Dalakçı Web sitesi

KONUK SAYFASI


Anasayfa
Videolar
Rehber Kayıt
Görüşler
Yenilendi
Haberler
Amacımız
Bizler
Yarenlik
DAL-DER
Köyümüz
Muzik
Şiirler
Dalakcı Sohbet
Anı / Denemeler
Oyun
Kurum ve kuruluşlar
Sağlık

 

 

Görüşlerinizi aşağıdaki forma ekleyebilirsiniz * olan bölümler mutlaka doldurulmalı :

* Soyisminiz:
* İsminiz:
  Şehir veya Ülke:
* e-Mail:
 varsa Web siteniz:

UYARIYI

Köyüme, Köylüme, eşime, dostuma selam göndermek istiyorum diyorsanız. Anlatacak gülmeceleriniz veya Sayfamız hakkında önerileriniz varsa bu bölümü kullanınız. Lütfen isim ve e-Mail adresi yazmayı unutmayınız. Hiç kimsenin bir başkasını rencide etmemesi ümidi ile.

Rumuzla Yazılan yazılar, Kişi haklarına saldırı sayılabilecek tüm yazılar en kısa zamanda silinir

Mesajınız / Görüşünüz:

                

 


N0.: 376  Tarih:  18.07.2009   Saat:   23:22
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


Cemal ağabeyin ölümüne üzüntülerimi bildirir,başta Tahsin eniştem olmak üzere tüm yakınlarına sabırlar temenni ederim.
Saygılarımla,
Hacı Ercan

N0.: 377  Tarih:  18.07.2009   Saat:   22:58
Kaleme alan:  SİNAN , ÖZDEMİR

Katıldığı şehir veya ülke:  ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Cemal ÜNLÜ amcaya Tanrıdan rahmet ailesi ve tüm sevdiklerine başsağlığı dilerim

N0.: 378  Tarih:  18.07.2009   Saat:   18:31
Kaleme alan:  Deniz , Şahinoğlu

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

SAVAŞLAR

Şafak vakti şebnemlere doğarken
Gün değişti değişmiyor savaşlar
Kara bulut beyaz dağı boğarken
Dün değişti değişmiyor savaşlar

Dünya malı ne tapudur ne zimmet
Söyle gardaş neden ölür her ümmet
İsa Musa Davut derken Muhammet
Din değişti değişmiyor savaşlar

Barış olsun içimizde gerçek öz
Öfkelere sevgi yağsın sönsün köz
Sarı zenci beyaz kimi çekik göz
Ten değişti değişmiyor savaşlar

Bombaları taşımasın uçaklar
Büyüyünce hesap sorar küçükler
İnsan değil kurban kessin bıçaklar
Kın değişti değişmiyor savaşlar

Deden ölüp baban yetim büyürken
Ayaktasın sular bile uyurken
Çağ atlayıp milenyumu sayarken
Bin değişti değişmiyor savaşlar

Çiçekleri ezip geçen yolcuyduk
Arıları hapse atan balcıydık
Bir zamanlar sağcı ile solcuyduk
Kin değişti değişmiyor savaşlar

Cumhuriyet kurulmazdı sen bensiz
Demokrasi nedir ilimsiz fensiz
Bunun için atam yattı kefensiz
Sin değişti değişmiyor savaşlar

Der Engini toprak kanla boyanmaz
Dağ uykuda kurşun ile uyanmaz
Kırık saza sağlam silah dayanmaz
Fon değişti değişmiyor savaşlar
..........................ENGİNİ DENİZ ŞAHİNOĞLU

N0.: 379  Tarih:  18.07.2009   Saat:   16:49
Kaleme alan:  arif , koksal

Katıldığı şehir veya ülke:  Düsseldorf
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Cemal Ünlü amcaya Allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı dilerim
Tobragi Bol Mekanı cennet olsun



Arif.Köksal
Düsseldor f

N0.: 380  Tarih:  18.07.2009   Saat:   16:44
Kaleme alan:  Hakan , Bozdag

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Cemal amcaya Allah'tan Rahmet geride kalanlarada sabır dilerim.Topragı bol,mekanı Cennet olur inşallah.

N0.: 381  Tarih:  18.07.2009   Saat:   11:31
Kaleme alan:  Ramazan , Budak

Katıldığı şehir veya ülke:  Almanya (Stuttgart)
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

cemal ünlü Amcaya allahdan rahmet diler, yakinlarina basiniz sagolsun der sabirlar dileriz.
Ramazan ve Zeynep Budak

N0.: 382  Tarih:  18.07.2009   Saat:   08:50
Kaleme alan:  Mehmet , Özdemir

Katıldığı şehir veya ülke:  almanya stuttgart
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

cemal ünlü agbeyimiz allahin rahmetine kovusmustur merhuma allahda gani gani rahmet diler geride kalan oglu ve yakinlarina basiniz sagolsun der sabirlar dilerim topragin bololsun cemal amcanin Stuttgart da Hüsne. Ve. Mehmet Özdemir

N0.: 383  Tarih:  14.07.2009   Saat:   17:19
Kaleme alan:  Köyümüz DALAKÇI Gazetesi , .

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara / TÜRKİYE
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


KÖY ŞENLİKLERİNE 10. YILIMIZLA DAMGAMIZI VURDUK


Her yıl geleneksel olarak yapılan Dalakçı Kültür şölenin onuncusu aylar öncesinden dillendirilerek çalışmalar başlatıldı. Adı üzerinde hem kültür şöleni olması hemde onuncusunun yapılacak olması insanlarımızda ayrı bir heyecan yarattı. Değişik ülkelerden gelen gurbetçilerimizin yanı sıra büyük bir katılımla yapılan “ 10.cu Kültür Şenliğimiz’de ” gelenek bozulmadı ve yöreye ait örf ve adetler gelen konuklara sunuldu.

Köy halkı tarafından hazırlanan 10. kültür şenliği programın sunuculuğunu internet sitesi editörü Ali BOZDAĞ ile Köyümüz DALAKÇI Gazetesi editörü Murat KÖKSAL yaparken, Kaman da yapılan benzeri bir şenlik nedeni ile protokol katılımı her yılkinden az olmasına karşın, şenliğimize Mucur Kaymakamı Sayın Alparslan YILMAZ, Mucur belediye başkanı Sayın Ali ŞAHİN, Garnizon Komutanımız ve Karakol komutanımız, Karacaören belediye başkanı Sayın Servet DURSUN, Türk Telekom Müdürü Mustafa TAŞ, CHP Kırşehir il ve Mucur ilçe yöneticileri bizleri her zamanki gibi bu şenlikte de yalnız bırakmadılar. Bu değerli konukların yanı sıra il, ilçe, yurtiçi ve yurt dışından gelen gurbetçiler, sivil toplum kuruluş örgütlerinin temsilcileri, çevre köy muhtarları, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaşta hazır bulundular. Nazlı ÖKSÜZ, Yeşim KÖKSAL, Yüksel ŞAHİN gibi değerli sanatçıların yanı sıra Dalakçılı Kadınlar ve çocuklar şenliğe damgasını vuran isimler oldu.

Şenlik saygı duruşu ve istiklal marşı ardından Dalakçılılar sosyal yardımlaşma ve dayanışma derneği yönetim kurulu başkanı Mahmut kayışlı tarafından yapılırken ardından köy muhtarı Haydar TOSUN, Mucur belediye başkanı Ali ŞAHİN ve Mucur kaymakamı Alparslan YILMAZ günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yaptı. Ağırlıklı olarak birlik ve beraberlik üzerine olan konuşmalarda dernek adına konuşan Mahmut KAYIŞLI ekonomik sıkıntılara dikkat çekerken, Köy Muhtarı Haydar TOSUN köye yapılacak olan projelere destek istedi. Mucur belediye başkanı Ali ŞAHİN’de örf ve adetleri bozulmayan köylerden olan Dalakçı ve Dalakçılıları bu önemli günde yalnız bırakmamın gerekliliğini ön plana çıkardı. Mucur kaymakamı köy halkını böyle bir festivali gerçekleştirdiklerinden dolayı tüm köylüleri kutlarken yarışmada dereceye girenlere de ödüllerini takdim etti.

Şenlik başlama saatinden bitiş saatine kadar Kırşehir adı altında yayın yapan radyolar arasında en çok dinlenme özelliğine sahip olan Dalakçının sesi tavatır radyoda da an ve an tüm dünyaya yayınlandı.


TEŞEKKÜRLER

Yemek Sponsorumuz

Safi ERBAŞ’a ( Raşit Oğlu )

Bağışta Bulunan Köylülerimize

Ali BOZDAĞ ( Mürteze Oğlu

Necati GENÇ ( Mustafa Oğlu )

Hüsnü GENÇ ( Mustafa Oğlu )

Menduh KÖKSAL ( Hacı Oğlu )

Arif ASLAN ( Tota )

İlhan ÖZDEMİR ( Kadı Kızı )

Safi ERBAŞ Raşit ( Oğlu )

Şakir ERBAŞ ( H. İsmail Oğlu )

Ayşe BOZDAĞ ( Mürtezi Eşi )

Mehmet KÖKSAL ( Veis )

Mustafa ŞAHİN ( Aşır Oğlu )

Arslan DEMİR ( İsmail Oğlu )

Ali ŞAHİN ( Necip Oğlu )

M.Ali ŞAHİN ( Yusuf Oğlu )

M. Tosun ÖZDEMİR ( H.İbrahim Oğlu )

Birol ÖZDEMİR ( Yusuf Oğlu )

Ali KÖKSAL ( Tapan Oğlu )

Sefa KÖKSAL ( Ali Oğlu )

Çetin ÖZDEMİR ( Namık Oğlu )

İsmail DEMİR ( Kürtoğlu )

Mevlüt BUDAK ( Hallö )

NOT: 40 TL ve yukarısında bağışta bulunan hemşerilerimiz yazılmış olup bu rakam 3 000 TL tutarında, 40 TL altında bağış yapanların tutarı 716 TLdir.

Sanatçı desteğinde bulunan Kültür ve turizm bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY’a, Kültür bakanı danışmanı Sayın Önder ATAÇ’a, Güzel sanatlar genel müdürü Sayın Ayşenur İSLAM’a, Fonotik sanatlar Daire başkanı Sayın Berrin KAVAK’a, Koro Müdürü Sayın Taner CAN’a, Köyümüz DALAKÇI Gazetesini kırmayarak zahmet edip Dalakçılara müzik ziyafeti veren İki hanım efendi sanatçı Sayın Nazlı ÖKSÜZ ve Yeşim KÖKSAL’a, Köyümüz mahalli sanatçılarından Yüksel ŞAHİN’e, Dalakçı’nın yürekli kadın sanatçılarına,

Köyümüz DALAKÇI Gazetesinin 41. sayısına Sponsor olan

Tevfik GENÇ, Necati GENÇ ve Hüsnü GENÇ Kardeşlere,

Köyümüz DALAKÇI gazetesinin düzenlemiş olduğu köyümü anlatıyorum yarışmasının ödüllerini veren Vikingen Resort Hotel, Grand Otel Terme kaplıcaları, bir çocuğumuzun bir yıllık dershane masraflarını karşılayacak olan Zafer dershanelerine

Hiçbir yardımını esirgemeyen

eylül türkü cafe’ye, Koç Ticarete

Şenliğimize gelemeyip de Mesaj gönderen

Kültür ve Turizm bakanı Ertuğrul GÜNAY,

Kırşehir Milletvekili Mikail ARSLAN,

Kırşehir Milletvekili Abdullah ÇALIŞKAN,

Kırşehirliler Fed. Baş. Hilmi GÖKÇINAR,

Aşağıdemirci Köyü Gaz. Alaattin AKÇAL,

Y.Yenimahalle Kır-Der Baş. Halil KOLUKIRIK

CHP Kırşehir İl Baş. Yılmaz ZENGİN

Nami ŞAHİN,

Elif KÖKSALAN,

Taci TOSUN,

Güneş ÜNSAL

Yılmaz ZENGİN

H.İbrahim DEMİR

Hacı ERCAN

Yerel ve Ulusal basına

Konuk Sever Dalakçı Halkına

TEŞEKKÜR EDERİZ…


Köyümüz DALAKÇI Gazetesi adına
Murat KÖKSAL









N0.: 384  Tarih:  14.07.2009   Saat:   16:36
Kaleme alan:  YÜKSEL , ŞAHİNOĞLU

Katıldığı şehir veya ülke:  KIRŞEHİR
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Sevgili hemşerile rim bildiğimiz üzere 10. dalakcı kültür şenliğimiz yapılmıştır
Cok güzel ve başarılı gectiğine inanıyorum . Bütün emeği geçenlere cok cok teşekürler.
Yanlız bir kaç eksiğimiz olduğunu kabul etmek gerekir.
Birinçisi dışardan gelen misafilerimize dalakçı konuk severliğini göstermek.
İkinçisi izzet ve ikramın ilk önce konuklara yapılması gerekmektedir.
Bunu köydeki halkımızın iyi benimsemesi riça ederim.
amacımız kimseyi kırmak değil uyarmaktır

N0.: 385  Tarih:  14.07.2009   Saat:   16:31
Kaleme alan:  MAHMUT(DOĞAN) , KAYIŞLI

Katıldığı şehir veya ülke:  DALAKÇI
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

DAL-DER 10. KÜLTÜR ŞENLİĞİ BİLİNDİĞİ ÜZERE 4 TEMMUZ 2009 CUMARTESİ GÜNÜ YAPILDI.PROGRAMIMIZA EMEĞİ GEÇEN KÜLTÜR BAKANLIĞINA , KÜLTÜR BAKANLIĞI SANATÇISI NAZLI ÖKSÜZ'E , SAZ EKİBİNE VE DEĞERLİ HEMŞERİMİZ YEŞİM KÖKSAL'A ,KÖYÜMÜZ MAHALLİ SANATÇILARINA,PROGRAM SUNUCUSU ALİ BOZDAĞ'A ,DALAKÇI AŞIĞI DEĞERLİ GURBETÇİLERİMİZE,EMEĞİ GEÇEN TÜM KÖYLÜLERİMİZE,DALAKÇI KÖYÜ MUHTARLIĞINA DA SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM.
PROGRAMDA ÇEŞİTLİ AKSAMALAR OLMASINA RAĞMEN ŞAHSIM ADINA GÜZEL BİR ŞENLİK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM.ÖNEMLİ OLAN BİRLİK BERABERLİĞİMİZDİR.DALAKÇI DA BULUŞMAK BİR TABAK PİLAVDAN ÇOK ÇOK ÖTE BİR ŞEYDİR.BURADA YAPILAN ŞENLİK SADECE BANA MAL EDİLMEMELİDİR.HERKESİN DE ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMASI GEREKİYORDU; NE YAZIKKİ BEŞ PARMAĞIN BEŞİ BİR DEĞİL..!
OLUMLU-OLUMSUZ BÜTÜN GÖRÜŞLERE SAYGI DUYUYORUM.FAKAT DERNEĞİMİZE ,KÖYÜMÜZE MADDİ MANEVİ HİÇ BİR KATKISI OLMAYANLARIN YORUM YAPMALARINA MANA VEREMİYORUM.
9. VE 10. KÜLTÜR ŞENLİĞİMİZ BENİM BAŞKANLIĞIMDA YAPILDI.ELEŞTİREN BÜTÜN DOSTLARA SORUYORUM ŞENLİK BİTTİKTEN SONRA YANIMDA KİM VARDI,MASA SANDALYE VE ÇÖPLERLE TEK BAŞIMA KALMAKTAN ACI BİRŞEY OLAMAZ.BU OLAY BENİM DÜĞÜNÜM DEĞİLDİ,DALAKÇI'NIN GÖRÜCÜYE ÇIKMASI İDİ.BAŞKASINI ELEŞTİRMEK KOLAYDIR,BİRAZ DA KENDİMİZİ SORGULAYALIM LÜTFEN..!
BEN BU İŞİ DAHA İYİ YAPARIM DİYEN ARKADAŞLAR VAR İSE YAKIN ZAMANDA YAPILACAK GENEL KURULA BUYURSUNLAR,OYLARIMIZLA DA DESTEKLEYELİM,DAHA İYİSİNİ YAPSINLAR.
TÜM DALAKÇILILAR VE DALAKÇI'YA GÖNÜL VERENLERE KUCAK DOLUSU SELAMLAR,SEVGİLER...


DAL-DER YÖNETİM KURULU BAŞKANI
MAHMUT(DOĞAN) KAYIŞLI

N0.: 386  Tarih:  13.07.2009   Saat:   20:04
Kaleme alan:  Elif , Köksalan

Katıldığı şehir veya ülke:  Almanya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

O Zaman Baslamisti...

Özde bir insan olmak!
Paylasmak icin ortak özdegerlerin üretildiginde
Kosulsuz sevgi nedir; yasam kavgasi nedir (?)
Cevabi bulundugunda
Asil kavgayi, kendi bencilligimizi asmak icin yaptigimizda
Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz icin oldugumuzda
Üstün olma budalaligindan vaz gecip
Canda can olabilme olgunluguna erdigimizde
Yaptigimiz ise beklentisiz sevgimizi ve samimiyetimizi verdigimizde
Mazlum'un hakkini elinden almayi, acik gözlülük saymadigimizda
Gayemiz insanlik onuruna hizmet etmek oldugunda
Güzel veya cirkin ne yaparsak yapalim, zamanin bunu hic unutmayacagini bildigimizde
Ve zamana meydan okumanin en iyi yolunun üretmek oldugunu bildigimizde
Bana iyi demeleri icin, seni karalamam gerekmedigini kavradigimda
Iyi veya kötü bütün yaptiklarimizin sorumlusu kendimiz oldugumuzu anladigimizda
Kendin varolmak icin, ötekini yoketmeginde
Özde bir Insan olmak
O zaman baslamisti
Ne oldu? neden gelisemedi insanlik.

Insanlik halen emekliyor; ne zamanki dünyanin hic bir yerinde canlar yanmayacak; o zaman insanlik bir
adim atacak...

Saygilarimla
Elif Köksalan

N0.: 387  Tarih:  13.07.2009   Saat:   16:12
Kaleme alan:  Ünsal , Dinçer

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

DALAKÇI KÜLTÜR ŞENLİĞİ

Dalakçı birçok özelliğiyle örnek bir köy. Bunu ‘’Kültür Şenliği’’ ile bir kez daha kanıtladı. Başta Murat Köksal olmak üzere emeği geçenleri kutluyorum.
Şenliğimiz biraz geçikmeli olarak saat 11:00 de başladı. Çok yoğun programı Murat Köksal ve Ali Bozdağ ile birlikte sundular. Ses düzeni kusursuzdu. Çoğu etkinlikte cızırtı çıkaran mikrofonlar belki bir gün öncesinden sıkı biçimde uyarılmış ki(!) Sorun çıkarmadı. Programın akışı hızlı, sanatçıların performansı iyiydi. Köylümüz sevgili Yüksel Şahin, Kırşehir Kültür Müdürlüğü Ustalar Topluluğu kısa ama performansı yüksek konserler verdiler. Gümüşkümbetli kızımız Yeşim Köksal, sade, alçak gönüllü tavırlarıyla bizden biri olarak sahnede yer aldı, halk müziğinin güzel örneklerini yorumladı. Köyümüzün kadın sanatçıları mükemmeldi. Dalakçılıların müzik beğenisine uygun, özellikle kadınlarımızın sevdiği türküler solo ve koro yorumlayarak mükemmel söylediler. Hem izleyenlerin, hem konuk sanatçıların hayranlıklarını kazandılar. Kültür Bakanlığı sanatçısı Nazlı Öksüz ve saz ekibi Ankara’dan gelerek Dalakçı Şenliğine renk kattılar.
Hem kulağımıza, hem gözümüze, hem midemize hoş gelen bir şenlik oldu. Sahnede sanatçılarımız sanatlarını icrâ ederken bir grup köylümüz (çoğunlukta gençlerimiz)bir düğün coşkusuyla oynadılar. Onlar görselliği-estetiği yüksek oyunları kaşıklarla oynarken, gölgede rahat rahat programı izleyenlerimiz etli bulgur pilavına kaşık salladılar. Şenliğe gelemeyenler hem müzik ziyafetinden, hem de nefis etli bulgur pilavı ziyafetinden mahrum oldukları için çok üzülmeliler.
Dalakçı’nın, Şenlik’in havası güzeldi, katılım yüksekti.(Kadın kız her yaştan bin kişiyi bulan bir katılım, programı aynı günün akşamı izleyen Ktv’den izleyen başka köylerin insanlarını kıskandırmış, imrendirmiş olmalı.
Şenliğimizde bir de ödül töreni vardı. Jüri özel ödülü şiir dalında İsa Kaya amcamıza şahsında sevgiyle sunuldu ve çok anlamlı bir ödül oldu. Akıl eden, vefa gösteren, emeğe saygı duyanlar sağ olsun.
‘’Köyümü Özlüyorum’’ yazı yarışmasının sonuçlarıysa sahnede açıklandı. Birinci ve üçüncü seçilenler ödüllerini protokolün elinden aldı.(İkinciliği kazanan programa katılmamıştı.)Jüri üyesi olduğum için biliyorum yarışmaya yirmiye yakın eser katıldı. Bu çok güzel bir sonuç ancak yarışmada bir jüri başkanı var mıydı? Puanlar nasıldı katılımcılar, özellikle dereceye girenler kaçar puan aldılar henüz bunu bilmiyoruz, dereceye girenlerin aldıkları puan da programda açıklanmadı. Şenlik programının yoğunluğundan olmalı, yarışma sonucunun açıklanışı aceleye getirildi. Jüri üyelerinden programda bulunan biri ya da jüri başkanı genel bir değerlendirme ile sonucu açıklasaydı ve ödülü sunsaydı, ödülü Kaymakam’ın ya da ‘’Komutan’ın’’ vermesinden daha anlamlı ve doğru olurdu diye düşünüyorum. Protokole konukseverlik göstermek doğru ve iyi bir davranış tabiî ki ama yarışma gibi özel etkinlik protokol dışında tutulsaydı daha yerinde olurdu.
Sonuç olarak bu küçük eleştirime karşın çok emek verilmiş, çok iyi hazırlanmış, çok iyi kotarılmış bir şenlik oldu. Dalakçılı’ların gurur duyduğu, onur duyduğu bir etkinlik oldu. Elbette böyle büyük bir çalışmada aksayan bir şeyler olacak. Emeği geçen bu etkinlik için koşturan herkese teşekkür ediyorum.


N0.: 388  Tarih:  13.07.2009   Saat:   16:07
Kaleme alan:  PINAR , HOCA KAYA

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi


TADI DAMAĞIMIZDA KALDI

Bu güne kadar Dalakçı’yı anlatmak için çok yazı yazıldı belki. Ama bence her sene yapılan şenliğe katılsanız gözünüzde Dalakçı’ya dair çok şey şekillenir.
Bizde bu sene sırt çantalarımızı aldık ve Dalakçı’ya doğru yola çıktık. Bu şenlik benim için bir ilk olacaktı, oldu da.
Şenlik hazırlıkları üç gün önceden başladı. Önce köylülere çeşitli görevler dağıtıldı. Tabi gönüllülük esastı. Kimisi su böreği, kimisi yaprak sarması kimi çorba yapmaya gönüllü oldu. Gençlerden kolbastı oynamak için gönüllü olanlar oldu. Ardından köylüler müzik eşliğinde kendi aralarında eğlendiler. Hazırlıklar yapılırken en çok dikkatimi çeken nokta herkesin bir iş yapmak için koşturmasıydı. Özellikle bu şenliğin düzenlenmesini sağlayanlar sanırım bir hafta dinlenerek ancak kendilerine gelecekler.
Cumartesi günü gelip çattığında müzik sesi eve kadar geliyordu. Bizde hazırlanıp gittik. Ben biraz meraklı biraz araştırmacı gözlerle etrafı izlemeye başladım. Açıkçası bayağı da heyecanlıydım yani. Sürekli Dalakçı radyoyu dinleyerek bir nevi aşina oldum şenliğe. Ali abi ve Murat abinin azimle ve heyecanla yaptıkları sunuşlar, insanları şenliğe davet edişleri hala kulaklarımda çınlıyor. Bu azim gençlerde bile yok. Helal olsun valla.
Hava sıcak olduğu için bunalacağımı düşünüyordum ama sağ olsunlar çadırlar kurarak bizi bu konuda da düşünmüşlerdi. Düzen çok güzeldi. Çadırlar yerleştirilmiş ve bunun için bir organizasyon şirketiyle anlaşılmıştı. Bu çok hoşuma gitti. Çünkü insanlar çok rahat etti. Emeği geçenlere teşekkür ederiz.
Belki bu köylü değilim ama dışarıdan bakan biri olarak şenliğin insanları kaynaştırma açısından çok faydalı olduğunu gördüm. Ankara’dan Kırşehir’den Mucur’dan ve yurtdışından birçok insan birbiriyle hasret giderme şansı buldu. Ben de bu vesileyle tanımadığım ve görmediğim birçok akraba ve insanla tanışmış oldum. Radyoda sohbet edip sonra şenlikte tanışma fırsatı bulduk. Belki de yıllardır şenliğe katılamayan insanlar katılma şansı buldu. Çünkü Temmuz ayında olması çoğu insan için uygun bir zamandı. Bunlardan biri de bizdik.
Şenlik boyunca öncelikle Dal-Der başkanı Mahmut KAYIŞLI, köy muhtarı Haydar TOSUN ve Mucur belediye başkanı Ali ŞAHİN konuşmalarını yaptılar. Ardından Dalakçıyı en iyi kim anlatır konulu kompozisyon yarışmasının ödülleri verildi. Bir köy açısından çok güzel ve iyi ödüller olduğunu söyleyebilirim. Bu gibi yarışmaların her sene düzenlenmesi insanların yeteneklerini ortaya çıkarmak açısından oldukça faydalı bence. Ben bile gazete için yazı yazmaya başlamadan önce bu kadar yazabileceğimi ummuyordum. Demek ki her insanın içinde bir cevher varmış. Sadece ortaya çıkarmak için çalışmak gerek değil mi?
Yeşim KÖKSAL’ın sahneye çıkmasıyla herkes sahneye döküldü. Coştukça coştuk yani. Biter Kırşehir’in gülleri biter… Ardından yemek dağıtıldı. Bulgur pilavı ve et. Yemek dağıtımı konusunda biraz aksaklıklar yaşansa da, o kadar kusur kadı kızında da olur diyorum ve Kırşehirli ustalara geçiyorum.
Ben ilk defa dinledim Kırşehirli ustaları. Ama çok keyif aldım. Çaldıkları güzel türkülerle bizleri mest ettiler. Kültür Bakanlığına ayrıca teşekkür etmek lazım.
Diğer bir noktada köylü kadınların yaptıkları yemekleri anlatmalarıydı. Murat abi aldı eline mikrofonu tek tek röportaj yaptı kadınlarla. Bunlar bizim kültürümüz dedi. Eeee geçmişini bilmeyen geleceğini de bilemez değil mi?
Bir köşede kilim dokuyan bir teyze, diğer köşede kirmen eğiren bir kadın vardı. Kültürümüzün unutturulmaması ayrıca hoşuma giden bir noktaydı. Gitsem bana da kilim dokumayı öğretirler mi acaba?
Sonra bir baktım sahnede üç tane teyze. Türkü söylemeye başladılar. Köyün simgesi haline gelmişler sanırım.
Veeeeeeee Nazlı ÖKSÜZ sahnede.Alkış..Yalan dünyada ah yalan dünyada…Çok ta güzel söyledi türküleri.Buraya gelmesi şenliğe katılması onur verici.Bayağı uğraşılmış emek harcanmıştır tüm bunlar için tabi.
Üzerinde durulması gereken en önemli nokta Ali BOZDAĞ ve Murat KÖKSAL’ın insanları coşturmak için verdikleri inanılmaz azimdi. Murat abi sürekli çadırları geziyor, elleri havada alkış tutuyor, insanları etkinliğe katmak için çaba harcıyordu. Ali abi de mikrofonla olsun başka şekilde olsun etkinliği canlı kılmak için didinip duruyordu. Dal-Der başkanı Mahmut KAYIŞLI’ yı da unutmamak lazım tabi. Onun da bir an bile oturduğunu görmedim. Oradan oraya koşturdu durdu. Bir ara yemek dağıtanların başında bile gördüm yani.
O şenlik alanı içinde koşturan ismini bilemediğim onlarca insan vardı. Sanırım Eylül cafeden gelen gençler vardı. O yeşil formaları giymişler gah yemek dağıttılar, gah çöp topladılar. Emekleri çok.
Ben bugün burada bu yazıyı şenlikten hemen sonra yazıyorum. Dal-Der’in bu gibi organizasyonları her sene gerçekleştirmesini diliyorum. Eminim zordur ve çok fedakârlık istiyordur. Buradan herkese de sesleniyorum. Elinizden gelen yardımları esirgemeyiniz. Sizinde bir emeğiniz olsun istemez misiniz? Sesiniz duyar gibiyim. Bence de evet.
Bu seneki şenlik bitti. O zaman bu yazıda burada biter. Gelenlere teşekkürler, gelemeyenleri de bir sonraki şenliğe bekleriz. Mutlaka gelin. Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler.




Pınar HOCA KAYA











N0.: 389  Tarih:  13.07.2009   Saat:   10:06
Kaleme alan:  Ulaş , Tosun

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Yakın zamanda şenlik yapıldı tabiiki emek işidir saygı duymaklazım o konuda bir şüphemiz yok ama tek kelime ile fiyasko kimse kusura bakmasın , insanlara 40 derece sıcağın altında eziyetten başka birşey deyildi tarih seçimini yapanların seneye daha doğru bir seçim yapmalarını öneririm 10 uncu seneyi devirdik hala aynı ,konuşma metinleri bile deyişmiyor,madem konser havasında geçecek en azından akşam neden yapılmıyor bazı etkinlikler,şu yemek işi neden hala oturtulamıyor anlamak mümkün deyil oysa 2 çinik bulgur fazla gelmiş pişirilememiş babamdam biliyorum bu şikayetler 10 yıldır hep sürüyor sorarsanız kimse yememiş evine gitmiş misafirine mahçup olmuş tüm köylü, o zaman kime dağıtılıyor bu kadar yemek onu da anlamak mümkün deyil.Bizim oraların en güzel zamanı mayıs ayları deyilmi bunu her kez bilir bu özellik neden göz ardı ediliyor. Bence özelliğini kaybetmeye başladı şenlik.Öneri ise elektirik var ,su var ,çadır filanda kuruluyor harman yerinde yapılsın,daha iyi bir tarihte daha ciddi bir organizasyonla,daha çok katılımla lütfen.Bencilliğin,bireysel tavırların kimseye faydası yok bu çok net görüldü maalasef,şenlik ilk zamanlarını aratıyor bu bir tehlikedir bence yinede çalışan uğraşan herkezin eline sağlık nediyelim...

N0.: 390  Tarih:  12.07.2009   Saat:   23:14
Kaleme alan:  Ramazan , Arslan

Katıldığı şehir veya ülke:  Dünya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Çin'de yapılanlar ne insanlığa yakışır ne de insanım diyen kabul eder.
Zulüm, Dünya'nın neresinde olursa olsun zulümdür. Zulümün Türk'e,Irak'lıya, İran'lıya vs. kime yapıldığı değil, neden ve niçin yapıldığı sorgulanmalıdır.

Cevapta hazırdır. ULUSLARARASI SERMAYE :KAPİTALİZM.

Kapitalizm kurallarını işletirken, talan ettiği yerdeki insanların diline, dinine, uyruğuna bakmaz.Onun asıl hedefi kardır...
Uluslararsı sermayeyi ve yandaşlarını şiddetle kınıyorum.

N0.: 391  Tarih:  12.07.2009   Saat:   17:16
Kaleme alan:  ORHAN , KÖKSAL

Katıldığı şehir veya ülke:  KAYSERİ
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

ÖSS'de Kırşehir yine sözel alanda Türkiye birincisi çıkarmıştır.
Sayısal ve eşit ağırlıkta da Türkiye birincisi Kayseri'den çıkmıştır. Başarılı olan genç arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.

N0.: 392  Tarih:  12.07.2009   Saat:   11:11
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Hakan,ne yazık ki insanlarımız toplumsal ve insani konularda duyarsızlar.
Her politikacıyım diyenin politikacı olması,her kendine yazarım diyenin yazar olması mümkün değil. Meselelere bakan her kişinin de meselenin özünü görüyor olmasını düşünmek yanlış olur. Ne yazık ki günümüz Türkiye'sinde her şeyin imitasyonu var...
Onurlu ve dik duruş sergilemek nedense insanlarımıza zor geliyor.
(Dik duruşu diklenmek anlamında düşünenler hiç de az değil.)
Sayın "one münite"kuyruğunu kısmış bekler vaziyette...

Aşağıda, alt taraftaki kısa yazımda da belirttiğim gibi ;(10-07-2009)

"TÜM İNSANLIĞIN ORTAK DÜŞMANI EMPERYALİZMDİR"

Saygılarımla
Hac ı Ercan

N0.: 393  Tarih:  12.07.2009   Saat:   01:42
Kaleme alan:  Hakan , BOZDAG

Katıldığı şehir veya ülke:  ANKARA - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Doğu TÜRKİSTAN'da yaşanan insanlık ayıbı soykırımı şiddetle kınıyorum,26 haziranda bir oyuncak fabrikasında çalışan Türk kızlarına sarkıntılık eden çinlilerle başlayan olaylarda şimdiye kadar çok sayıda ölü ve yaralı oldugu söyleniyor..Durum böyleyken bazı konularda bülbül kesilip atıp tutan bu durumdada hiç sesi çıkmayıp,herzamanki gibi at gözlüklerinin ardına geçip küçücük akıllarıyla orda öylece duran ve kendini siyaset adamı yada yazar yada bilgili biri gibi göstermeye çalışan zihniyete yazıklar olsun..Yarin saat 17 de Çaglayan meydanında buluşacak olan onbinlere BENDEN SELAM OLSUN.(ha gayret görelim bakalım miting nasıl oluyormuş)

N0.: 394  Tarih:  11.07.2009   Saat:   16:53
Kaleme alan:  derya , şahin

Katıldığı şehir veya ülke:  ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

şenliginizi çok beğendim ama 10 yıldan sonra ilk kez geldimm. yemek servisinizi hiç beğenmedim.Yiyenler fazlasıyla yedi.ama yemeyenler aç kaldı.bir daha ki yılda iyi bir düzenleme yapmanızı bekliyorum.TEŞEKKÜRLER KÖTÜ PARANIN KIZI DERYA:d:D:D:D:D

N0.: 395  Tarih:  11.07.2009   Saat:   14:58
Kaleme alan:  ümit , köksal

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

USTA VE ÖĞRENCİSİ...

Genç bir adam, değerli taşlara ilgi duyarmış ve
mücevher ustası olmaya karar vermiş. " Bu mesleği yapacaksam,
iyi bir mücevher ustası olmalıyım" diye düşünmüş ve ülkedeki
en iyi mücevher ustasını aramaya başlamış. Sonunda bulmuş,
yanına varmış, bir süre bekledikten sonra usta tarafından
kabul edilmiş. "Anlat, dinliyorum" demiş usta. Genç adam
anlatmaya başlamış; taşlara ilgi duyduğunu ve iyi bir
mücevher ustası olmaya karar verdiğini heyecanla anlatmış.
Yaşlı usta sesini çıkarmadan genç adamı dinlemiş, sözleri
bitince de ona bir taş uzatmış, "Bu bir yeşim taşıdır" dedikten
sonra genç adamın avucuna taşı bırakmış ve avucunu kapatmış.
"Avucunu aynen böyle kapalı tut ve bir yıl boyunca hiç açma.
Bir yıl sonra tekrar gel. Haydi şimdi güle güle " demiş ve
şaşkın genç adamı öylece bırakıp kalkmış, odadan çıkmış.
Genç adam evine dönmüş, kendisini merakla bekleyen
annesiyle babasına neler olduğunu anlatmış. Anlattıkça da
kendisine çok anlamsız gelen bu hareketi ve soğuk
konuşması nedeniyle kızdığı ustaya olan öfkesi
artıyormuş. Günler geçmeye başlamış. Genç adam
sürekli söyleniyor ama avucunu hiç açmıyormuş.
" Nasıl böyle budalaca bir şey yapmamı ister.
Bir de ülkenin en iyi mücevher ustası olacak.
Bu saçmalığa bir yıl boyunca nasıl katlanacağım,
böyle bir eziyetle nasıl yaşarım. Bu ne biçim ustalık.
Ustalık kaprisi yapacaksa, bari başından yapmasaydı."
diye devamlı söyleniyor, her önüne gelene
ustadan yakınıyor ama avucunu hiç açmıyormuş.
Avucu kapalı uyuyor, bütün işlerini diğer eliyle yapıyormuş.
Ve bu duruma da giderek alışmaya, diğer elini çok rahat
kullanmaya başlamış. Uyurken de yanlışlıkla avucu açılıp
taş düşmesin diye hep yarı uyanık uyuyormuş.
Böylece bir yıl geçmiş, her günü zorluklarla dolu,
her gecesi de yarım uykuyla yaşanmış bir yılı tamamlamış.
Ve o gün gelmiş. Genç adam tam bir yıl sonra,
büyük ustanın karşısına çıkmış.
Usta bir süre beklettikten sonra yanına gelince,
genç adam ne kadar saçma bulursa bulsun,
bu sınavı başarıyla tamamlamış olmanın verdiği
gururla elini uzatmış, avucunu açmış.
"İşte taşın " demiş, "Bir yıl boyunca avucumda taşıdım,
şimdi ne yapacağım? " Yaşlı usta sakin bir sesle cevap
vermiş: " Şimdi sana bir başka taş vereceğim, onu da
aynı şekilde bir yıl boyunca avucunda taşıyacaksın. "
Bu söz üzerine genç adam bütün sükunetini
kaybetmiş, bağırıp çağırmaya başlamış.
Yaşlı ustayı bunaklıkla, delilikle suçlamış,
mücevher ustalığını öğrenmek için gelen genç bir insana
böyle eziyet ettiği için, hasta olduğunu bağıra çağıra
söylemiş.
Genç adam bağırıp çağırırken,
yaşlı usta ona hissettirmeden birtaşı avucuna sıkıştırmış.
Öfkeden yüzü kıpkırmızı genç adam, bir yandan bağırıp
çağırırken avucundaki taşı hissetmiş. Durmuş, taşı
biraz daha sıkmış ve heyecanla konuşmuş:

"BU TAŞ, YEŞİM TAŞI DEĞİL USTA!"

Öğrenmek için zaman gerekir,
sabır gerekir, ustaları izlemek gerekir.
Dünya hızlandıkça zaman kısalabilir
ama öğrenmenin esası değişmez..

N0.: 396  Tarih:  10.07.2009   Saat:   20:01
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

ABD ve batı emperyalizmi dünyayı gıdıklıyor.

Dünyanın her yerinde,çeşitli nedenlerle halkları birbirine düşman ederek, parçala, böl, yut politikalarına devam ediyorlar.Bizde de kendilerine uşaklık eden bazı Kürt etnik kökenli yurttaşlarımızı ayaklandırdılar, yıllardır bir tür pis savaşın içinde cebelleşip duruyoruz...Emperyalizm tüm dünyadaki hegemonyasını sürdürmek ve kendine daha büyük pazar yaratabilmek için elinden geleni ardına koymuyor...

Tüm insanlığın ortak düşmanı emperyalizmdir...

Çin, Uygur bölgesinde, Çin güvenlik güçlerinin, halka saldırıp,toplu kıyımlar yaşatmasını şiddetle kınıyoruz...Nereden gelirse gelsin,bu tür kıyımlar bir insanlık ayıbıdır.

Hacı Ercan

N0.: 397  Tarih:  08.07.2009   Saat:   22:36
Kaleme alan:  ORHAN , KÖKSAL

Katıldığı şehir veya ülke:  KAYSERİ
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Kominist! Çin politikasının Uygur Türklerine uyguladığı utanç verici soykırımını esefle kınıyorum ve onalar gibi düşünenleride lanetliyorum.
Soydaşlarımızın arkasındayız.
Allah Türkü korusun.....

N0.: 398  Tarih:  07.07.2009   Saat:   22:54
Kaleme alan:  Hacı , Ercan

Katıldığı şehir veya ülke:  Hollanda
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Teşekkürler Deniz.

Buraya ozan ruhuyla bir açıklama eklemişsiniz.
Dünyaya at gözlüğü ile bakmayan,aydınlatıcı fikirlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ediyorum.
Para hırsıyla halkın ahlaki değerlerini hiçe sayan, yaptıklarına sanat,kendilerine sanatçı diyen şaklabanların ölümsüz ozanlarımızın kemiklerini sızlatmaları insana ar geliyor...
Aşağıdaki tartışmanın ana konusu da bu idi zaten...

Sizin bir ozan,herşeyden önce bir insan olarak, evrensel dünya görüşünüzle çok güzel eserler ortaya koyacağınızdan hiç şüphem yoktur.

Yeni kitabınızı bekliyorum.
Daha sonra, yenilerini de bekliyorum.

Sevgiler
Hacı Ercan

N0.: 399  Tarih:  07.07.2009   Saat:   22:18
Kaleme alan:  Deniz , Şahinoğlu

Katıldığı şehir veya ülke:  Ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

hemen hemen tüm yazıları okudum.
emek veridiği için saygı duyuyorum.
ancak; yazan dostlara sadece küçük bir önerim olacak.
yazı diliyle konuşma dilini iyi kullansalar derim.
yoksa kişinin dili şuuraltı kültürünü ortaya koyar.

şimdi buradaki tartışmalara gelince; şair, sanatçı vs. adı herneyse varolduğu sürece tartışmalar elbette olacaktır.
bu tartışmaya sanırın son noktayı koyacağına inandığım ve kitabımın ""başlarken"" yazısını paylaşayım dedim.
yorum sizin

BAŞLARKEN…

Sevgili dostlar,
Değişik kamplara bölünüp ölesiye dövüşme hastalığımız ve kendimizi eğitememenin verdiği acıyla bizi bir takım arayış içine sürüklediği gibi adeta yakamıza takmak için birer rozet peşine düştük.
Bu yüzden ozanlarımızı, şairlerimizi ve yazarlarımızı, yani geleceğe ışık tutan sanat ruhu taşıyan aydınlarımızı, birer sanatçı değil de militan gurupların flamaları gibi gördük, görüyoruz.
Bunu fırsat bilen bazı paragöz çevreler soytarıyı sanat ve sanatçı diye önümüze sunmaya devam edecekler.
“Sanatçı toplumun aynasıdır” bunu hatırlayarak sanatçılarımızı seçemeyen önce kendimizi yargılamayı akıl ettiğimizde sanatımıza sanat değerini kazandırmış olacağımızı bileceğiz. Sanatçıyı sanatından çok, özel hayatıyla, siyasi düşünceleriyle, kıyafetiyle ve skandallarıyla takip ettiğimiz sürece elbette bir sanat erozyonu ya da sanatı cinayete terk etmek gibi bir durumla karşı karşıya olduğumuzu bileceğiz.
Örneğin;
Nazım Hikmet’e vatan haini, (!)
Pir Sultan Abdal’a alevi militanı (!)
Namık Kemal’e Abdülhamit nefretçisi (!)
Dadaloğlu’na isyancı (!)
Yunus Emre’yi tekkeci, tekkelere (!)
Mehmet Akif’i gerici akımlara (!)
Tevfik Fikret’i alafrangalığa ve gâvurluğa (!)
Peyami Safa ve Necip Fazıl’ı sağ militanlığa (!) vs.
Bu isimleri saydığımız zaman halen bu üniformalar giydiriliyorsa önce bireysel olarak kendi kabuğumuzu kırmamız gerekir. Kimseyi suçlamadan ve kimseden yardım beklemeden önce kendimizi kurtarmalıyız. Buna bir örnek daha verecek olursak, büyük ozan Mahzuni Şerif “Amerika katil” dediği için, dış itibarımızı zedeliyor gerekçesi ile yıllarca hem fiziksel hem de psikolojik işkencelere maruz kalmadı mı? Büyük ozan bunu yıllar önce söylemişti. Bakınız halen güncelliğini nasıl koruyor.
Oysa bir sanatçının siyasi eğilimi ne olursa olsun, isimlerin hepsi dilimizin, kültürümüzün yaratıcılarıdır. Geniş bir perspektiften değerlendirmemiz gerekirken bu şairleri dar bir çerçeveye sokup sonra da ters çevirmişiz.
Ömrünün üzerinden dört asır geçmiş bir ozanı anarken otele kapatılıp insanlar yakılıyor. Üstelik Bosna’yı yakanları kınayarak, Filistin halkının öldürülmesini kınayarak, hatta Hitleri kıskandırırcasına öldürmüyor muyuz birbirimizi?
İnsansa! Değilse zemzem arıtmaz.
İnsansa! Yeryüzünde kem yaratmaz
İnsansa! İnsana âdem aratmaz
Tek din vardır! O da insan dinidir
Dini, dili, rengi ne olursa olsun insanı insan olarak görmeli ve o değeri vermeli. Çünkü bize bunu Mevlanalar, Yunuslar, Hacı Bektaşlar öğretti. Holdingler ve IMF’ciler değil.
Baştan dediğim gibi, siyasi eğilimi ne olursa olsun, bir sanatçıyı sanatıyla anlamalı ve sanatıyla eleştirmeli. Çünkü onlar da insandır ve elbette özel yaşamları da olacaktır. Yani diyorum ki; beceriksiz politikacılarla iç içe olan oportünist medyanın magazin furyası daha da kronikleşmeden başımızı kaldırıp uyanmamız gerekir. Çünkü çağımız, silahlı savaşla değil, sanatla, kültürle, ekonomiyle ve cehaletle savaşma çağıdır. Bir ülkenin sanatını işgal etmek, toprağını işgal etmekten daha korkunçtur. Bunun en güçlü siperi ve silahı OZANLARIMIZDIR. Kültürümüzün eli sazlı, en keskin sözlü ve en yiğit türküleriyle ozanlarımız vardır ve her zaman olacaktır.
ÇÜNKÜ OZANLAR, insan değil, ağıt ve türkü yakarlar.
ÇÜNKÜ OZANLAR, vergi ve kul hakkı değil, saz çalarlar.
ÇÜNKÜ OZANLAR, insan kalbi değil, tel kırarlar.
ÇÜNKÜ OZANLAR, para değil, insanı sayarlar.
ÇÜNKÜ OZANLAR, lanet değil, şiir okurlar.
ÇÜNKÜ OZANLAR, gücünü halktan alır, halka güç verir.


Barış ve çiçeğiniz, silahınız ve kavganız şiir olsun.

OZAN ENGİNİ
Deniz ŞAHİNOĞLU


N0.: 400  Tarih:  06.07.2009   Saat:   19:36
Kaleme alan:  Nami , Sahin

Katıldığı şehir veya ülke:  
» e-Mail adresi »
Internet sitesi

Dalakci 10 .kültür senligini gönülden kutlar nice mutlu senlikler dilerim,
(video)

http://www.kirsehirtv.com/1099_Da lakcililar,-Kultur-Senligi’nde-bulustu-.html

Sayfa: |01| |02| |03| |04| |05| |06| |07| |08| |09| |10| |11| |12| |13| |14| |15|
          |16| |17| |18| |19| |20| |21| |22| |23| |24| |25| |26| |27| |28| |29| |30|
          |31| |32| |33| |34| |35| |36| |37| |38| |39| |40| |41| |42| |43| |44| |45|
          |46| |47| |48| |49| |50| |51| |52| |53| |54| |55| |56| |57| |58| |59| |60|

          |61| |62| |63| |64| |65| |66| |67| |68| |69| |70| |71| |72| |73| |74| |75|
          |76| |77| |78| |79| |80| |81| |82| |83| |84| |85| |86| |87| |88| |89| |90|
          |91| |92| |93| |94| |95| |96| |97| |98| |99| |100| |101| |102| |103| |104|
          |105| |106| |107| |108| |109| |110| |111| |112| |113| |114| |115| |116|
Toplam 3220 Kayıt var

 


 

Powered by Ali Bozdağ