Dalakçı Web sitesi

KONUK SAYFASI


Anasayfa
Videolar
Rehber Kayıt
Görüşler
Yenilendi
Haberler
Amacımız
Bizler
Yarenlik
DAL-DER
Köyümüz
Muzik
Şiirler
Dalakcı Sohbet
Anı / Denemeler
Oyun
Kurum ve kuruluşlar
Sağlık

 

 

Görüşlerinizi aşağıdaki forma ekleyebilirsiniz * olan bölümler mutlaka doldurulmalı :

* Soyisminiz:
* İsminiz:
  Şehir veya Ülke:
* e-Mail:
 varsa Web siteniz:

UYARIYI

Köyüme, Köylüme, eşime, dostuma selam göndermek istiyorum diyorsanız. Anlatacak gülmeceleriniz veya Sayfamız hakkında önerileriniz varsa bu bölümü kullanınız. Lütfen isim ve e-Mail adresi yazmayı unutmayınız. Hiç kimsenin bir başkasını rencide etmemesi ümidi ile.

Rumuzla Yazılan yazılar, Kişi haklarına saldırı sayılabilecek tüm yazılar en kısa zamanda silinir

Mesajınız / Görüşünüz:

                

 


N0.: 26  Tarih:  21.07.2010   Saat:   10:09
Kaleme alan:  Hakan , BOZDAĞ

Katıldığı şehir veya ülke:  Keçiören - ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Ümmügülsüm yengeye Allah'tan rahmet sevdiklerinede başsaglıgı dilerim..Mekanı cennet olsun

N0.: 27  Tarih:  21.07.2010   Saat:   00:55
Kaleme alan:  Halil Ibrahim , Demir

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Ümmügülsüm yengeye Allahtan rahmet, tüm ailesine ve yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.
Halibo ve Güler

N0.: 28  Tarih:  20.07.2010   Saat:   22:14
Kaleme alan:  AHMET , ŞAHİNER

Katıldığı şehir veya ülke:  ANTALYA BELEK
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Ümmügülsüm ablanın topragı bol olsun yakınlarının başı sagolsun

Songül & Ahmet ŞAHİNER

N0.: 29  Tarih:  20.07.2010   Saat:   21:30
Kaleme alan:  Mehmet , Köksal

Katıldığı şehir veya ülke:  Almanya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Ümmüsün halaya Allahtan rahmet ,Ailesi ve yakinlarina sabir ve bas sagligi diliyorum mekani cennet olsun........

N0.: 30  Tarih:  20.07.2010   Saat:   19:37
Kaleme alan:  Tevfik , Genc

Katıldığı şehir veya ülke:  Hannover
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Ümmügülsüm ablaya allahtan rahmet,geride kalinlara sabir ve bassagligi dileriz.
Mekani cennet olsun

Tevfik Genc ve Ailesi

N0.: 31  Tarih:  20.07.2010   Saat:   18:06
Kaleme alan:  Süleyman , Kaya

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Ümmügülsüm Yenge´ye Allahtan rahmet. Ailesine ve yakınlarına sabırlar diliyoruz.
Nuran&Süleyman KAYA Ailesi

N0.: 32  Tarih:  20.07.2010   Saat:   18:04
Kaleme alan:  Nami , Sahin

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Ümmüsün dezeme Allah'tan Rahmet, kederli Ailesine bassagligi ve sabir diliyorum.


Nami Sahin

N0.: 33  Tarih:  20.07.2010   Saat:   16:24
Kaleme alan:  Sadi , Erbas

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Ana Sayfadaki Resimdeki gibi hep Gülen neseli olan Ümmüsün (Ümmügülsüm) Yengeme Allahtan rahmet, kederli ailesine bassagligi diliyor Acilarini paylasiyorum.
Topragi Bol mekani CENNET olsun..


N0.: 34  Tarih:  20.07.2010   Saat:   12:14
Kaleme alan:  arif , Köksal

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara Türkiye
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Bu acılı gününüzde acınızı paylaşıyor. Ümmügülsüm Ablaya . Allahtan rahmet Dilerim Topragı bol olsun kederli Ailesine sabırlar diliyoruz.

Arif köksal. Ailesi

N0.: 35  Tarih:  20.07.2010   Saat:   11:58
Kaleme alan:  ERSAN , ŞAHİN

Katıldığı şehir veya ülke:  KIRŞEHİR
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

HAYDO OGLU ÖĞRETMEN DURMUŞ ŞAHİNİN TORUNU, ERSAN- NAFİYE ŞAHİN OĞULLARI ÖNCÜ ŞAHİN İN DÜĞÜN TÖRENLERİ BULUNMAKTADIR.
23/07/2010 TARİHİNDE 20,30 ŞEHRİ GÜL DÜĞÜN SALONUNDA YAPILACAKTIR. KATILMAK İSTEYEN EŞ DOST VE YAKINLARA DUYRULUR.

N0.: 36  Tarih:  20.07.2010   Saat:   11:51
Kaleme alan:  ERSAN , ŞAHİN

Katıldığı şehir veya ülke:  KIRŞEHİR
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

ERSAN- NAFİYE ŞAHİN OĞULLARI ÖNCÜ ŞAHİN İN DÜĞÜN TÖRENLERİ BULUNMAKTADIR.
23/07/2010 TARİHİNDE 20,30 ŞEHRİ GÜL DÜĞÜN SALONUNDA YAPILACAKTIR. KATILMAK İSTEYEN EŞ DOST VE YAKINLARA DUYRULUR.

N0.: 37  Tarih:  20.07.2010   Saat:   08:20
Kaleme alan:  Ali , Bozdağ

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

H. Halil eşi
Ümmügülsüm Köksal Bu sabah saat 01:00 de Hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Sevgili arkadaşım yusuf Başata olmak üzere tümsevenlerinin başı sağolsun.
Ümmügülsün Köksalın naaşının Türkiyeye gelmesi işlemeleri tamamlandıkdan sonra bilgileri sayfamızda bulacaksınız.
Ali Bozdağ


N0.: 38  Tarih:  19.07.2010   Saat:   16:45
Kaleme alan:  Demet & Yasin , Ardic

Katıldığı şehir veya ülke:  almanya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

tsk ederiz günel abla ve orhan abi insallah sizin ufaklikda en kisa zamanda aramiza katilir :-)

Demet & Yasin Ardic

N0.: 39  Tarih:  16.07.2010   Saat:   18:42
Kaleme alan:  Günel , Erdem

Katıldığı şehir veya ülke:  Salzgitter
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Merhabalar,
Demet ve Yasin ciftinin ikiz goncalarina ve aileye saglikli ve mutlu ömürler diliyoruz.
Günel-Orhan
Erdem

N0.: 40  Tarih:  13.07.2010   Saat:   23:26
Kaleme alan:  Hakan , Bozdağ

Katıldığı şehir veya ülke:  Keçiören - ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

^^^^^^Eğer bugün elimiz kalem tutuyorsa onlara borçluyuz.^^^^^^

Solcuysan Emperyalizmi yendiler^.

Sağcıysan Milletini kurtardılar.

Dinliysen Ezanlar onların sayesinde.

Dinsizsen dünyada oluş sebebindir..

Ne olur Şehitlerimizi rahat bırakın, onlar sizler için canlarını verdiler. Daha ne versinler...? BU GÜZEL YAZIDA EMEGİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDERİM.ŞEHİTLERİMİZİ BİR KEZ DAHA SAYGI İLE ANIYORUM


N0.: 41  Tarih:  12.07.2010   Saat:   15:30
Kaleme alan:  Yusuf , Köksal

Katıldığı şehir veya ülke:  Albstadt / ALMANYA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Adım Türkiye

Beşbin yıldır Türk`ün adına saldırılar
Tarihten silmek için olmuştur tuzak
Nice zorlukları aşarak geldik biz
Adım Türkiye soyadım mehmetcik

Arık hatunla ayak bastık doğuya
Alparslan ile yerleştik ebedi yurda
Yaşamın tek gayesidir vatan bayrak
Adım Türkiye soyadım mehmetcik

Dengesiz hareketler sıkar canımı
Korku salar binerim tepelerine
Sıkarım yumruğu ezerim başını
Adım Türkiye soyadım mehmetcik

Domuzların dölleri ayyaş uşaklar
Benim atam tarihim belli zaferle
Oğuzun şanlı soyudur dedemiz Nuh
Adım Türkiye soyadım mehmetcik


Allah`ı yok vatanımı tanımaz dangalak
Ne söylersen söyle duymaz doğruyu
Bedel ağır olur bu ihanetlerde
Adım Türkiye soyadım mehmetcik

Ölçü olacaksa tarihle birlikte
Birkaç kelimeyle anlattım davayı
Özüme aşığım Türk`lüğümde şuur
Adım Türkiye soyadım mehmetcik

Bahri Çelik



N0.: 42  Tarih:  11.07.2010   Saat:   13:35
Kaleme alan:  Birol , Özdemir

Katıldığı şehir veya ülke:  İstanbul
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Yanık Ahmet,

Yeni kitabından dolayı tebrik ederim, ana sayfadakı şiirin de çok güzelmiş.
Kitabı da artık bir şekilde ediniriz herhal. Satıştaysa sorun yok . Sevgiler..

Birol Özdemir

N0.: 43  Tarih:  08.07.2010   Saat:   18:30
Kaleme alan:  Hakan , BOZDAĞ

Katıldığı şehir veya ülke:  Keçiören - ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

TÜM İSLAM ALEMİNİN KANDİLİNİ KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM

N0.: 44  Tarih:  07.07.2010   Saat:   11:18
Kaleme alan:  ÜMİT , KÖKSAL

Katıldığı şehir veya ülke:  MUĞLA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Merhabalar...
Bugün Dernek yönetiminden Süleyman KÖKSAL beni arayarak köyümüzden Alican BOZKURT isimli kişinin yine dernek yönetiminden Mehmet KAYA'yı arayarak Dalakcı web sitesinde şehitlerimiz bölümünde yer alan köyümüz vatandaşı bir şehidimizin kayıtları ile ilgili bilginin yanlış olduğunu belirterek bu şehidimizin isminin bu listeden çıkartılmasını talep ettiğini bildirdi...

Başta bu talebi ve gerekçesini yadırgamak ile birlikte köylümüzün muhakkak elinde sağlam bilgiler ve duyumlar olmalı ki böyle bir müracaatta bulunmak ihtiyacı hissetmiş diye düşündüm ve belgenin kaynak kişisi olarak bir açıklama ve bilgilendirme yapmam gerekliliğine inanarak bu açıklamayı kaleme aldım...

Öncelikle bazı yanlış anlamaları gidermesi bakımından şu hususu özellikle açıklamam lazım...
Evet söz konusu listenin üstünde kaynak kişi olarak benim adım yeralmaktır...
Site editörü arkadaşımız bu listenin benim vasıtamla kendisine ulaştırılması münasebeti ile listeyi siteye koyarken üzerine de kaynak kişi olarak benim adımı yazmıştır...

Söz konusu kayıtlara ise yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 4-5 yıl kadar önce ulaşmıştım...
Kayıtlara ulaşmamın hikayesi de oldukça ilginçtir o dönem görev yaptığım yerin kaymakamı ile bir sohbet ortamında anadolu halkının cefakarlığı , fedakarlığı , kanıyla , canıyla cumhuriyetin kurulması için yaptığı katkıları konuşurken kendi köyümüzün köylülerimizin de o dönemlerde ne yapmış olduğunu merak etmiş ve bu kayıtlara bir şekilde ulaşıp bulup bakma ihtiyacı hissetmiştik...

Bu merakla yaptığımız araştırmalar sonrası bu kayıtlara ilk rastladığım zaman ki gurur ve heyecanımı kelimelerle anlatmam mümkün değil...
O günkü ilk heyecan ve mutluluk sonrası bunu köylülerimizle de paylaşmak istemiştim...
İlk önce dostlar vasıtası ile kayıtlardan birer suret derneğe ve köy muhtarlığına ulaştırmış daha sonra gazetede ve web sitesinde de yayınlayarak bu bilgileri köylülerimizin ilgisine sunmuştuk...
Maksadımız bu kayıtlar üzerinde konuşulmasını sağlayarak yeni bilgiler elde etmek bunlarla ilgili hikayeler söylenceler varsa ortaya çıkarmaktı...
Bu güne değin bu itiraz dışında pek başarılı olduğumuz söylenemez....

Benim konumuma gelince benim konumum burda bu kayıtların ortaya çıkarılması ve köylülerimizle paylaşılmasından ibarettir...
Bahse konu kayıtlar Gn.Kur Bşk.lığının resmi kayıtlarında yer alan tüm vatan sathındaki şehitlerimizle birlikte bizim köylülerimize de ait olan ayrıntılı resmi kayıtları içermektedir...
Dikkat edilirse kayıtlarda şehidin nüfusa kayıtlı olduğu yer , baba adı , hangi birlikte görev yaptığı , nerde ne zaman şehit olduğu ile ilgili bilgiler çok ayrıntılı bir şekilde yer almaktadır...
Bu kayıtlar tarafımdan bulunduğu kaynaktan olduğu gibi alınarak üzerinde hiç bir yorum ve oynama yapılmadan aktarılmıştır...
Söz konusu bilgilerin Gn.Kur.Bşk.lığı kayıtları esas alınarak hazırlanması münasebeti ile yanlışlık olması yok denilecek kadar azdır...
Yine de bir hata mevcutsa istisnadır...
Merak edenler Gn.Kur.Bşk.lığına müracaat ile asıl kayıtları inceleyip şüphe ve meraklarını giderebilirler...

Neticeten bu kayıtlar ile ilgili yanlış bilgi iddiasında bulunup siteden kaldırılmasını talep edenler bu iddialarını söz ve duyumdan ziyade belgeler ile destekleyerek doğrudan site yönetimine müracaat ile bu iddialarını yineleyebilirler...
Bu konu ile ilgili elinde bilgi ve belge bulunanlar bunları site ve dernek yönetimi aracılığı ile bizimle paylaştıkları taktirde daha sağlıklı bir değerlendirme yapmak mümkün olacaktır....
Diğer halde bu iddiaların sözde kalması durumu şehitlerimizin aziz hatırasına saygısızlık ile onların ruhlarını ve yaşayan yakınlarını incitmekten başka bir şeye yaramayacaktır...

Saygılarımla....
< br>

N0.: 45  Tarih:  02.07.2010   Saat:   10:33
Kaleme alan:  oktay , erbaş

Katıldığı şehir veya ülke:  adana
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

2 TEMMUZ UNULTUMAYACAK
SİVAS UNUTULMAYACAK
CANLARIMIZIN RUHU ŞAAD OLSUN

N0.: 46  Tarih:  01.07.2010   Saat:   21:41
Kaleme alan:  zekeriya , kaya

Katıldığı şehir veya ülke:  Erzurum
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Selamlar,
İnönü Hocam eğer mail adresinizi verebilirseniz çok sevinirim, bana okumayı yazmayı öğreten şen şakrak öğretmenimle görüşmek isterim. (Gülveren Köyü 1985-1986)
zkaya@atauni.edu.tr

N0.: 47  Tarih:  21.06.2010   Saat:   13:26
Kaleme alan:  Günel , Erdem

Katıldığı şehir veya ülke:  Salzgitter
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Merhabalar,
Ilhan Selcugumuzu kayip ettik. Hepimizin basisagolsun.

N0.: 48  Tarih:  20.06.2010   Saat:   08:45
Kaleme alan:  Nami , ŞAHİN

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

AL AÇILIMINI BAŞINA ÇAL!

10 şehit, 14 yaralı. Başbakan ortada yok; bakanları da... Nerede Gazze yardımı şehitlerinden sonraki esip gürleyen, feryat figân olan Başbakan? Nerede TV’lerde ağlayan Bülent Arınç? Nerede Filistin bayrakları ile sokaklara dökülen ummetci insanlar? Gören Varsa Banada Söylesin !!!!!!!!!!!

ŞEHiTLERiMiZE ALLAHTAN RAHMET YAKINLARINA SABIR DİLİYORUM.


N0.: 49  Tarih:  15.06.2010   Saat:   19:07
Kaleme alan:  ERDAL ŞAHİN , DAĞÇİFTLİĞİ KÖYÜ RESMİ WEB SİTESİ

Katıldığı şehir veya ülke:  ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

DAĞÇİFTLİĞİ KÖYÜNDE VE ÇEVRE KÖYLERDE KÖY ODASININ ÖNEMİ

1940-1967 yıllarInda, insanların toplanıp sosyal ve ekonomik
sorunlarının tartışıldığı, haber ve bilgi iletişimin yapıldığı “köy odaları”,
bulunurdu. DAĞÇİFTLİĞİ köyünde de Köyün girişi cami ve okulun tam karşısıda BEKİR ÇAVUŞUN
köy odası vardı. Bu köy odasını 1967 yıllarına kadar oğulları devam ettirmişlerdir.
köyümüzdeki ve diğer köylerdeki Köy odaları, köylülerin toplanıp doyumsuz sohbetlerin
yapıldığı bina idi. Köye gelen garip, yolcu, misafir, tacir, çoban,, çerçi gibi insanlar hiç
çekinmeden köy odasına misafir olurlar. Allah rızası için parasız
yiyip, içerler istirahat ederlerdi. Hayvanı için de yem saman verilir. Oda sahibi
için de bu çok büyük bir onurdu.”Odaya gelen
misafire iyi bak.”diye Babadan oğula vasiyet edilirdi
Köy odaları Türk konukseverliğinin en güzel örnekleriydi.Oda sahibi
Odasını erkenden açar Temizliğini yapar, sobasını yakar. Daha
sonra konu komşu da gelmeye başlar. Çaylar kahveler içilir. Odanın dolabında her
an çay ve kahve takımı ve yatak-yorgan hazır bulunur Yaş
olarak büyükse odanın yukarısına oturur, küçükse aşağıya otururdu.
Köyün her türlü sorunlarıorada tartışırlar, orada hallederlerdi. Köy Odası aynı zamanda bir muhtar evi,
muhtar odası işlevini de görür, köyün bütün sorunları orada konuşulurdu.
Genellikle muhtarın veya bir yakınının köy odası olurdu. Devletin köye duyurusu,
köyün ve köylünün her türlü sorunları, emir ve yenilikler orada konuşulup
tartışılır, halka duyurulur, karara bağlanırdı. Sanki köyün bir hükümet binası idi
Köye gelen, tahsildar,jandarma, uzaklardan gelen misafirler köy odalarında ağırlanırdI
Komşuların bağına,tarlasına, ekinine, sebzesine, hayvanına veya başka bir eşya ve malına,
köyden biri tarafından zarar verilmiş; kızı kaçmış, koyunu
çalınmış, kavga edenler vb şikâyetçi muhtara bildirilir. Muhtar da ihtiyar
heyeti ve ileri gelenleri(öğretmen ,imamı) köy odasına toplar. Şikâyet eden ve edilen de
köy bekçisi tarafından çağırttırılır, orada taraflar dinlenilir, bir karara
varılırdı. Zarar verene, zarar ziyan bedeli ödettirilirdi.
Ayrıca, köye bir sığır çobanı, bekçi mi tutulacak, bu iş muhtar, ihtiyar
heyeti huzurunda köy odasında halledilirdi.
Evlenenlerin çeyiz senetleri kız evinde yazılır, koy odasına götürülüp sanki bir
noter gibi, muhtar çeyiz senedinin altına,”işbu çeyiz senedinin doğruluğunu,
imzalarım ismi yazılanlara ait olduğunu tasdik olunur” ibaresini yazdı mı, iş
tapu gibi olurdu. (Allah korusun) bir ayrılık anında bu senet kız için bir
güvence idi).
İşte Köy odalarının bu ve buna benzer yararlı daha çok çeşitli sosyal işlevleri
vardı. “Hakını”(ücretini) köylülerin buğdayla ödediği, genelde köyün yoksul, okuma
yazma bilmeyen garibanlarından olan bir köy bekçisi,
tutulurdu. Köy bekçisi muhtarın adeta yardımcısı gibi görünür, “gel çekice git
küreğe” işleri yanında, muhatara gerekli olan
insanları çağrırdı. 1965 li yıllara kadar köylere, “başkili” denilen taş gibi kil de satılırdı.
Satılan bu kaya parçası gibi kil kırılır, ince ince dövülüp ezilir. Bu kil,
eskiden evlerde deterjan olmadığı için, çamaşır yıkamada kullanılırdı. (Bulaşık
da tezek külü ile yıkanırdı).
Özlenen asker ve Alamancıdan mektup gelmişse, mektubu alan yavaşça bekçinin cebine bir bahşiş koyardı
Kır bekçisi köyün ekin, bağ, bahçelerini yaramaz çoban ve hayvanlara karşı
korurdu. Köyün kadrosuz imamı ile bekçilerin,Hakını (ücretini)
köylüler öderdi. Köylük yerde herkesin harmanı vardı. Harman (Buğday
yığını.cec) zamanı bekçiler ve köyimamı
eşeklere binip buğday harmanlarını dolaşır. “Bereketli olsun” diye selam
verdikten sonra, kaç kile buğdaya anlaşılmışsa, “şu bekçi hakı,
“şu da imam hakı” diyerek, bunlara buğday olarak çinikle ölçüp
verirlerdi.
Gençler asla, cemaatin arasına, sedire, halı mindere oturamazlardı. “Tahtabaş” denilen,
girişte tahtadan yapılma bölmede otururlar, lafa söze, sohbete sorulmadıkça asla
karışamazlardı. Uzun kış gecelerinde, o tahtabaş üzerinde, kuru tahtada oturmak
bile bir sevinç kaynağı idi gençler, çocuklar için. Orada sohbeti dinlerler,
bilmedikleri bazı şeyleri, anıları , sözü sohbeti orada öğrenirlerdi.
Tahtabaşın yanındaki sulukta bulunan testiden su isteyene su veririler, büyükler
abdest alırken ıbrık leğeni tutup ellerine su dökerler, sobaya odun atarlar,
külünü alırlar, lambaya gaz doldururlar, misafire ve cemaate yemek getirirlerdi.
Kışın , dam başının karını temizlerler. Kısaca köy odasında
verilen her emri, yumuşu seve seve yerine getirirlerdi.
Köy odalarında bataryalı pilleri olan bir radyo olur, radyo da, pili bitmesin diye, ancak
haberlerde ajans dinlemek için açılırdı. Ajans saati gelirken, köstekli
saatlerden saatin gelip gelmediği kontrol edilir. Saat tam yaklaşırken, cemaat
“ajansı dinleyelim susun hele” diye uyarılınca, herkes susar, pür dikkat ajans
dinlenilirdi. Batı Bloğu, Doğu bloğu Amerika Rusya haberleri, casuslar, Kore
Savaşı, Menderes’in bilmem nerede verdiği nutuk,Kıbrıs çıkarması Haberlerin sonunda da Meterolojiden hava
raporları okunurken, bazı kimseler Allahın işine de karışıyorlar”
diye homurdanırken, yanındaki de onun duyacağı şekilde, “iyi de ne hikmetse
söyledikleri doğru çıkıyo” diyerek hava raporuna ayrı bir yorum katardı. Ajans
bitince hemen radyo kapatılır, oya işlemeli örtüsü ile örtülürdü. Akşam ajansına
kadar radyo pek açılmazdı. Çünkü kocaman bataryası (pili) ya biterse, ajansı
nasıl dinleyeceklerdi.(köy odası açanlarda ve devam ettirenlerde ALLAH razı olsun.)
DAĞÇİFTLİĞİ KÖYÜ RESMİ SİTESİ ERDAL ŞAHİN
(www.dagciftligikoyu.com)

N0.: 50  Tarih:  15.06.2010   Saat:   19:04
Kaleme alan:  ERDAL ŞAHİN , DAĞÇİFTLİĞİ KÖYÜ RESMİ WEB SİTESİ

Katıldığı şehir veya ülke:  ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

DAĞÇİFTLİĞİ KÖYÜNDE VE ÇEVRE KÖYLERDE KÖY ODASININ ÖNEMİ

1940-1967 yıllarInda, insanların toplanıp sosyal ve ekonomik
sorunlarının tartışıldığı, haber ve bilgi iletişimin yapıldığı “köy odaları”,
bulunurdu. DAĞÇİFTLİĞİ köyünde de Köyün girişi cami ve okulun tam karşısıda BEKİR ÇAVUŞUN
köy odası vardı. Bu köy odasını 1967 yıllarına kadar oğulları devam ettirmişlerdir.
köyümüzdeki ve diğer köylerdeki Köy odaları, köylülerin toplanıp doyumsuz sohbetlerin
yapıldığı bina idi. Köye gelen garip, yolcu, misafir, tacir, çoban,, çerçi gibi insanlar hiç
çekinmeden köy odasına misafir olurlar. Allah rızası için parasız
yiyip, içerler istirahat ederlerdi. Hayvanı için de yem saman verilir. Oda sahibi
için de bu çok büyük bir onurdu.”Odaya gelen
misafire iyi bak.”diye Babadan oğula vasiyet edilirdi
Köy odaları Türk konukseverliğinin en güzel örnekleriydi.Oda sahibi
Odasını erkenden açar Temizliğini yapar, sobasını yakar. Daha
sonra konu komşu da gelmeye başlar. Çaylar kahveler içilir. Odanın dolabında her
an çay ve kahve takımı ve yatak-yorgan hazır bulunur Yaş
olarak büyükse odanın yukarısına oturur, küçükse aşağıya otururdu.
Köyün her türlü sorunlarıorada tartışırlar, orada hallederlerdi. Köy Odası aynı zamanda bir muhtar evi,
muhtar odası işlevini de görür, köyün bütün sorunları orada konuşulurdu.
Genellikle muhtarın veya bir yakınının köy odası olurdu. Devletin köye duyurusu,
köyün ve köylünün her türlü sorunları, emir ve yenilikler orada konuşulup
tartışılır, halka duyurulur, karara bağlanırdı. Sanki köyün bir hükümet binası idi
Köye gelen, tahsildar,jandarma, uzaklardan gelen misafirler köy odalarında ağırlanırdI
Komşuların bağına,tarlasına, ekinine, sebzesine, hayvanına veya başka bir eşya ve malına,
köyden biri tarafından zarar verilmiş; kızı kaçmış, koyunu
çalınmış, kavga edenler vb şikâyetçi muhtara bildirilir. Muhtar da ihtiyar
heyeti ve ileri gelenleri(öğretmen ,imamı) köy odasına toplar. Şikâyet eden ve edilen de
köy bekçisi tarafından çağırttırılır, orada taraflar dinlenilir, bir karara
varılırdı. Zarar verene, zarar ziyan bedeli ödettirilirdi.
Ayrıca, köye bir sığır çobanı, bekçi mi tutulacak, bu iş muhtar, ihtiyar
heyeti huzurunda köy odasında halledilirdi.
Evlenenlerin çeyiz senetleri kız evinde yazılır, koy odasına götürülüp sanki bir
noter gibi, muhtar çeyiz senedinin altına,”işbu çeyiz senedinin doğruluğunu,
imzalarım ismi yazılanlara ait olduğunu tasdik olunur” ibaresini yazdı mı, iş
tapu gibi olurdu. (Allah korusun) bir ayrılık anında bu senet kız için bir
güvence idi).
İşte Köy odalarının bu ve buna benzer yararlı daha çok çeşitli sosyal işlevleri
vardı. “Hakını”(ücretini) köylülerin buğdayla ödediği, genelde köyün yoksul, okuma
yazma bilmeyen garibanlarından olan bir köy bekçisi,
tutulurdu. Köy bekçisi muhtarın adeta yardımcısı gibi görünür, “gel çekice git
küreğe” işleri yanında, muhatara gerekli olan
insanları çağrırdı. 1965 li yıllara kadar köylere, “başkili” denilen taş gibi kil de satılırdı.
Satılan bu kaya parçası gibi kil kırılır, ince ince dövülüp ezilir. Bu kil,
eskiden evlerde deterjan olmadığı için, çamaşır yıkamada kullanılırdı. (Bulaşık
da tezek külü ile yıkanırdı).
Özlenen asker ve Alamancıdan mektup gelmişse, mektubu alan yavaşça bekçinin cebine bir bahşiş koyardı
Kır bekçisi köyün ekin, bağ, bahçelerini yaramaz çoban ve hayvanlara karşı
korurdu. Köyün kadrosuz imamı ile bekçilerin,Hakını (ücretini)
köylüler öderdi. Köylük yerde herkesin harmanı vardı. Harman (Buğday
yığını.cec) zamanı bekçiler ve köyimamı
eşeklere binip buğday harmanlarını dolaşır. “Bereketli olsun” diye selam
verdikten sonra, kaç kile buğdaya anlaşılmışsa, “şu bekçi hakı,
“şu da imam hakı” diyerek, bunlara buğday olarak çinikle ölçüp
verirlerdi.
Gençler asla, cemaatin arasına, sedire, halı mindere oturamazlardı. “Tahtabaş” denilen,
girişte tahtadan yapılma bölmede otururlar, lafa söze, sohbete sorulmadıkça asla
karışamazlardı. Uzun kış gecelerinde, o tahtabaş üzerinde, kuru tahtada oturmak
bile bir sevinç kaynağı idi gençler, çocuklar için. Orada sohbeti dinlerler,
bilmedikleri bazı şeyleri, anıları , sözü sohbeti orada öğrenirlerdi.
Tahtabaşın yanındaki sulukta bulunan testiden su isteyene su veririler, büyükler
abdest alırken ıbrık leğeni tutup ellerine su dökerler, sobaya odun atarlar,
külünü alırlar, lambaya gaz doldururlar, misafire ve cemaate yemek getirirlerdi.
Kışın , dam başının karını temizlerler. Kısaca köy odasında
verilen her emri, yumuşu seve seve yerine getirirlerdi.
Köy odalarında bataryalı pilleri olan bir radyo olur, radyo da, pili bitmesin diye, ancak
haberlerde ajans dinlemek için açılırdı. Ajans saati gelirken, köstekli
saatlerden saatin gelip gelmediği kontrol edilir. Saat tam yaklaşırken, cemaat
“ajansı dinleyelim susun hele” diye uyarılınca, herkes susar, pür dikkat ajans
dinlenilirdi. Batı Bloğu, Doğu bloğu Amerika Rusya haberleri, casuslar, Kore
Savaşı, Menderes’in bilmem nerede verdiği nutuk,Kıbrıs çıkarması Haberlerin sonunda da Meterolojiden hava
raporları okunurken, bazı kimseler Allahın işine de karışıyorlar”
diye homurdanırken, yanındaki de onun duyacağı şekilde, “iyi de ne hikmetse
söyledikleri doğru çıkıyo” diyerek hava raporuna ayrı bir yorum katardı. Ajans
bitince hemen radyo kapatılır, oya işlemeli örtüsü ile örtülürdü. Akşam ajansına
kadar radyo pek açılmazdı. Çünkü kocaman bataryası (pili) ya biterse, ajansı
nasıl dinleyeceklerdi.(köy odası açanlarda ve devam ettirenlerde ALLAH razı olsun.)
DAĞÇİFTLİĞİ KÖYÜ RESMİ SİTESİ ERDAL ŞAHİN
(www.dagciftligikoyu.com)

Sayfa: |01| |02| |03| |04| |05| |06| |07| |08| |09| |10| |11| |12| |13| |14| |15|
          |16| |17| |18| |19| |20| |21| |22| |23| |24| |25| |26| |27| |28| |29| |30|
          |31| |32| |33| |34| |35| |36| |37| |38| |39| |40| |41| |42| |43| |44| |45|
          |46| |47| |48| |49| |50| |51| |52| |53| |54| |55| |56| |57| |58| |59| |60|

          |61| |62| |63| |64| |65| |66| |67| |68| |69| |70| |71| |72| |73| |74| |75|
          |76| |77| |78| |79| |80| |81| |82| |83| |84| |85| |86| |87| |88| |89| |90|
          |91| |92| |93| |94| |95| |96| |97| |98| |99| |100| |101| |102| |103| |104|
          |105| |106| |107| |108| |109| |110| |111| |112| |113| |114| |115| |116|
Toplam 3220 Kayıt var

 


 

Powered by Ali Bozdağ