|
|
N0.: 376 Tarih: 18.07.2009
Saat: 23:22
Kaleme alan: Hacı
, Ercan
Katıldığı
şehir veya ülke: Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Cemal ağabeyin ölümüne üzüntülerimi
bildirir,başta Tahsin eniştem olmak üzere tüm
yakınlarına sabırlar temenni
ederim.
Saygılarımla,
Hacı Ercan
|
|
|
N0.: 377 Tarih: 18.07.2009
Saat: 22:58
Kaleme alan: SİNAN
, ÖZDEMİR
Katıldığı
şehir veya ülke: ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Cemal ÜNLÜ amcaya Tanrıdan rahmet ailesi ve tüm
sevdiklerine başsağlığı dilerim
|
|
|
N0.: 378 Tarih: 18.07.2009
Saat: 18:31
Kaleme alan: Deniz
, Şahinoğlu
Katıldığı
şehir veya ülke: Ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
SAVAŞLAR
Şafak vakti şebnemlere
doğarken
Gün değişti değişmiyor
savaşlar
Kara bulut beyaz dağı
boğarken
Dün değişti değişmiyor
savaşlar
Dünya malı ne tapudur ne
zimmet
Söyle gardaş neden ölür her
ümmet
İsa Musa Davut derken Muhammet
Din
değişti değişmiyor savaşlar
Barış olsun
içimizde gerçek öz
Öfkelere sevgi yağsın
sönsün köz
Sarı zenci beyaz kimi çekik
göz
Ten değişti değişmiyor
savaşlar
Bombaları taşımasın
uçaklar
Büyüyünce hesap sorar
küçükler
İnsan değil kurban kessin
bıçaklar
Kın değişti değişmiyor
savaşlar
Deden ölüp baban yetim
büyürken
Ayaktasın sular bile uyurken
Çağ
atlayıp milenyumu sayarken
Bin değişti
değişmiyor savaşlar
Çiçekleri ezip geçen
yolcuyduk
Arıları hapse atan balcıydık
Bir
zamanlar sağcı ile solcuyduk
Kin değişti
değişmiyor savaşlar
Cumhuriyet kurulmazdı
sen bensiz
Demokrasi nedir ilimsiz
fensiz
Bunun için atam yattı kefensiz
Sin
değişti değişmiyor savaşlar
Der Engini
toprak kanla boyanmaz
Dağ uykuda kurşun ile
uyanmaz
Kırık saza sağlam silah
dayanmaz
Fon değişti değişmiyor
savaşlar
..........................ENGİNİ
DENİZ ŞAHİNOĞLU
|
|
|
N0.: 379 Tarih: 18.07.2009
Saat: 16:49
Kaleme alan: arif
, koksal
Katıldığı
şehir veya ülke: Düsseldorf
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Cemal Ünlü amcaya Allahtan rahmet yakınlarına
başsağlığı dilerim
Tobragi Bol Mekanı cennet
olsun
Arif.Köksal
Düsseldor f
|
|
|
N0.: 380 Tarih: 18.07.2009
Saat: 16:44
Kaleme alan: Hakan
, Bozdag
Katıldığı
şehir veya ülke: Ankara - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Cemal amcaya Allah'tan Rahmet geride kalanlarada
sabır dilerim.Topragı bol,mekanı Cennet olur
inşallah.
|
|
|
N0.: 381 Tarih: 18.07.2009
Saat: 11:31
Kaleme alan: Ramazan
, Budak
Katıldığı
şehir veya ülke: Almanya (Stuttgart)
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
cemal ünlü Amcaya allahdan rahmet diler,
yakinlarina basiniz sagolsun der sabirlar
dileriz.
Ramazan ve Zeynep Budak
|
|
|
N0.: 382 Tarih: 18.07.2009
Saat: 08:50
Kaleme alan: Mehmet
, Özdemir
Katıldığı
şehir veya ülke: almanya stuttgart
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
cemal ünlü agbeyimiz allahin rahmetine kovusmustur
merhuma allahda gani gani rahmet diler geride
kalan oglu ve yakinlarina basiniz sagolsun der
sabirlar dilerim
topragin bololsun cemal amcanin
Stuttgart da
Hüsne. Ve. Mehmet Özdemir
|
|
|
N0.: 383 Tarih: 14.07.2009
Saat: 17:19
Kaleme alan: Köyümüz DALAKÇI Gazetesi
, .
Katıldığı
şehir veya ülke: Ankara / TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
KÖY ŞENLİKLERİNE 10. YILIMIZLA DAMGAMIZI
VURDUK
Her yıl geleneksel olarak
yapılan Dalakçı Kültür şölenin onuncusu aylar
öncesinden dillendirilerek çalışmalar başlatıldı.
Adı üzerinde hem kültür şöleni olması hemde
onuncusunun yapılacak olması insanlarımızda ayrı
bir heyecan yarattı. Değişik ülkelerden gelen
gurbetçilerimizin yanı sıra büyük bir katılımla
yapılan “ 10.cu Kültür Şenliğimiz’de
” gelenek bozulmadı ve yöreye ait örf ve
adetler gelen konuklara sunuldu.
Köy
halkı tarafından hazırlanan 10. kültür şenliği
programın sunuculuğunu internet sitesi editörü Ali
BOZDAĞ ile Köyümüz DALAKÇI Gazetesi editörü Murat
KÖKSAL yaparken, Kaman da yapılan benzeri bir
şenlik nedeni ile protokol katılımı her yılkinden
az olmasına karşın, şenliğimize Mucur Kaymakamı
Sayın Alparslan YILMAZ, Mucur belediye başkanı
Sayın Ali ŞAHİN, Garnizon Komutanımız ve Karakol
komutanımız, Karacaören belediye başkanı Sayın
Servet DURSUN, Türk Telekom Müdürü Mustafa TAŞ,
CHP Kırşehir il ve Mucur ilçe yöneticileri bizleri
her zamanki gibi bu şenlikte de yalnız
bırakmadılar. Bu değerli konukların yanı sıra il,
ilçe, yurtiçi ve yurt dışından gelen gurbetçiler,
sivil toplum kuruluş örgütlerinin temsilcileri,
çevre köy muhtarları, siyasi parti temsilcileri ve
çok sayıda vatandaşta hazır bulundular. Nazlı
ÖKSÜZ, Yeşim KÖKSAL, Yüksel ŞAHİN gibi değerli
sanatçıların yanı sıra Dalakçılı Kadınlar ve
çocuklar şenliğe damgasını vuran isimler oldu.
Şenlik saygı duruşu ve istiklal marşı
ardından Dalakçılılar sosyal yardımlaşma ve
dayanışma derneği yönetim kurulu başkanı Mahmut
kayışlı tarafından yapılırken ardından köy muhtarı
Haydar TOSUN, Mucur belediye başkanı Ali ŞAHİN ve
Mucur kaymakamı Alparslan YILMAZ günün anlam ve
önemini belirten konuşmalar yaptı. Ağırlıklı
olarak birlik ve beraberlik üzerine olan
konuşmalarda dernek adına konuşan Mahmut KAYIŞLI
ekonomik sıkıntılara dikkat çekerken, Köy Muhtarı
Haydar TOSUN köye yapılacak olan projelere destek
istedi. Mucur belediye başkanı Ali ŞAHİN’de
örf ve adetleri bozulmayan köylerden olan Dalakçı
ve Dalakçılıları bu önemli günde yalnız bırakmamın
gerekliliğini ön plana çıkardı. Mucur kaymakamı
köy halkını böyle bir festivali
gerçekleştirdiklerinden dolayı tüm köylüleri
kutlarken yarışmada dereceye girenlere de
ödüllerini takdim etti.
Şenlik başlama
saatinden bitiş saatine kadar Kırşehir adı altında
yayın yapan radyolar arasında en çok dinlenme
özelliğine sahip olan Dalakçının sesi tavatır
radyoda da an ve an tüm dünyaya
yayınlandı.
TEŞEKKÜRLER
Yemek Sponsorumuz
Safi ERBAŞ’a ( Raşit Oğlu
)
Bağışta Bulunan
Köylülerimize
Ali BOZDAĞ ( Mürteze
Oğlu
Necati GENÇ ( Mustafa Oğlu
)
Hüsnü GENÇ ( Mustafa Oğlu
)
Menduh KÖKSAL ( Hacı Oğlu
)
Arif ASLAN ( Tota )
İlhan
ÖZDEMİR ( Kadı Kızı )
Safi ERBAŞ Raşit (
Oğlu )
Şakir ERBAŞ ( H. İsmail Oğlu
)
Ayşe BOZDAĞ ( Mürtezi Eşi
)
Mehmet KÖKSAL ( Veis )
Mustafa
ŞAHİN ( Aşır Oğlu )
Arslan DEMİR ( İsmail
Oğlu )
Ali ŞAHİN ( Necip Oğlu
)
M.Ali ŞAHİN ( Yusuf Oğlu )
M.
Tosun ÖZDEMİR ( H.İbrahim Oğlu )
Birol
ÖZDEMİR ( Yusuf Oğlu )
Ali KÖKSAL ( Tapan
Oğlu )
Sefa KÖKSAL ( Ali Oğlu
)
Çetin ÖZDEMİR ( Namık Oğlu
)
İsmail DEMİR ( Kürtoğlu
)
Mevlüt BUDAK ( Hallö )
NOT: 40
TL ve yukarısında bağışta bulunan hemşerilerimiz
yazılmış olup bu rakam 3 000 TL tutarında, 40 TL
altında bağış yapanların tutarı 716
TLdir.
Sanatçı desteğinde bulunan Kültür
ve turizm bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY’a,
Kültür bakanı danışmanı Sayın Önder ATAÇ’a,
Güzel sanatlar genel müdürü Sayın Ayşenur
İSLAM’a, Fonotik sanatlar Daire başkanı
Sayın Berrin KAVAK’a, Koro Müdürü Sayın
Taner CAN’a, Köyümüz DALAKÇI Gazetesini
kırmayarak zahmet edip Dalakçılara müzik ziyafeti
veren İki hanım efendi sanatçı Sayın Nazlı ÖKSÜZ
ve Yeşim KÖKSAL’a, Köyümüz mahalli
sanatçılarından Yüksel ŞAHİN’e,
Dalakçı’nın yürekli kadın sanatçılarına,
Köyümüz DALAKÇI Gazetesinin 41. sayısına
Sponsor olan
Tevfik GENÇ, Necati GENÇ ve
Hüsnü GENÇ Kardeşlere,
Köyümüz DALAKÇI
gazetesinin düzenlemiş olduğu köyümü anlatıyorum
yarışmasının ödüllerini veren Vikingen Resort
Hotel, Grand Otel Terme kaplıcaları, bir
çocuğumuzun bir yıllık dershane masraflarını
karşılayacak olan Zafer
dershanelerine
Hiçbir yardımını
esirgemeyen
eylül türkü cafe’ye,
Koç Ticarete
Şenliğimize gelemeyip de
Mesaj gönderen
Kültür ve Turizm bakanı
Ertuğrul GÜNAY,
Kırşehir Milletvekili
Mikail ARSLAN,
Kırşehir Milletvekili
Abdullah ÇALIŞKAN,
Kırşehirliler Fed.
Baş. Hilmi GÖKÇINAR,
Aşağıdemirci Köyü
Gaz. Alaattin AKÇAL,
Y.Yenimahalle
Kır-Der Baş. Halil KOLUKIRIK
CHP Kırşehir
İl Baş. Yılmaz ZENGİN
Nami
ŞAHİN,
Elif KÖKSALAN,
Taci
TOSUN,
Güneş ÜNSAL
Yılmaz
ZENGİN
H.İbrahim DEMİR
Hacı
ERCAN
Yerel ve Ulusal
basına
Konuk Sever Dalakçı
Halkına
TEŞEKKÜR EDERİZ…
Köyümüz DALAKÇI Gazetesi adına
Murat
KÖKSAL
|
|
|
N0.: 384 Tarih: 14.07.2009
Saat: 16:36
Kaleme alan: YÜKSEL
, ŞAHİNOĞLU
Katıldığı
şehir veya ülke: KIRŞEHİR
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Sevgili hemşerile rim bildiğimiz üzere 10.
dalakcı kültür şenliğimiz yapılmıştır
Cok
güzel ve başarılı gectiğine inanıyorum . Bütün
emeği geçenlere cok cok teşekürler.
Yanlız bir
kaç eksiğimiz olduğunu kabul etmek
gerekir.
Birinçisi dışardan gelen
misafilerimize dalakçı konuk severliğini
göstermek.
İkinçisi izzet ve ikramın ilk önce
konuklara yapılması gerekmektedir.
Bunu
köydeki halkımızın iyi benimsemesi riça
ederim.
amacımız kimseyi kırmak değil
uyarmaktır
|
|
|
N0.: 385 Tarih: 14.07.2009
Saat: 16:31
Kaleme alan: MAHMUT(DOĞAN)
, KAYIŞLI
Katıldığı
şehir veya ülke: DALAKÇI
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
DAL-DER 10. KÜLTÜR ŞENLİĞİ BİLİNDİĞİ
ÜZERE 4 TEMMUZ 2009 CUMARTESİ GÜNÜ
YAPILDI.PROGRAMIMIZA EMEĞİ GEÇEN KÜLTÜR
BAKANLIĞINA , KÜLTÜR BAKANLIĞI SANATÇISI NAZLI
ÖKSÜZ'E , SAZ EKİBİNE VE DEĞERLİ HEMŞERİMİZ YEŞİM
KÖKSAL'A ,KÖYÜMÜZ MAHALLİ SANATÇILARINA,PROGRAM
SUNUCUSU ALİ BOZDAĞ'A ,DALAKÇI AŞIĞI DEĞERLİ
GURBETÇİLERİMİZE,EMEĞİ GEÇEN TÜM
KÖYLÜLERİMİZE,DALAKÇI KÖYÜ MUHTARLIĞINA DA SONSUZ
TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM.
PROGRAMDA
ÇEŞİTLİ AKSAMALAR OLMASINA RAĞMEN ŞAHSIM ADINA
GÜZEL BİR ŞENLİK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM.ÖNEMLİ OLAN
BİRLİK BERABERLİĞİMİZDİR.DALAKÇI DA BULUŞMAK BİR
TABAK PİLAVDAN ÇOK ÇOK ÖTE BİR ŞEYDİR.BURADA
YAPILAN ŞENLİK SADECE BANA MAL
EDİLMEMELİDİR.HERKESİN DE ELİNİ TAŞIN ALTINA
KOYMASI GEREKİYORDU; NE YAZIKKİ BEŞ PARMAĞIN BEŞİ
BİR DEĞİL..!
OLUMLU-OLUMSUZ BÜTÜN
GÖRÜŞLERE SAYGI DUYUYORUM.FAKAT DERNEĞİMİZE
,KÖYÜMÜZE MADDİ MANEVİ HİÇ BİR KATKISI
OLMAYANLARIN YORUM YAPMALARINA MANA
VEREMİYORUM.
9. VE 10. KÜLTÜR
ŞENLİĞİMİZ BENİM BAŞKANLIĞIMDA YAPILDI.ELEŞTİREN
BÜTÜN DOSTLARA SORUYORUM ŞENLİK BİTTİKTEN SONRA
YANIMDA KİM VARDI,MASA SANDALYE VE ÇÖPLERLE TEK
BAŞIMA KALMAKTAN ACI BİRŞEY OLAMAZ.BU OLAY BENİM
DÜĞÜNÜM DEĞİLDİ,DALAKÇI'NIN GÖRÜCÜYE ÇIKMASI
İDİ.BAŞKASINI ELEŞTİRMEK KOLAYDIR,BİRAZ DA
KENDİMİZİ SORGULAYALIM LÜTFEN..!
BEN
BU İŞİ DAHA İYİ YAPARIM DİYEN ARKADAŞLAR VAR İSE
YAKIN ZAMANDA YAPILACAK GENEL KURULA
BUYURSUNLAR,OYLARIMIZLA DA DESTEKLEYELİM,DAHA
İYİSİNİ YAPSINLAR.
TÜM DALAKÇILILAR
VE DALAKÇI'YA GÖNÜL VERENLERE KUCAK DOLUSU
SELAMLAR,SEVGİLER...
DAL-DER YÖNETİM KURULU BAŞKANI
MAHMUT(DOĞAN) KAYIŞLI
|
|
|
N0.: 386 Tarih: 13.07.2009
Saat: 20:04
Kaleme alan: Elif
, Köksalan
Katıldığı
şehir veya ülke: Almanya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
O Zaman Baslamisti...
Özde bir insan
olmak!
Paylasmak icin ortak özdegerlerin
üretildiginde
Kosulsuz sevgi nedir; yasam
kavgasi nedir (?)
Cevabi bulundugunda
Asil
kavgayi, kendi bencilligimizi asmak icin
yaptigimizda
Birimiz hepimiz, hepimiz
birimiz icin oldugumuzda
Üstün olma
budalaligindan vaz gecip
Canda can olabilme
olgunluguna erdigimizde
Yaptigimiz ise
beklentisiz sevgimizi ve samimiyetimizi
verdigimizde
Mazlum'un hakkini elinden
almayi, acik gözlülük saymadigimizda
Gayemiz
insanlik onuruna hizmet etmek oldugunda
Güzel
veya cirkin ne yaparsak yapalim, zamanin bunu
hic unutmayacagini bildigimizde
Ve zamana
meydan okumanin en iyi yolunun üretmek oldugunu
bildigimizde
Bana iyi demeleri icin, seni
karalamam gerekmedigini kavradigimda
Iyi veya
kötü bütün yaptiklarimizin sorumlusu kendimiz
oldugumuzu anladigimizda
Kendin varolmak
icin, ötekini yoketmeginde
Özde bir Insan
olmak
O zaman baslamisti
Ne oldu? neden
gelisemedi insanlik.
Insanlik halen
emekliyor; ne zamanki dünyanin hic bir yerinde
canlar yanmayacak; o zaman insanlik bir
adim
atacak...
Saygilarimla
Elif
Köksalan
|
|
|
N0.: 387 Tarih: 13.07.2009
Saat: 16:12
Kaleme alan: Ünsal
, Dinçer
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
DALAKÇI KÜLTÜR ŞENLİĞİ
Dalakçı
birçok özelliğiyle örnek bir köy. Bunu
‘’Kültür Şenliği’’ ile bir
kez daha kanıtladı. Başta Murat Köksal olmak üzere
emeği geçenleri kutluyorum.
Şenliğimiz
biraz geçikmeli olarak saat 11:00 de başladı. Çok
yoğun programı Murat Köksal ve Ali Bozdağ ile
birlikte sundular. Ses düzeni kusursuzdu. Çoğu
etkinlikte cızırtı çıkaran mikrofonlar belki bir
gün öncesinden sıkı biçimde uyarılmış ki(!) Sorun
çıkarmadı. Programın akışı hızlı, sanatçıların
performansı iyiydi. Köylümüz sevgili Yüksel Şahin,
Kırşehir Kültür Müdürlüğü Ustalar Topluluğu kısa
ama performansı yüksek konserler verdiler.
Gümüşkümbetli kızımız Yeşim Köksal, sade, alçak
gönüllü tavırlarıyla bizden biri olarak sahnede
yer aldı, halk müziğinin güzel örneklerini
yorumladı. Köyümüzün kadın sanatçıları mükemmeldi.
Dalakçılıların müzik beğenisine uygun, özellikle
kadınlarımızın sevdiği türküler solo ve koro
yorumlayarak mükemmel söylediler. Hem
izleyenlerin, hem konuk sanatçıların
hayranlıklarını kazandılar. Kültür Bakanlığı
sanatçısı Nazlı Öksüz ve saz ekibi
Ankara’dan gelerek Dalakçı Şenliğine renk
kattılar.
Hem kulağımıza, hem gözümüze,
hem midemize hoş gelen bir şenlik oldu. Sahnede
sanatçılarımız sanatlarını icrâ ederken bir grup
köylümüz (çoğunlukta gençlerimiz)bir düğün
coşkusuyla oynadılar. Onlar görselliği-estetiği
yüksek oyunları kaşıklarla oynarken, gölgede rahat
rahat programı izleyenlerimiz etli bulgur pilavına
kaşık salladılar. Şenliğe gelemeyenler hem müzik
ziyafetinden, hem de nefis etli bulgur pilavı
ziyafetinden mahrum oldukları için çok
üzülmeliler.
Dalakçı’nın,
Şenlik’in havası güzeldi, katılım
yüksekti.(Kadın kız her yaştan bin kişiyi bulan
bir katılım, programı aynı günün akşamı izleyen
Ktv’den izleyen başka köylerin insanlarını
kıskandırmış, imrendirmiş olmalı.
Şenliğimizde bir de ödül töreni vardı. Jüri özel
ödülü şiir dalında İsa Kaya amcamıza şahsında
sevgiyle sunuldu ve çok anlamlı bir ödül oldu.
Akıl eden, vefa gösteren, emeğe saygı duyanlar sağ
olsun.
‘’Köyümü
Özlüyorum’’ yazı yarışmasının
sonuçlarıysa sahnede açıklandı. Birinci ve üçüncü
seçilenler ödüllerini protokolün elinden
aldı.(İkinciliği kazanan programa
katılmamıştı.)Jüri üyesi olduğum için biliyorum
yarışmaya yirmiye yakın eser katıldı. Bu çok güzel
bir sonuç ancak yarışmada bir jüri başkanı var
mıydı? Puanlar nasıldı katılımcılar, özellikle
dereceye girenler kaçar puan aldılar henüz bunu
bilmiyoruz, dereceye girenlerin aldıkları puan da
programda açıklanmadı. Şenlik programının
yoğunluğundan olmalı, yarışma sonucunun açıklanışı
aceleye getirildi. Jüri üyelerinden programda
bulunan biri ya da jüri başkanı genel bir
değerlendirme ile sonucu açıklasaydı ve ödülü
sunsaydı, ödülü Kaymakam’ın ya da
‘’Komutan’ın’’
vermesinden daha anlamlı ve doğru olurdu diye
düşünüyorum. Protokole konukseverlik göstermek
doğru ve iyi bir davranış tabiî ki ama yarışma
gibi özel etkinlik protokol dışında tutulsaydı
daha yerinde olurdu.
Sonuç olarak bu
küçük eleştirime karşın çok emek verilmiş, çok iyi
hazırlanmış, çok iyi kotarılmış bir şenlik oldu.
Dalakçılı’ların gurur duyduğu, onur duyduğu
bir etkinlik oldu. Elbette böyle büyük bir
çalışmada aksayan bir şeyler olacak. Emeği geçen
bu etkinlik için koşturan herkese teşekkür
ediyorum.
|
|
|
N0.: 388 Tarih: 13.07.2009
Saat: 16:07
Kaleme alan: PINAR
, HOCA KAYA
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
TADI DAMAĞIMIZDA
KALDI
Bu güne kadar Dalakçı’yı
anlatmak için çok yazı yazıldı belki. Ama bence
her sene yapılan şenliğe katılsanız gözünüzde
Dalakçı’ya dair çok şey şekillenir.
Bizde bu sene sırt çantalarımızı aldık ve
Dalakçı’ya doğru yola çıktık. Bu şenlik
benim için bir ilk olacaktı, oldu da.
Şenlik hazırlıkları üç gün önceden başladı. Önce
köylülere çeşitli görevler dağıtıldı. Tabi
gönüllülük esastı. Kimisi su böreği, kimisi yaprak
sarması kimi çorba yapmaya gönüllü oldu.
Gençlerden kolbastı oynamak için gönüllü olanlar
oldu. Ardından köylüler müzik eşliğinde kendi
aralarında eğlendiler. Hazırlıklar yapılırken en
çok dikkatimi çeken nokta herkesin bir iş yapmak
için koşturmasıydı. Özellikle bu şenliğin
düzenlenmesini sağlayanlar sanırım bir hafta
dinlenerek ancak kendilerine gelecekler.
Cumartesi günü gelip çattığında müzik sesi eve
kadar geliyordu. Bizde hazırlanıp gittik. Ben
biraz meraklı biraz araştırmacı gözlerle etrafı
izlemeye başladım. Açıkçası bayağı da
heyecanlıydım yani. Sürekli Dalakçı radyoyu
dinleyerek bir nevi aşina oldum şenliğe. Ali abi
ve Murat abinin azimle ve heyecanla yaptıkları
sunuşlar, insanları şenliğe davet edişleri hala
kulaklarımda çınlıyor. Bu azim gençlerde bile yok.
Helal olsun valla.
Hava sıcak
olduğu için bunalacağımı düşünüyordum ama sağ
olsunlar çadırlar kurarak bizi bu konuda da
düşünmüşlerdi. Düzen çok güzeldi. Çadırlar
yerleştirilmiş ve bunun için bir organizasyon
şirketiyle anlaşılmıştı. Bu çok hoşuma gitti.
Çünkü insanlar çok rahat etti. Emeği geçenlere
teşekkür ederiz.
Belki bu köylü
değilim ama dışarıdan bakan biri olarak şenliğin
insanları kaynaştırma açısından çok faydalı
olduğunu gördüm. Ankara’dan
Kırşehir’den Mucur’dan ve yurtdışından
birçok insan birbiriyle hasret giderme şansı
buldu. Ben de bu vesileyle tanımadığım ve
görmediğim birçok akraba ve insanla tanışmış
oldum. Radyoda sohbet edip sonra şenlikte tanışma
fırsatı bulduk. Belki de yıllardır şenliğe
katılamayan insanlar katılma şansı buldu. Çünkü
Temmuz ayında olması çoğu insan için uygun bir
zamandı. Bunlardan biri de bizdik.
Şenlik boyunca öncelikle Dal-Der başkanı Mahmut
KAYIŞLI, köy muhtarı Haydar TOSUN ve Mucur
belediye başkanı Ali ŞAHİN konuşmalarını yaptılar.
Ardından Dalakçıyı en iyi kim anlatır konulu
kompozisyon yarışmasının ödülleri verildi. Bir köy
açısından çok güzel ve iyi ödüller olduğunu
söyleyebilirim. Bu gibi yarışmaların her sene
düzenlenmesi insanların yeteneklerini ortaya
çıkarmak açısından oldukça faydalı bence. Ben bile
gazete için yazı yazmaya başlamadan önce bu kadar
yazabileceğimi ummuyordum. Demek ki her insanın
içinde bir cevher varmış. Sadece ortaya çıkarmak
için çalışmak gerek değil mi?
Yeşim
KÖKSAL’ın sahneye çıkmasıyla herkes sahneye
döküldü. Coştukça coştuk yani. Biter
Kırşehir’in gülleri biter… Ardından
yemek dağıtıldı. Bulgur pilavı ve et. Yemek
dağıtımı konusunda biraz aksaklıklar yaşansa da, o
kadar kusur kadı kızında da olur diyorum ve
Kırşehirli ustalara geçiyorum.
Ben ilk defa
dinledim Kırşehirli ustaları. Ama çok keyif aldım.
Çaldıkları güzel türkülerle bizleri mest ettiler.
Kültür Bakanlığına ayrıca teşekkür etmek
lazım.
Diğer bir noktada köylü kadınların
yaptıkları yemekleri anlatmalarıydı. Murat abi
aldı eline mikrofonu tek tek röportaj yaptı
kadınlarla. Bunlar bizim kültürümüz dedi. Eeee
geçmişini bilmeyen geleceğini de bilemez değil
mi?
Bir köşede kilim dokuyan bir teyze, diğer
köşede kirmen eğiren bir kadın vardı. Kültürümüzün
unutturulmaması ayrıca hoşuma giden bir noktaydı.
Gitsem bana da kilim dokumayı öğretirler mi
acaba?
Sonra bir baktım sahnede üç tane teyze.
Türkü söylemeye başladılar. Köyün simgesi haline
gelmişler sanırım.
Veeeeeeee Nazlı ÖKSÜZ
sahnede.Alkış..Yalan dünyada ah yalan
dünyada…Çok ta güzel söyledi
türküleri.Buraya gelmesi şenliğe katılması onur
verici.Bayağı uğraşılmış emek harcanmıştır tüm
bunlar için tabi.
Üzerinde durulması gereken
en önemli nokta Ali BOZDAĞ ve Murat
KÖKSAL’ın insanları coşturmak için
verdikleri inanılmaz azimdi. Murat abi sürekli
çadırları geziyor, elleri havada alkış tutuyor,
insanları etkinliğe katmak için çaba harcıyordu.
Ali abi de mikrofonla olsun başka şekilde olsun
etkinliği canlı kılmak için didinip duruyordu.
Dal-Der başkanı Mahmut KAYIŞLI’ yı da
unutmamak lazım tabi. Onun da bir an bile
oturduğunu görmedim. Oradan oraya koşturdu durdu.
Bir ara yemek dağıtanların başında bile gördüm
yani.
O şenlik alanı içinde koşturan ismini
bilemediğim onlarca insan vardı. Sanırım Eylül
cafeden gelen gençler vardı. O yeşil formaları
giymişler gah yemek dağıttılar, gah çöp
topladılar. Emekleri çok.
Ben bugün burada bu
yazıyı şenlikten hemen sonra yazıyorum.
Dal-Der’in bu gibi organizasyonları her sene
gerçekleştirmesini diliyorum. Eminim zordur ve çok
fedakârlık istiyordur. Buradan herkese de
sesleniyorum. Elinizden gelen yardımları
esirgemeyiniz. Sizinde bir emeğiniz olsun istemez
misiniz? Sesiniz duyar gibiyim. Bence de
evet.
Bu seneki şenlik bitti. O zaman bu
yazıda burada biter. Gelenlere teşekkürler,
gelemeyenleri de bir sonraki şenliğe bekleriz.
Mutlaka gelin. Emeği geçenlere sonsuz
teşekkürler.
Pınar HOCA
KAYA
|
|
|
N0.: 389 Tarih: 13.07.2009
Saat: 10:06
Kaleme alan: Ulaş
, Tosun
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Yakın zamanda şenlik yapıldı tabiiki emek işidir
saygı duymaklazım o konuda bir şüphemiz yok ama
tek kelime ile fiyasko kimse kusura bakmasın ,
insanlara 40 derece sıcağın altında eziyetten
başka birşey deyildi tarih seçimini yapanların
seneye daha doğru bir seçim yapmalarını öneririm
10 uncu seneyi devirdik hala aynı ,konuşma
metinleri bile deyişmiyor,madem konser havasında
geçecek en azından akşam neden yapılmıyor bazı
etkinlikler,şu yemek işi neden hala oturtulamıyor
anlamak mümkün deyil oysa 2 çinik bulgur fazla
gelmiş pişirilememiş babamdam biliyorum bu
şikayetler 10 yıldır hep sürüyor sorarsanız kimse
yememiş evine gitmiş misafirine mahçup olmuş tüm
köylü, o zaman kime dağıtılıyor bu kadar yemek onu
da anlamak mümkün deyil.Bizim oraların en güzel
zamanı mayıs ayları deyilmi bunu her kez bilir bu
özellik neden göz ardı ediliyor. Bence özelliğini
kaybetmeye başladı şenlik.Öneri ise elektirik var
,su var ,çadır filanda kuruluyor harman yerinde
yapılsın,daha iyi bir tarihte daha ciddi bir
organizasyonla,daha çok katılımla
lütfen.Bencilliğin,bireysel tavırların kimseye
faydası yok bu çok net görüldü maalasef,şenlik ilk
zamanlarını aratıyor bu bir tehlikedir bence
yinede çalışan uğraşan herkezin eline sağlık
nediyelim...
|
|
|
N0.: 390 Tarih: 12.07.2009
Saat: 23:14
Kaleme alan: Ramazan
, Arslan
Katıldığı
şehir veya ülke: Dünya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Çin'de yapılanlar ne insanlığa yakışır ne de
insanım diyen kabul eder.
Zulüm, Dünya'nın
neresinde olursa olsun zulümdür. Zulümün
Türk'e,Irak'lıya, İran'lıya vs. kime yapıldığı
değil, neden ve niçin yapıldığı sorgulanmalıdır.
Cevapta hazırdır. ULUSLARARASI
SERMAYE :KAPİTALİZM.
Kapitalizm
kurallarını işletirken, talan ettiği yerdeki
insanların diline, dinine, uyruğuna bakmaz.Onun
asıl hedefi kardır...
Uluslararsı sermayeyi
ve yandaşlarını şiddetle kınıyorum.
|
|
|
N0.: 391 Tarih: 12.07.2009
Saat: 17:16
Kaleme alan: ORHAN
, KÖKSAL
Katıldığı
şehir veya ülke: KAYSERİ
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
ÖSS'de Kırşehir yine sözel alanda Türkiye
birincisi çıkarmıştır.
Sayısal ve eşit
ağırlıkta da Türkiye birincisi Kayseri'den
çıkmıştır. Başarılı olan genç arkadaşlarımızı
tebrik ediyorum.
|
|
|
N0.: 392 Tarih: 12.07.2009
Saat: 11:11
Kaleme alan: Hacı
, Ercan
Katıldığı
şehir veya ülke: Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Hakan,ne yazık ki insanlarımız toplumsal ve insani
konularda duyarsızlar.
Her politikacıyım
diyenin politikacı olması,her kendine yazarım
diyenin yazar olması mümkün değil. Meselelere
bakan her kişinin de meselenin özünü görüyor
olmasını düşünmek yanlış olur. Ne yazık ki günümüz
Türkiye'sinde her şeyin imitasyonu
var...
Onurlu ve dik duruş sergilemek nedense
insanlarımıza zor geliyor.
(Dik duruşu
diklenmek anlamında düşünenler hiç de az
değil.)
Sayın "one münite"kuyruğunu
kısmış bekler vaziyette...
Aşağıda, alt
taraftaki kısa yazımda da belirttiğim gibi
;(10-07-2009)
"TÜM İNSANLIĞIN ORTAK
DÜŞMANI
EMPERYALİZMDİR"
Saygılarımla
Hac
ı Ercan
|
|
|
N0.: 393 Tarih: 12.07.2009
Saat: 01:42
Kaleme alan: Hakan
, BOZDAG
Katıldığı
şehir veya ülke: ANKARA - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Doğu TÜRKİSTAN'da yaşanan insanlık ayıbı soykırımı
şiddetle kınıyorum,26 haziranda bir oyuncak
fabrikasında çalışan Türk kızlarına sarkıntılık
eden çinlilerle başlayan olaylarda şimdiye kadar
çok sayıda ölü ve yaralı oldugu söyleniyor..Durum
böyleyken bazı konularda bülbül kesilip atıp tutan
bu durumdada hiç sesi çıkmayıp,herzamanki gibi at
gözlüklerinin ardına geçip küçücük akıllarıyla
orda öylece duran ve kendini siyaset adamı yada
yazar yada bilgili biri gibi göstermeye çalışan
zihniyete yazıklar olsun..Yarin saat 17 de
Çaglayan meydanında buluşacak olan onbinlere
BENDEN SELAM OLSUN.(ha gayret görelim bakalım
miting nasıl oluyormuş)
|
|
|
N0.: 394 Tarih: 11.07.2009
Saat: 16:53
Kaleme alan: derya
, şahin
Katıldığı
şehir veya ülke: ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
şenliginizi çok beğendim ama 10 yıldan sonra ilk
kez geldimm. yemek servisinizi hiç
beğenmedim.Yiyenler fazlasıyla yedi.ama yemeyenler
aç kaldı.bir daha ki yılda iyi bir düzenleme
yapmanızı bekliyorum.TEŞEKKÜRLER KÖTÜ PARANIN KIZI
DERYA:d:D:D:D:D
|
|
|
N0.: 395 Tarih: 11.07.2009
Saat: 14:58
Kaleme alan: ümit
, köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: Ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
USTA VE ÖĞRENCİSİ...
Genç bir adam,
değerli taşlara ilgi duyarmış ve
mücevher
ustası olmaya karar vermiş. " Bu mesleği
yapacaksam,
iyi bir mücevher ustası
olmalıyım" diye düşünmüş ve ülkedeki
en
iyi mücevher ustasını aramaya başlamış. Sonunda
bulmuş,
yanına varmış, bir süre bekledikten
sonra usta tarafından
kabul edilmiş.
"Anlat, dinliyorum" demiş usta. Genç
adam
anlatmaya başlamış; taşlara ilgi
duyduğunu ve iyi bir
mücevher ustası olmaya
karar verdiğini heyecanla anlatmış.
Yaşlı
usta sesini çıkarmadan genç adamı dinlemiş,
sözleri
bitince de ona bir taş uzatmış,
"Bu bir yeşim taşıdır" dedikten
sonra genç adamın avucuna taşı bırakmış ve
avucunu kapatmış.
"Avucunu aynen böyle
kapalı tut ve bir yıl boyunca hiç açma.
Bir
yıl sonra tekrar gel. Haydi şimdi güle güle "
demiş ve
şaşkın genç adamı öylece bırakıp
kalkmış, odadan çıkmış.
Genç adam evine
dönmüş, kendisini merakla bekleyen
annesiyle
babasına neler olduğunu anlatmış. Anlattıkça da
kendisine çok anlamsız gelen bu hareketi ve
soğuk
konuşması nedeniyle kızdığı ustaya olan
öfkesi
artıyormuş. Günler geçmeye başlamış.
Genç adam
sürekli söyleniyor ama avucunu hiç
açmıyormuş.
" Nasıl böyle budalaca bir
şey yapmamı ister.
Bir de ülkenin en iyi
mücevher ustası olacak.
Bu saçmalığa bir yıl
boyunca nasıl katlanacağım,
böyle bir
eziyetle nasıl yaşarım. Bu ne biçim ustalık.
Ustalık kaprisi yapacaksa, bari başından
yapmasaydı."
diye devamlı söyleniyor,
her önüne gelene
ustadan yakınıyor ama
avucunu hiç açmıyormuş.
Avucu kapalı uyuyor,
bütün işlerini diğer eliyle yapıyormuş.
Ve bu
duruma da giderek alışmaya, diğer elini çok rahat
kullanmaya başlamış. Uyurken de yanlışlıkla
avucu açılıp
taş düşmesin diye hep yarı
uyanık uyuyormuş.
Böylece bir yıl geçmiş, her
günü zorluklarla dolu,
her gecesi de yarım
uykuyla yaşanmış bir yılı tamamlamış.
Ve o
gün gelmiş. Genç adam tam bir yıl sonra,
büyük ustanın karşısına çıkmış.
Usta bir
süre beklettikten sonra yanına gelince,
genç
adam ne kadar saçma bulursa bulsun,
bu sınavı
başarıyla tamamlamış olmanın verdiği
gururla
elini uzatmış, avucunu açmış.
"İşte
taşın " demiş, "Bir yıl boyunca avucumda
taşıdım,
şimdi ne yapacağım? " Yaşlı
usta sakin bir sesle cevap
vermiş: "
Şimdi sana bir başka taş vereceğim, onu
da
aynı şekilde bir yıl boyunca avucunda
taşıyacaksın. "
Bu söz üzerine genç adam
bütün sükunetini
kaybetmiş, bağırıp çağırmaya
başlamış.
Yaşlı ustayı bunaklıkla, delilikle
suçlamış,
mücevher ustalığını öğrenmek için
gelen genç bir insana
böyle eziyet ettiği
için, hasta olduğunu bağıra çağıra
söylemiş.
Genç adam bağırıp çağırırken,
yaşlı usta
ona hissettirmeden birtaşı avucuna sıkıştırmış.
Öfkeden yüzü kıpkırmızı genç adam, bir yandan
bağırıp
çağırırken avucundaki taşı hissetmiş.
Durmuş, taşı
biraz daha sıkmış ve heyecanla
konuşmuş:
"BU TAŞ, YEŞİM TAŞI DEĞİL
USTA!"
Öğrenmek için zaman gerekir,
sabır gerekir, ustaları izlemek gerekir.
Dünya hızlandıkça zaman kısalabilir
ama
öğrenmenin esası değişmez..
|
|
|
N0.: 396 Tarih: 10.07.2009
Saat: 20:01
Kaleme alan: Hacı
, Ercan
Katıldığı
şehir veya ülke: Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
ABD ve batı emperyalizmi dünyayı
gıdıklıyor.
Dünyanın her yerinde,çeşitli
nedenlerle halkları birbirine düşman ederek,
parçala, böl, yut politikalarına devam
ediyorlar.Bizde de kendilerine uşaklık eden bazı
Kürt etnik kökenli yurttaşlarımızı
ayaklandırdılar, yıllardır bir tür pis savaşın
içinde cebelleşip duruyoruz...Emperyalizm tüm
dünyadaki hegemonyasını sürdürmek ve kendine daha
büyük pazar yaratabilmek için elinden geleni
ardına koymuyor...
Tüm insanlığın ortak
düşmanı emperyalizmdir...
Çin, Uygur
bölgesinde, Çin güvenlik güçlerinin, halka
saldırıp,toplu kıyımlar yaşatmasını şiddetle
kınıyoruz...Nereden gelirse gelsin,bu tür kıyımlar
bir insanlık ayıbıdır.
Hacı Ercan
|
|
|
N0.: 397 Tarih: 08.07.2009
Saat: 22:36
Kaleme alan: ORHAN
, KÖKSAL
Katıldığı
şehir veya ülke: KAYSERİ
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Kominist! Çin politikasının Uygur Türklerine
uyguladığı utanç verici soykırımını esefle
kınıyorum ve onalar gibi düşünenleride
lanetliyorum.
Soydaşlarımızın arkasındayız.
Allah Türkü korusun.....
|
|
|
N0.: 398 Tarih: 07.07.2009
Saat: 22:54
Kaleme alan: Hacı
, Ercan
Katıldığı
şehir veya ülke: Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Teşekkürler Deniz.
Buraya ozan ruhuyla
bir açıklama eklemişsiniz.
Dünyaya at gözlüğü
ile bakmayan,aydınlatıcı fikirlerinizi bizimle
paylaştığınız için teşekkür ediyorum.
Para
hırsıyla halkın ahlaki değerlerini hiçe sayan,
yaptıklarına sanat,kendilerine sanatçı diyen
şaklabanların ölümsüz ozanlarımızın kemiklerini
sızlatmaları insana ar geliyor...
Aşağıdaki
tartışmanın ana konusu da bu idi
zaten...
Sizin bir ozan,herşeyden önce
bir insan olarak, evrensel dünya görüşünüzle çok
güzel eserler ortaya koyacağınızdan hiç şüphem
yoktur.
Yeni kitabınızı bekliyorum.
Daha sonra, yenilerini de
bekliyorum.
Sevgiler
Hacı Ercan
|
|
|
N0.: 399 Tarih: 07.07.2009
Saat: 22:18
Kaleme alan: Deniz
, Şahinoğlu
Katıldığı
şehir veya ülke: Ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
hemen hemen tüm yazıları okudum.
emek veridiği
için saygı duyuyorum.
ancak; yazan dostlara
sadece küçük bir önerim olacak.
yazı diliyle
konuşma dilini iyi kullansalar derim.
yoksa
kişinin dili şuuraltı kültürünü ortaya
koyar.
şimdi buradaki tartışmalara
gelince; şair, sanatçı vs. adı herneyse varolduğu
sürece tartışmalar elbette olacaktır.
bu
tartışmaya sanırın son noktayı koyacağına
inandığım ve kitabımın
""başlarken"" yazısını
paylaşayım dedim.
yorum
sizin
BAŞLARKEN…
Sevgili
dostlar,
Değişik kamplara bölünüp ölesiye
dövüşme hastalığımız ve kendimizi eğitememenin
verdiği acıyla bizi bir takım arayış içine
sürüklediği gibi adeta yakamıza takmak için birer
rozet peşine düştük.
Bu yüzden ozanlarımızı,
şairlerimizi ve yazarlarımızı, yani geleceğe ışık
tutan sanat ruhu taşıyan aydınlarımızı, birer
sanatçı değil de militan gurupların flamaları gibi
gördük, görüyoruz.
Bunu fırsat bilen bazı
paragöz çevreler soytarıyı sanat ve sanatçı diye
önümüze sunmaya devam
edecekler.
“Sanatçı toplumun
aynasıdır” bunu hatırlayarak sanatçılarımızı
seçemeyen önce kendimizi yargılamayı akıl
ettiğimizde sanatımıza sanat değerini kazandırmış
olacağımızı bileceğiz. Sanatçıyı sanatından çok,
özel hayatıyla, siyasi düşünceleriyle, kıyafetiyle
ve skandallarıyla takip ettiğimiz sürece elbette
bir sanat erozyonu ya da sanatı cinayete terk
etmek gibi bir durumla karşı karşıya olduğumuzu
bileceğiz.
Örneğin;
Nazım Hikmet’e
vatan haini, (!)
Pir Sultan Abdal’a
alevi militanı (!)
Namık Kemal’e
Abdülhamit nefretçisi (!)
Dadaloğlu’na
isyancı (!)
Yunus Emre’yi tekkeci,
tekkelere (!)
Mehmet Akif’i gerici
akımlara (!)
Tevfik Fikret’i
alafrangalığa ve gâvurluğa (!)
Peyami Safa ve
Necip Fazıl’ı sağ militanlığa (!) vs.
Bu
isimleri saydığımız zaman halen bu üniformalar
giydiriliyorsa önce bireysel olarak kendi
kabuğumuzu kırmamız gerekir. Kimseyi suçlamadan ve
kimseden yardım beklemeden önce kendimizi
kurtarmalıyız. Buna bir örnek daha verecek
olursak, büyük ozan Mahzuni Şerif “Amerika
katil” dediği için, dış itibarımızı
zedeliyor gerekçesi ile yıllarca hem fiziksel hem
de psikolojik işkencelere maruz kalmadı mı? Büyük
ozan bunu yıllar önce söylemişti. Bakınız halen
güncelliğini nasıl koruyor.
Oysa bir
sanatçının siyasi eğilimi ne olursa olsun,
isimlerin hepsi dilimizin, kültürümüzün
yaratıcılarıdır. Geniş bir perspektiften
değerlendirmemiz gerekirken bu şairleri dar bir
çerçeveye sokup sonra da ters
çevirmişiz.
Ömrünün üzerinden dört asır
geçmiş bir ozanı anarken otele kapatılıp insanlar
yakılıyor. Üstelik Bosna’yı yakanları
kınayarak, Filistin halkının öldürülmesini
kınayarak, hatta Hitleri kıskandırırcasına
öldürmüyor muyuz birbirimizi?
İnsansa!
Değilse zemzem arıtmaz.
İnsansa! Yeryüzünde
kem yaratmaz
İnsansa! İnsana âdem
aratmaz
Tek din vardır! O da insan
dinidir
Dini, dili, rengi ne olursa olsun
insanı insan olarak görmeli ve o değeri vermeli.
Çünkü bize bunu Mevlanalar, Yunuslar, Hacı
Bektaşlar öğretti. Holdingler ve IMF’ciler
değil.
Baştan dediğim gibi, siyasi eğilimi ne
olursa olsun, bir sanatçıyı sanatıyla anlamalı ve
sanatıyla eleştirmeli. Çünkü onlar da insandır ve
elbette özel yaşamları da olacaktır. Yani diyorum
ki; beceriksiz politikacılarla iç içe olan
oportünist medyanın magazin furyası daha da
kronikleşmeden başımızı kaldırıp uyanmamız
gerekir. Çünkü çağımız, silahlı savaşla değil,
sanatla, kültürle, ekonomiyle ve cehaletle savaşma
çağıdır. Bir ülkenin sanatını işgal etmek,
toprağını işgal etmekten daha korkunçtur. Bunun en
güçlü siperi ve silahı OZANLARIMIZDIR.
Kültürümüzün eli sazlı, en keskin sözlü ve en
yiğit türküleriyle ozanlarımız vardır ve her zaman
olacaktır.
ÇÜNKÜ OZANLAR, insan değil, ağıt
ve türkü yakarlar.
ÇÜNKÜ OZANLAR, vergi ve
kul hakkı değil, saz çalarlar.
ÇÜNKÜ OZANLAR,
insan kalbi değil, tel kırarlar.
ÇÜNKÜ
OZANLAR, para değil, insanı sayarlar.
ÇÜNKÜ
OZANLAR, lanet değil, şiir okurlar.
ÇÜNKÜ
OZANLAR, gücünü halktan alır, halka güç
verir.
Barış ve çiçeğiniz, silahınız
ve kavganız şiir olsun.
OZAN
ENGİNİ
Deniz ŞAHİNOĞLU
|
|
|