|
|
N0.: 451 Tarih: 10.06.2009
Saat: 22:15
Kaleme alan: halil
, Kolukırık
Katıldığı
şehir veya ülke: Ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
NİCE YILLARA DALAKÇI GAZETESİ
“
Dalakçı Gazetesi ” bölgemizdeki yılların medya
deneyimine yeni bir yıl daha ilave ediyor. Bunun
anlamı çok büyüktür. Bu; özveri ve gazeteciliğe
olan bağımlılık ve hepsinden de önemlisi, okura
olan sevginin derecesi ile izah edilebilecek bir
durumdur.
34 yıl önce, gazeteciliğe
amatörce duygularla başlayan Dalakçılı insanları
ve geride kalan 34 yıllık çalışma hayatında (
Gerek kamu ve gerekse de özel sektörde olsun )
medyanın dışında başka hiçbir hizmet alanına
ilgisini dahi çekmemiş bir kişi olarak; Dalakçı
Gazetesi’nin bugün ulaştığı noktayı ayakta
alkışlamamak, takdir etmemek ve istikrarı ile
gurur duymamak ancak kıskançlık ile izah edilir.
Bölgemizde de, maalesef yerden mantar biter gibi
türemekte olan bu kıskanç düşünceli zavallıların
medyaya bulaşma çabalarını görmek bizleri
üzmektedir.
Dalakçı Gazetesi’nin kuruluşundan
itibaren bugünlere taşıyan değerli kardeşlerimize,
başta başarıları ile her zaman büyük gurur
duyduğum Gazete editörü Murat Köksal olmak üzere
bütün genç arkadaşlara daha nice başarılı yayın
yılları diliyorum.
Y.Yenimahalle Kır –
Der Genel Başkanı
Halil
KOLUKIRIK
|
|
|
N0.: 452 Tarih: 10.06.2009
Saat: 21:26
Kaleme alan: ÜNSAL
, DİNÇER
Katıldığı
şehir veya ülke: SÖKE-AYDIN
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Dalakçı Gazetesi İçin
Dalakçı
Gazetesi'nin ilk döneminden
bilgim,farkındalığım
olmadı ama
düşünenler,gerçekleştirenler çok
değerli bir iş ortaya
çıkarmışlar,bu güzel
çalışmadan esinlenen,güç alan sevgili
kardeşim MURAT KÖKSAL ve
arkadaşları bir güzellik daha sundular
Dalakçılılara,okur-yazarlara,kültürün,bi
lginin,birikimin değerini
bilenlere.Gazetemizle İzmir'de
tanıştım sevgili İBRAHİM
ÇETİN'in sayesinde ve ben de içinde bulunmak
istedim bu güzelliğin ve sevgili
öğretmenim ALİM TOSUN'la buluşturdu
bu gazete beni.Sonra DALAKÇI GAZETESİ'nde ne
güzel yazılar okudum,ne güzel
yazılmış,yürekten-sevgilerle
yazılmış yazılar okudum (tüm
yazarlarımıza saygım var,ama
bağışlasınlar
beni,sevgisizlikle
yazılmış,vatan-millet-sakarya
hamasetini gazetemize
yakıştıramadım)Gazetemizin
nelere vesile olduğu saymakla
bitmez,inanın.yine de
bazılarını söylemek
gerek.Dalakçı Radyosu da(emek verenler
sağ olsun)gazetemizin uzantısı,çok
güzel,bir içim su gibi güzel yarışma
yazılarımız da Gazetemizden
doğdu,internet sitemiz de bu
aydınlık düşüncenin
yansıması değil mi?Köyümüzdeki
kütüphanemiz,Köy Şenliklerini böyle kitlesel
ve coşkulu düzenlememiz,yayımlamayı
düşündüğümüz kitap(lar),bir araya
gelmemiz,görüşmemiz,tanışmamız
en çok da Dalakçı Gazetesi'nin,gazetemize
gönül ve emek verenlerin yüzü suyu hürmetine
değil mi? Dalakçı Gazetesi sen çok
yaşa! Ve ne mutlu
Dalakçı'mızın güzelliklerini
yaşayan ve yaşatanlara ! ÜNSAL
DİNÇER
|
|
|
N0.: 453 Tarih: 10.06.2009
Saat: 18:42
Kaleme alan: Alim
, Tosun
Katıldığı
şehir veya ülke: stanbul Türkiye
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
|
|
N0.: 454 Tarih: 10.06.2009
Saat: 01:04
Kaleme alan: İbrahim
, Cetin
Katıldığı
şehir veya ülke: izmir TR
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Gururumuz, gözbebegimiz, ovunc kaynagimiz,
Dalakci'nin ve Dalakcilinin aydin yuzunun
yansimasi olan gazetemiz bir yas daha buyudu.
Bebeklik, cocukluk genclik derken olgunluk
caglarini yasiyo artık. Otuzdort yasin
olgunlugu ile dunya gorusumuz her ne olursa olsun
her birimizi Dalakcililik ortak paydasinda
bulusturan ve de her birimize esit mesafesini
koruyan gazetimizin 34. yil donumunu kutlar,
Arkadasim sayin Murat KOKSAL'ın sahsinda
emegi gecen butun arkadaslara tesekkurlerimi
sunarim... Nice nice yillara...
ibrahim Cetin
|
|
|
N0.: 455 Tarih: 09.06.2009
Saat: 19:46
Kaleme alan: Alim
, TOSUN
Katıldığı
şehir veya ülke: İstanbul
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
DALAKCI GAZETESİNE DOĞRU
Dalakcı Gazetesi’nin doğuşuna bakmadan, köyüm
Dalakçı’nın tarihçesini şöyle bir irdelersem;
Yıl 1965 Türkiye’de genel seçimler var. Seçime
katılan partilerden biri de Türkiye İşçi Partisi
(TİP) Genel başkan Mehmet Ali Aybar köyümüze
kadar gelerek köyümüz insanlarıyla konuşuyor.
Köyümüz insanlarından bu siyasi partiye yakın
görüş sergileyen insanlar oluyor.
Seçim propagandaları için konuşmalar yapılırken
radyodan Mehmet Ali Aybar’ın; “ Dalakçı köyünden
Hayri Bozkurtlar, Süleyman Gençler, sizlere
sesleniyorum. Siz emekçilerin hakları için
mücadele ediyorsunuz.” Diye konuşmaya başladığında
nasıl heyecanlandığımı anlatamam. Çünkü bir parti
başkanı köyümün ve köylümün adını radyodan
söylüyordu. Şunu da anladım ki köyümde demokrasi
daha o yıllarda gelişmiş, şimdi de olgunlaşarak
varlığını sürdürüyor. Bu gidişle de sürdüreceğe
benziyor.
Daha önceki yıllarda Köy
Enstitülerine benim köyümden de ilk giden
insanlar( bir kız, bir erkek ) dan hala
yaşamlarını sürdürenler var. Bu enstitülü
öğretmenlerimden yaşayanlarına saygılarımı
ölenlerine rahmet dileklerimi sunarım. Bizler de
onların nesilleriyiz. Onların düşünce ve görüşleri
bizlere uyar. Belirli ölçülerde de başarılı
olduğumuz inancındayım.
Köy
enstitülü öğretmenlerimin görüş ve düşüncesini
benimseyenlerden rahmetli Süleyman Ünsal abimiz
1976’da “ Köyümüz DALAKÇI ”adlı gazeteyi kısıtlı
olanaklarla çıkardı. Bu gazete o günün
koşullarında Dalakçı Köyü’nün sorunlarına ışık
tuttu, önderlik etti.
O yıllarda bilgisayar ve
internet yoktu, Matbaalar entertibler, rotatifler
yoktu. Ama emek vardı. O emek ereğine ulaştı.
Gazete yayınını sürdürdü. Ekonomik koşullar ağır
basınca gazetemiz yayınlanamaz oldu. Bu sıkıntılar
yüzünden kapandı.
Daha sonra 2004’te
“ Köyümüz DALAKÇI ” adlı gazete ilk Dalakçı
Gazetesinin devamı olarak yayın hayatına girdi.
Bugünlerde 40. sayısına ulaştı. Bu gazetemiz artık
Bilgisayar, internet araçları sayesinde yayın
hayatını sürdürüyor. Ama ekonomik sıkıntı
gazetemizi de etkiliyor. Gazetemizle birlikte
Dal-Der’le Muhtarlığımız elele, gönül gönüle
varlıklarını ve yaşamlarını sürdürüyorlar. Bunlara
ek olarak Dalakci.net adlı internet sitemize ek
olarak Tavatır Radyo adında Dalakçı FM. Her akşam
Dalakçının aydınlık ve güler yüzlü insanlarını
buluşturuyor.
“ Köyümüz Dalakçı
Gazetesi ”’ne yaşam veren Murat Köksal’ın emekleri
inkâr edilemez. Kendilerine Dalakçılılar adına
teşekkür ediyorum. Matbaada Berkay Ofset (Harun
Bora). Dağıtıcıları Ankara Keçiören’de, Sincan’da,
Kayseri'de, Kırşehir'de, İzmirde, Almanya’da bu
kardeşlerime de sonsuz şükran ve teşekkürler.
Gazetemiz “ Köyümüz DALAKÇI ” nın
sayfalarını ve köşelerini süsleyen ,bu görevi
bıkmadan usanmadan yapmaya hazır kibar ve zarif
insanların kimileri
Almanya,Hollanda’dan,Ankara,İstanbul’dan Aydın
Söke’den Adana’dan, Kahramanmaraş’tan,
Kayseri’den…. Adını anımsayamadığım daha nice
yerlerden. Bunlara ek olarak gazetemizi
yazılarıyla desteklemeye hazır onlarca köylüm ve
konuk yazarlar var ki bir nefer gibi sıra
bekliyorlar.
Gelelim “ Köyümüz
DALAKÇI Gazetesi ”nin işlevlerine;
Gazetemiz Editörü önderliğinde tüm Dalakçılılar
zaman zaman bir araya gelerek birbirlerini
unutmuyorlar.
Gazetemiz Türkiye’nin
her yanına ve beş kıtaya dağıtılarak Dalakçının
kendini tanıtmasını sağlıyor.
Gazetemiz sayesinde İl ve İlçe yöneticileri
köyümüze hizmeti severek ve öncelikle
veriyorlar.
Gazetemiz köyümüze
görkemli bir kitaplık kazandırdı ki tüm insanlar
yararlansın diye.
Anımsamadığım sayısız
hizmetler köylümün hizmetine sunuldu. Kuşkusuz bu
hizmetler Dalakçı gazetesinin yalnız başına
üstesinden gelebileceği işler değildir. Bu arada
DAL-DER’imizi ve Muhtarlığımızı da saygı ve
hürmetle burada onurlandırmak isterim.
06.06.2009
Alim Tosun Yenibosna,İstanbul
|
|
|
N0.: 456 Tarih: 09.06.2009
Saat: 17:27
Kaleme alan: Hacı
, Ercan
Katıldığı
şehir veya ülke: Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Rahmetli babam; "oğlum ihtiyarlık kapıya
konacak mal değil" derdi.Adamın yaşlısı bir
halta yaramasa da gazetemiz yaşlanıyor diye
hepimiz seviniyoruz.Gazetemiz için yetişkin genç
kalemlere ihtiyaç var.Ümmetçi ve Irkçı
söylemlerden uzak tertemiz bir gazetemizin oluşu
gurur verici.Aydın Dalakçılı'ya her şeyin en
güzeli yakışır.
Ömrün uzun olsun "Köyümüz
Dalakçı Gazetesi".
Merak etme seni
yaşatacağız...
Gazetemize emek vermiş olan ve
halen emek veren tüm dostlara teşekkür
ediyorum.
Saygılarımla,
Hacı
Ercan
|
|
|
N0.: 457 Tarih: 09.06.2009
Saat: 14:20
Kaleme alan: Nami
, Sahin
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
KÖYÜMÜZ DALAKÇI gazetesinin 34.yaş gününü
kutluyorum,manevi ve maddi yonden desteklerini
saglayan herkesede kucak dolusu
selamlar.
Gazatenin gecen(40)sayisini
aldim,her satirina kadar okudugumu
belirteyim.Gazete,kitap okuma aliskanliginin
koreldigi bir zamanda KÖYÜMÜZ DALAKÇI gazetesinin
CITA yukselmesi gurur verici,bu arada Murat
KOKSAL'in oz veri ile calismasindan dolali
herhalde bir madalya takmak
gerekir.
Murat sagolasin
varolasin.
Belfast'tan Selam ve
saygilar.
|
|
|
N0.: 458 Tarih: 09.06.2009
Saat: 10:25
Kaleme alan: oktay
, erbaş
Katıldığı
şehir veya ülke: adana
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
ara sıra da yazdığım KÖYÜMÜZ
DALAKÇI gazetesinin 34.yaş gününü
kutluyor,uzun ömürlü yayın hayatında
kalması dileğiyle, emeği geçen
herkese sevgi ve saygılarımı
iletiyorum.
adana
|
|
|
N0.: 459 Tarih: 08.06.2009
Saat: 18:30
Kaleme alan: Nami
, Sahin
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Efrayim (Genc) Abi merhaba,
vermis oldugun e
posta adresi bana geri donuyor,adresi tekrar
belirt,selamlar.
Not,mektup'u
aldinizmi?
Nami.
|
|
|
N0.: 460 Tarih: 06.06.2009
Saat: 20:20
Kaleme alan: Sadi
, Erbas
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Her Hafta aTv de Cumartesi aksamlari cok güzel bir
Program var sunuculugunu Erol Evgin´in yaptigi BIR
SARKISIN SEN... diye bir Program..
Orada
biri birinden yetenekli cocuklar hünerlerini
ortaya sunuyor.. Inanin aklim basimdan gidiyor...
Tavsiye Ederim...
Haaaaaaaaaaaaaaa Konuyu
neye getirecektim Dalakcinin Genc Sunucularina...
Eminim onlarda TV deki cocuklar gibi hepsi biri
birinden yetenekli cocuklarimiz..
Bu
Projeye HELAL denir...
ve Basarilar dilenir
Genc kardeslerimize... Sizleri cok ama cok
Seviyoruz...
|
|
|
N0.: 461 Tarih: 06.06.2009
Saat: 16:31
Kaleme alan: ümit
, köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: Ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Sevgili Dostlar..
Şu günlerde , Köyümüz
Dalakçı gazetesinin kuruluşunun 34. yılını
kutluyor olmamız nedeni ile emeği geçen herkesi
saygıyla selamlıyorum.
Büyük güçlüklerle
yaşatılan ve bu günlere gelen , dünyanın dört bir
yanına dağılmış köylülerimizin adeta gören gözü ,
duyan kulağı haline gelen gazetemizin bu işlevini
devam ettirmesi , ayakta kalması ve daha nice yaş
günlerini kutlayabilmesi için Dalakçı ya gönül
veren herkesi omuz omuza dayanışmaya ele ele bir
ve bütün olmaya davet
ediyorum..
Sevgiler..
|
|
|
N0.: 462 Tarih: 06.06.2009
Saat: 12:10
Kaleme alan: Köyümüz DALAKÇI Gazetesi
, .
Katıldığı
şehir veya ülke: Ankara / TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
“ KÖYÜMÜZ DALAKÇI ” GAZETESİ 34
YAŞINDA
1 Haziran 1976 yılında Süleyman
ÜNSAL’ın editörlüğünde, Halil KÖKSAL’ın
müdürlüğünde, vede birçok köylünün desteğinde
Türkiye’nin ilk ve tek köy gazetesi olma
özelliğine sahip bir gazete çıktı. Adı Köyümüz
DALAKÇI gazetesi idi. 1980’li yıllarda kapanan
gazetemiz 1 Temmuz 2004 yılında özverili Dalakçı
gençlik tarafından tekrar hayata geçirilerek 34.cü
yaşına gelmiştir. Daha önceki sayılarımızda
gazetenin ilk gününden bugünkü gününe kadar olan
öz geçmişini anlatmıştık. Bu 34.cü yılımızda şunda
Türkiye’nin ilk Kırşehir’in tek köy gazetesi olan
Köyümüz DALAKÇI Gazetesinde emeği olan kişilerden
ölenlere tanrıdan rahmet, hayatta olanlara
başarılar dileriz. Halen gazeteyi faal tutan
kişileri gazetenin künye bölümünde görebilirsiniz.
Her yıl geleneksel olarak bir program yapan
gazetemiz bu yıl Köyümüzü anlatan bir yarışma
düzenlemiş olup ödüller Kültür şenliğinde
sahiplerine takdim edilecektir. Nice yıllara
Köyümüz DALAKÇI Gazetesi.
Köyümüz DALAKÇI
Gazetesi adına
Murat KÖKSAL
|
|
|
N0.: 463 Tarih: 05.06.2009
Saat: 22:42
Kaleme alan: safi
, kaya
Katıldığı
şehir veya ülke: Yalova
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
DALAKCI GAZETESİ nin otuzdördüncü yılı tüm dalakcı
lılara hayırlı olsun
ÖZLEDİĞİMİZ
ÇOCUK
Yetmişli yıllarda
Bir cocuk
doğdu
Dalakcı
Köyünde.
İnsanların,
Gözü, kulağı, sesi
oldu
Fakat
büyüyemedi
Büyütmediler.
Sanki kış
uykusuna yattı
Gözü, kulağı açıktı
Ama
sesi çıkmıyordu.
Yılmadı
Umutla bekledi
yarınları.
İkibinli yıllarda
Birileri
gördüler, iyiki gördüler
Evlat edindiler bu
cocuğu
Kan verdiler, can verdiler
Yeniden
açtı kollarını,
Sardı sarmaladı
insanları.
Sesi
Ülke sınırlarını
aştı,
Dünya duydu
İşte bu
cocuk
DALAKCI GAZETESİ ' ydi.
Bize düşen
görev
Emekliyen bu cocuğu
Büyütmek
Ve
de en önemlisi
YÜRÜTMEK
Safi KAYA
Yalova
|
|
|
N0.: 464 Tarih: 05.06.2009
Saat: 21:41
Kaleme alan: Köyümüz DALAKÇI Gazetesi
, .
Katıldığı
şehir veya ülke: Ankara / TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Son Zamanlarda yaşanan olumlu, olumsuz
olaylar için 1 Mayıs 2009 tarihideki gazetede
çıkan yazımızdır.
Kim Dalakçılıdır?
Kıstasları nelerdir?
Dalakçılı olmak
için orada doğmak mı yoksa yaşamak mı
gerekir?
Dalakçıda ve ya Dalakçı dışında
bulunan bir kişi ben Dalakçılıyım diyorsa, ‘hayır
değilsin’ deme şansımız var mıdır? Dalakçılı bir
hemşerimiz elindeki sermayesini köy dışına
çıkartıyorsa, Nüfus Cüzdanında Dalakçı yazmayan
bir hemşerimiz de gelip bütün varını yoğunu
Dalakçılı için harcıyorsa ve orada birkaç kişinin
ekmeğine vesile oluyorsa bunlardan hangisi daha
çok Dalakçılıdır? Dalakçıya hizmet eden mi yoksa
Dalakçı edebiyatını yapan mı daha çok
Dalakçılıdır? Yaz tatillerinde bile köye
gelmemeyi adet haline getirenlerimi, yoksa yılın
365 gününde köylüsünün derdiyle, sıkıntısıyla,
sevinciyle yaşayanlar mı daha çok Dalakçılıdır?
Dalakçı topraklarında geçmişleri olanlar mı, yoksa
aynı topraklarda gelecek arayanlar mı
Dalakçılıdır? Şu şehirli, şu köylü diye insanların
üzerlerine sanal işaretler koyanlar mı, yoksa
köyün şehre, şehrin de köye ihtiyacı olduğu bilip
her ikisine de nimet olarak bakanlar mı
Dalakçılıdır? Veya Dalakçı adına yapılan her şeyi
destekleyenlermi, yoksa bu yapılan işlerin
aleyhinde konuşanlarmı daha çok Dalakçılıdır? Ne
olursa olsun Dalakçıdan kopamam diyenler mi daha
çok Dalakçılıdır? Yoksa karşılaştığı
olumsuzluklara rağmen Dalakçı dışında dahi
Dalakçıyı unutmayanlarmı daha çok Dalakçılıdır? Bu
soruların cevabını şöyle yazsak doğru olur mu
acaba.
DALAKÇILILIK;
Gün
doğunca, köy meydanına doluşumuz, gün batınca eve
çekilişimizdir. Herkes ‘Tarkan’ derken bizlerin
Muharrem’den, Çekiç Ali’den, Neşet’ten
vazgeçmeyişimizdir. Uzunca giyelim diye birkaç
beden büyük aldığımız kıyafetimiz, yeni
ayakkabının ise topuğuna basışımızdır. İsmimizden
önce Dalakçılıyım, Mucur’luyum, Kırşehirliyim’
deyişimizdir. Bir gün dahi uzaklaşsak, memlekete
geri dönme arzumuzdur. Gurbetteki için; anadır,
yardır, atadır, gardaştır, arkadaştır. Damlarda
kuruttuğunuz çir’imiz, değirmende öğüttüğümüz
unumuzdur. Çocukken karşılaştığımız
imkânsızlıklar, ya da arzu edip de
yapamadıklarımızdır. Cuma günleri bayrak yemeği
ile başlayan düğünlerimiz, Pazar günü
gelinlikleriyle uğurladığınız yavrularımızdır.
Vefat edenin arkasından yapılan ağıtlarımız,
verilen yemeklerimiz, torununuz kucağınızdayken
askere yolladığımız oğullarımızdır. Bir dönem
dikilmesini istediğimiz direklerimiz, yapılmasını
beklediğimiz yollarımızdır. Almanya’daki dayımız,
amcamız, Ankara’daki, İstanbul’daki, İzmir’deki
bacımız kardeşimizdir. Tenekeyle, bakkala
taşıdığımız buğdayımız ve karşılığında aldığımız
gofretimiz, gazozumuzdur. Güz aylarında ödemeyi
taahhüt ettiğimiz borçlarımız, verdiğimiz
senetlerimiz, kışın yakmaya hazırlandığımız
kermemiz, kütüğümüzdür. Teyze’nin Deze, Amca’nın
Emmi, Anneannenin Ebe, Babaannenin Nine oluşudur.
Kararan bulutların yağmur yağdırmasını beklememiz,
beklerken de dedemizden-ninemizden duyduğumuz
duaları, sessizce mırıldanmamızdır. Bozkır’ın
uçsuz bucaksız sessizliği, davullu - zurnalı
düğünlerimizdir. Dalakçılılık, Dalakçılı gibi
olmak, Dalakçıyı övmek ve Dalakçıya gönül
vermektir. Bu yazıyı yazmaktaki amacımız kimseyi
kırmak veya üzmek değildir, ama okuyan herkesin
kendisini burada bulması gerektiği
inancındayım.
ŞÖLEN YAKLAŞIRKEN
İnsanın doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı
yerleri unutması mümkün mü? Sanmıyorum.
Hele
bu yerlerden uzaklaşınca, memleket hasreti
anlatılamaz bir duygu haline geliyor. Dalakçı
dışında herhangi bir yerde iseniz ve şuna eminim
orada ekmeğimiz gereği yaşıyoruz, Kırşehir dışında
yolda giderken gözümüze bir 40 plakalı araç
ilişiyorsa hemen o araca yöneliyor ve kim olduğunu
öğrenmeye çalışıyoruz. Hele birde bir televizyon
ekranında Dalakçı, Mucur ve Kırşehir haberi
geçiyorsa gurbette bu ne kadar heyecanlanlanıyoruz
insanı değilmi!..
Dalakçı’da yufka ekmekle
sokum yapıp yediğimiz pilavı, peynirli dürümü, Ada
bağ’da köyümüzü, Kale’de Kırşehir’imizi, Dedenin
Eteğinde de Boztepe ve Seyfe’yi izlemeyi, az
ilerideki Gümüşkümmet köyü ile maç yapmayı, köy
meydanında uzun eşek oynamayı, bağ ve bahçelerde
ceviz, elma, erik, armut, kelek yolmayı, hele bir
de paramız olunca arkadaşlarla birlikte gece
yarısı Kadir emmiyi uyandırıp dükkânından iki şişe
bira alıp kafayı dağıtmayı her yönüyle o günleri
tekrar yaşamak istiyor insan… İşte ben ve benim
dönemimdeki çocukluğumuzdan birkaç örnek. Paramız
olmadığı zaman gündüzleri bir gazoza akşama kadar
okey oynardık. Bu da önemli bir olay.
Ne
yazık ki iş ve aş yüzünden doğduğumuz topraklardan
ayrılmak zorunda kaldık. Şimdi herkesin yaşı
başını aldı gidiyor, yolun yarısını geçen geçene.
Memleketimize en yakın yer olarak Ankara’dan
başlayarak dağılmışız dünyanın dört bir yanına.
Devletin belirli kademelerinde şu an yer alan,
Serbest meslekle uğraşan, İş adamlarımız kısacası
tüm köylülerimiz buradan size sesleniyoruz.
Unutmayınız ki, sizleri oraya gönderen Dalakçı’yı
yok sayamazsınız. Memleketimiz için, Dalakçı ve
Dalakçılılar için, hemşerilerimiz için ne olur
artık bir şeyler yapın. Unutmayın bulunduğumuz
mevki ve makamlar gelir geçer ama memleket
hasretiniz gelip geçmez.
Her yıl yapılan
geleneksel şölenimizden yangından kaçar gibi
gitmeyip, bu taşın altına siz de elinizi
koysaydınız inanıyorum ki neler olmazdı neler!..
Buradan şunu da sormadan edemeyeceğim Kim veya
kimler Dalakçıya neyi ne kadar yapıyor.
Önümüzde büyük bir şölen yapma hazırlıkları
var. Bu şölen 10. yıl özel bir şölen olacak.
Diyorum ki sevgili hemşerilerim lütfen uyanalım,
kendimize gelelim. Üzerimizdeki uyuşukluğu atalım.
Şimdi birlik zamanı, Dalakçı ve Dalakçılılar için
hizmet zamanı. Lütfen artık kendinize gelip ve bu
hizmet yarışı için birbirinizle yarışalım.
Yarışalım ki, birbirimizle bir Dalakçılı olarak
gurur duyalım.
Son olarak şimdiye kadar her
kim Doğduğu topraklara hizmet ettiyse hayatta
olmayanlara tanrıdan rahmet, yaşayanlara uzun
ömürler diler, bu vesileyle 4 Temmuz 2009
tarihinde yapılacak olan 10. Kültür şölenimiz ile
ilgili duygu ve düşüncelerinizi beklediğimizi
iletiriz. Her şeyin gönlünüzce olması dileği
ile.
Murat KÖKSAL
Köyümüz DALAKÇI Gazetesi Ed.
|
|
|
N0.: 467 Tarih: 04.06.2009
Saat: 22:40
Kaleme alan: yunus
, köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: şırnak
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Süleyman Köksal Tarafından Dalakçı
Köyünde Bulunan Dev Mantar Görenleri Hayrete
Düşürdü. İlk Etapta Beyaz bir
Taşı Andıran Mantar Meraklı
Bakışlar Altında Teraziye Konularak
Tartıldı ve İki Kilo
geldi.
Dalakçı köyünde
yaşayan Süleyman Köksal adlı
vatandaş 2.5 kilo gelen dev mantarı
Dalkara mevkiine gezintiye
çıktığında bulduğunu
söyledi. Dev mantarı dün Mucur’a getirerek
Gazetemizi ziyaret eden Süleymen Köksal,
mantarı teraziye koyduğunda tam 2,5 kilo
geldiğini fakat aradan bir gün geçtiği
için mantarın kilosunun biraz
düştüğünü söyledi. Dalkara mevkiinde
gezinti yaptığı esnada
karşısında beyaz bir nesne
gördüğünü belirten Köksal, “Köyümüzün Dalkara
mevkiinde dolaşırken otların içinde
yerde bir beyaz nesne gördüm. İlk olarak
beyaz bir taş olduğunu zannettim.
Gördüğüm bu nesnenin yanına
geldiğimde ise beyaz taş yerine dev bir
mantar ile
karşılaştım"dedi.
Yıllardır dağlarda
mantar toplayıp yediğini ama bu güne
kadar bu kadar büyük mantar görmediğini
belirten Köksal, "Ben 62
yaşımdayım. Kendimi bildim bileli
dağlardan mantar toplar yerim ama
hayatımda bu kadar büyük bir mantara
rastlamamıştım. Mantarı ilk
gördüğüm andan bu yana
şaşkınım"dedi.
Bazı vatandaşlar mantarla
birlikte hatıra fotoğrafı
çektirirken bazıları da mantarı
satın almak istedi. Süleyman Köksal,
mantarı satmayacağını
Gazetemiz Mucur çalışanlarına
öğle yemeği yapmaları için
vereceğini söyledi.
|
|
|
N0.: 468 Tarih: 04.06.2009
Saat: 22:36
Kaleme alan: sinan
, köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: tokat
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
şaşırtıcı
karşılaşma
"çok
eskiden yaşadım bu anı
ben"
dersiniz
şaşkınlık içinde.
ilk
girdiğiniz bir ev, bir merdiven,
birden
güneş vuran pencere,
ve tam
sırasında tiren
düdüğü...
işte böyle gelmişti
siz dünyada
değilken bir gün öğle
üstü
bu renklerle bu sesler bir
araya.
yaşamak anımsamak
mıdır yoksa?
sanmam, biz de bir
sestik belki
birileri için yıllar
önceki
şaşırtıcı
karşılaşmada.
melih cevdet
anday
|
|
|
N0.: 469 Tarih: 04.06.2009
Saat: 01:53
Kaleme alan: Bozdag
, Ali
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Merhabalar,
Sevgili Erhan,
Buradan bir
tartışma gibi görünecek olan bir polemiğe girmek
istemeyeceğimi tahmin edeceğini
düşünüyorum.
Bahsettiğin zaman diliminde
maillerin yanı sıra telefonlada (hatırlarsan
verdiğin cep telefonunun maliyeti gerekçesinden
dolayı sabit tel no istemiştim) arayarak herkesin
yaptığı gibi o formu doldurmanı istemiştim, bu
malesef bu güne kadar gerçekleşmedi.
Dünki maili Murat Köksalın uyarısından
sonra sade bir şekilde hiçbir suçlamada bulunmadan
yaptığımı sanıyorum.
Eğer kelimelerden başka
manalar çıkıyor ve bu gerekçe ile kırdıisem özür
dilerim böyle bir amacım yoktu.
Her sayfa
ziyaretçisinin yaptığı gibi bu formu doldurmanı
bana kızmış olsan bile senden rica
ediyorum.
Dünya görüşüne, inancına,
Akrabalık derecesine bakmadan tüm Dalakçılılara
aynı yakınlıkta olduğumu bilmeni
isterim.
Saygılarımla
Ali Bozdağ
|
|
|
N0.: 470 Tarih: 03.06.2009
Saat: 23:28
Kaleme alan: Tuğrul
, Çetiner
Katıldığı
şehir veya ülke: Dikili/İzmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Nazım Hikmet Bursa Cezaevinde tutsaklık
yıllarında,hem koğuş
arkadaşlarına okuma yazma öğretir
hemde müdüriyete bazı konularda
yardımcı olurmuş.Ceza evini
teftişe gelen bir müfettiş,birkaç gün
denetledikten sonra; merak ederek Nazım da
buradaymış çağırında bir
göreyim der.Müdüriyet bu isteğini yerine
getirir,Nazım'ı
çağırır,müdüriyet koltuğuna
iyice yerleşen
müfettiş,Nazım'ı tepeden
tırnağa iyice süzer,kendisine yer bile
göstermeden,kısa bir konuşmadan sonra,
demek Nazım sizssiniz tamam gidebilirsin
der.Nazım tam kapıdan çıkarken
döner ve sorar,siz Ömer Hayyam'ın
adını duydunuzmu? diye müfettiş
hemen atılır kim duymaz diye,peki o
zaman İran Hükümdarı kimdi
der,müfettiş şaşırıp
kalır.Nazım konuşmasına devam
eder,sanatçıyı hemen
anımsadınız ama hükümdarı
anımsayamadınız,yıllar sonra
beni tüm dünya anımsayacak ama ne seni ne de
senen adalet bakanını kimse
anımsamayacak der ve
çıkar.hatasını anlayan
müfettiş Nazımı tekrar
çağırtır ama Nazım
koğuşun yolunu tutmuştur geri
dönmez.
Sahi ya o dönemde adalet
bakanı kimdi hatırlayan
varmı?
Nazım'lar kolay
yetişmiyor Nazım'ların
kıymetini hayattayken bilelim.Ölümünden elli
yıl sonra vatandaşlık
hakkının verilmesi kimsenin işine
yaramaz.
Tuğrul Çetiner
|
|
|
N0.: 471 Tarih: 03.06.2009
Saat: 21:29
Kaleme alan: erhan
, köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Yinede merhaba!...
Ali abi;
Nereden baksan
OCAK yada MART arası olması lazım
bir kayıt formu
doldurup dalakcı
radyosunu dinlemek için şifre isteminde
bulunmuştum. Fakat aradan okadar zaman
geçmesine nazaran beni
unutmadığın için teşekür
ederim ...
Değer vardır
insanların belli önceliklerine göre
,
Değer vardır İNSAN sevgisine
göre bende cevabımı aldım
teşekür
ederim
....
_______________________________
____________________
buarda sistemde bir
veya iki gün ila bir haftada alına bilen bir
şifrenin bukadar uzun zaman alup da
formu doldur istersen demek
bana göre biraz
tuhaf geldi Ali abi ne dersin ..
Ben
büyüğüne saygısı olarak
YİNEDE TEŞEKÜR EDERİM...
Erhan KÖKSAL
|
|
|
N0.: 472 Tarih: 03.06.2009
Saat: 12:44
Kaleme alan: Elif
, Köksalan
Katıldığı
şehir veya ülke: Almanya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Nazim Hikmet'i anlamak, yasami anlamak
demekti.
Yasami anlamak ise, ezenin ve
ezilenin kim oldugunu kavramak demekti.
Ve
seni sömüren cetelere teslim olmayip, onurunu
cignetmemekti.
Üstünü göz kamastiran
cilalarla kapattiklari, icinde zehir
bulunan
hazir yiyeceklerini ayak üstü tüketip,
bunuda modernlik sanmamakti.
Bir baska
yerde silah zoruyla aldigi kazanclardan
"hamburger" yapip seni zehirlenmeye
gitmeyi, gönüllü olarak gider hale getiren,
sömürüyü anlamakti.
Seni sana
yabancilastiran (maymuna ceviren) ne bileyim kendi
özdiline olan saygini yitirip, daha kavramini bile
algilayamadigin "Öz;diline
yabancilastiran" bunu modernlik sanan
zihniyete kanmamakti. Böyle yapmacik yasamanin
bedelini, özümüzdeki güveni ve huzuru kaybederek
ödedigimizin farkina varmakti.
Bir diger
uyusturucu olan kapitalizmin tellaligini yapan
televizyonu uyur gezer gibi seyredip bilgili ve
kültürlü olacaginin yanilgisina
düsmemekti.
Bütün degerlerin kendi
özümüzde mevcut oldugunun bilincine varip kendi
icdünyamizi anlamanin ve güzellestirmenin insani
bir sorumluluk oldugunu kavrayip
anlamakti.
Sevgi ve saygilarimla
Elif
Köksalan
|
|
|
N0.: 473 Tarih: 03.06.2009
Saat: 10:48
Kaleme alan: Hacı
, Ercan
Katıldığı
şehir veya ülke: Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Dünya şairi Nazım Hikmet'i ölümünün 46. yılında
saygıyla bir kez daha
anıyoruz.
VATAN HAİNİ
"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam
ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı
sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan
hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir
Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne,
kapkara haykıran puntolarla, bir Ankara
gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında,
Amerikan amirali.
Amerika, bütçemize 120
milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı
sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan
hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet,
vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz
yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan
hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse
vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse
açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve
sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda
al kanımızı içmekse vatan,
vatan
tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı
ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası,
Amerikan donanması topuysa,
vatan,
kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan
hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara
haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan
hainliğine devam ediyor hâlâ.
Nazım
Hikmet Ran
28 Temmuz 1962
|
|
|
N0.: 474 Tarih: 01.06.2009
Saat: 23:00
Kaleme alan: ümit
, köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: Ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Ben şanslıydım görme imkanım
oldu..
Güzel bir
yazıydı..
Yazanın eline
sağlık..
|
|
|
N0.: 475 Tarih: 30.05.2009
Saat: 21:44
Kaleme alan: Hüseyin
, düzmez
Katıldığı
şehir veya ülke: Türkiye
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
TEŞEKKÜR ...................
diye devam
eden yazı içeliğle hemfikir olup olmamamıza
bakılmadan adı geçen kişi tarafından kaleme
alınmadığı için silinmiştir.
kayda alan
kişinin
IP-Adresi: 88.247.178.31
İnternet sunucusu: Turk Telekom
Bölge
: Bursa (TR)
Ali Bozdağ
|
|
|