının önünde "Devlet , millet sağ olsun" diyen şehit anaları gibi sevmek…

Mustafa Kemal'i sevmek…

Elmalılı hoca Mustafa Yazır gibi , Tuncelili Diab Ağa gibi sevmek…

Kurtuluş savaşında tebdili kıyafet gezen Galip Hoca gibi sevmek…Sonra barışta Celal Bayar olup kavgalardan geçip, ölmeden önce " Atatürk seni sevmek ibadettir" diyerek sevmek…

İzmir'de Yunan'a ilk kurşunu sıkan gazeteci Hasan Tahsin'in ruhunu şad edip, beş yıl sonra düşmanı kovup namusu ve şerefi yerden kaldırıp; İzmir'de , büyük kısmı hain iğfasına uymuş, İstanbul gazetecilerini toplayıp:

" Türkiye basını, milletin hakiki sada ve iradesinin belirtisi olan Cumhuriyet'in etrafında çelikten bir kale vücuda getirecektir. Bir fikir kalesi, zihniyet kalesi. Basın mensuplarından bunu talep, Cumhuriyetin hakkıdır…" diyen Mustafa Kemal'i, doğumunun 125. yılında vefa ve minnet duygularıyla ilk günkü gibi sevmek…

O'na karşı görevini yerine getirememenin utancıyla manda yürekleri çatlayıp ölemeyenler, intihar bile edemeyen dönekler,korkaklar, alçaklar, hainler, satılmışlar gibi değil…

Mustafa Kemal'i Türk halkı gibi sevmek, Türk milleti gibi sevmek, Türkiye gibi sevmek, namuslu gazeteciler, yazarlar, yayıncılar gibi… Abartısız, yalansız, sade, duru, basit… Kanaltürk gibi sevmek…

Mustafa Kemal'i sevmek… Onun bildiği gibi, "memleketimizin halini, ihtiyacını milletimizin elemlerini ve emellerini" bilmek…

Mustafa Kemal'i sevmek…

Sevdasını Vatan…

Sevdasını Namus…

Sevdasını Bayrak…

Sevdasını Türkiye bilenler gibi sevmek…

Esaret altında yaşamaktansa…

Bu yoksul ve bitap milleti ayağa kaldıramamaktansa…

Onun kazanımlarını koruyamamaktansa…

Türkiye'yi muassır medeniyete, çağdaş; bilimde teknolojide, eğitimde, sağlıkta, adalette, emekte gelişmiş, çalışanın kazanacağı,eşit,kardeş, özgür insanların yaşadığı ülkelerin düzeyine ulaştıramamaktansa…

Türkiye'yi tam bağımsızlık ilkesiyle yönetememektense…

Türkiye'yi bilimden, aydınlıktan koparıp şeriata, karanlığa, irticaya, şeyhlere, tarikatlara teslim etmektense…

Dağlarda çoban ateşleri yakacaklar gibi sevmek…

Mustafa Kemal'i sevmek "Vatan ve Namus" demek…

Başka da hiçbir şey demek değil…

Düşmanlarına, döneklere, eski ve yeni mandacılara, takiyecilere, yalancılara, bin bir suratlı para kölelerine, mezarının önünde ağlayıp eğilip, sana ve devrimlerine kalleşlik edenlere inat…

Seni her zamankinden daha çok seviyoruz…

ALINTI

Tuncay Ozkan

N0.: 498  Tarih:  19.05.2009   Saat:   20:54
Kaleme alan:  Efrayim , Genç

Katıldığı şehir veya ülke:  izmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

atatürkçülük yolunun yılmaz neferi sevgili hocam bıraktığın yolda senler oluşacağına hiç kaygın olmasın gerçekten senin senliğini insanlık çoook geç anlayacak ama bilesin seni gericilik asla unutamayacak çünki onların en korkulu yaşamlarıyıdın sen yinede rahat uyu senin attığın tohumlar hep yeşerecek
onlar senin kaldığın yerde devam edio sana saygısızlarında aklı başına gelecek
canım hocam


N0.: 499  Tarih:  19.05.2009   Saat:   19:22
Kaleme alan:  Tevfik , Genc

Katıldığı şehir veya ülke:  Hannover
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Türkan Saylan Hocam senin biraktigin Bayragi tasiyacak yüzbinler yetistirdin,Sen ebedi istirhatgahinda rahat uyu seni hep saygiyla anacagiz,Ruhun sadolsun
Tüm sevenleri nin basisagolsun

Tevfik Genc

N0.: 500  Tarih:  19.05.2009   Saat:   18:15
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Aydınlık yarınların aydın neferi TÜRKAN SAYLAN hoca, seni çok,çok arayacak ve özleyeceğiz.

Gider ayak ,"artık işim kalmadı" desen de daha yapılması gereken o kadar iş var ki !
Gözün arkada kalmasın hocam, yolunda yürüyecek çok nefer var daha...
Diktiğin fidanların boyunu seyredemeden aramızdan ayrıldın.
Bizleri çok üzdün be hocam...
Rahat uyu,bu sadece nöbet değişimi.

Saygılarımla,
Hacı Ercan

Sayfa: |01| |02| |03| |04| |05| |06| |07| |08| |09| |10| |11| |12| |13| |14| |15|
          |16| |17| |18| |19| |20| |21| |22| |23| |24| |25| |26| |27| |28| |29| |30|
          |31| |32| |33| |34| |35| |36| |37| |38| |39| |40| |41| |42| |43| |44| |45|
          |46| |47| |48| |49| |50| |51| |52| |53| |54| |55| |56| |57| |58| |59| |60|

          |61| |62| |63| |64| |65| |66| |67| |68| |69| |70| |71| |72| |73| |74| |75|
          |76| |77| |78| |79| |80| |81| |82| |83| |84| |85| |86| |87| |88| |89| |90|
          |91| |92| |93| |94| |95| |96| |97| |98| |99| |100| |101| |102| |103| |104|
          |105| |106| |107| |108| |109| |110| |111| |112| |113| |114| |115| |116|
Toplam 3220 Kayıt var

 


 

Powered by Ali Bozdağ