|
|
N0.: 326 Tarih: 04.09.2009
Saat: 11:51
Kaleme alan: Hakan
, BOZDAG
Katıldığı
şehir veya ülke: Keçiören - ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Dalakcının yeni bebegine bir ömür boyu saglık ve
mutluluk diler Anne ve babasını kutlarım,benden
selam olsun..
|
|
|
N0.: 327 Tarih: 30.08.2009
Saat: 15:06
Kaleme alan: İbrahim
, Çetin
Katıldığı
şehir veya ülke: İzmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Ulusal kurtuluş mücadelemizin zaferle taçlandığı
gün olan 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu
olsun...
|
|
|
N0.: 328 Tarih: 28.08.2009
Saat: 14:48
Kaleme alan: Hakan
, BOZDAĞ
Katıldığı
şehir veya ülke: Keçiören - ANKARA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Birisini asacaklar...
BÖYLE
zamanlarda darağaçları kurulur.
Bir
geniş alana toplanır ahali.
Bir ortada
duran -aslında kendisi de asılmış bir adama
benzeyen- darağacına bakarlar, bir dönüp meydana
gelen yola...
Bakarlar:
Birisini
asacaklar...
Savaş günleri gibi her
ortalık karıştığında, duygular yağmalanıp,
yüreklerin kapısı kırıldığında...
Suçlar
işlendiğinde...
Bir de bakarsınız
birisini “suçlu” diye kollarından
yakalamışlar.
Şaşkın şaşkın
sorarsınız:
“Ne
yapacaklar?..”
Yanıt her zaman
aynıdır:
“Birisini
asacaklar...”
Çatışma
kızıştıkça, vuruşlar sıklaştıkça, kıyım
hızlandıkça, saldırı yoğunlaştıkça, infazın
yeri-yurdu yoktur...
Yaşarken insanları
asarlar:
Gazetecileri, yazarları,
dekanları, rektörleri, patronları, askerleri,
aydınları, Atatürkçüleri, cumhuriyetçileri,
yurtseverleri...
Kimi zaman bir
onurlu-namuslu-yürekli insanı çırpınırken görürüm
darağacına giden yolda.
Cellatlar
sürüklemektedir onu, insanlar biraz korku, biraz
merakla öyle bakarlar...
O anlatmaya
çalışır; neden suçlu olmadığını, neden asılmayı
hak etmediğini...
Ama en çok; neden
kendisini asmak istediklerini...
Anlatmak
ister, fakat...
Kararını vermiştir
cellat...
Biat etmeyenleri tek tek
asıyorlar...
Her suç işlediklerinde...
Her izanlarını, vicdanlarını, akıllarını
yitirdiklerinde...
İşledikleri suça bir
“suçlu” bulmak gerektiğinde... İlmiği
bir başkasının boynuna
geçiriyorlar.
Asılanların boynunda hep
aynı yafta var...
Ortalık yine
karışık.
Birisini asacaklar... bu günkü
hürriyet gazetesinden..BekirÇOŞKUN ustanın
kaleminden...
|
|
|
N0.: 329 Tarih: 26.08.2009
Saat: 14:55
Kaleme alan: Nami
, Sahin
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Haci Abi hosgeldin sefalar
gedirdin,
yedigin ictigin senin
olsun,tatilde gecen olaylari anlat,izine gitmedik
malum,
herkese selam ve
saygilar.
Nami.
|
|
|
N0.: 330 Tarih: 26.08.2009
Saat: 14:53
Kaleme alan: ulaş
, tosun
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Merhaba Necati abi;
İstersen sil bu ilk olmaz
çokta mühim değil.içerik tepkini dün benim için
yazılanlarada yapabilseydin keşke daha tarafsız
olsbilse insanlar.yaa bu çıkış neye bu adam ne
anlatmaya çalışıyor diye bir düşünmenizi
beklerdim.İnsanların düşünmesini de beklemicez
merak etmeyin zamanı geldikçe paylaşacağız nasıl
olsa tam tamlar çalmaya başladı.
|
|
|
N0.: 331 Tarih: 26.08.2009
Saat: 14:44
Kaleme alan: alaattin
, akçal
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
AŞAĞIDEMİRCİ KÖYÜ NERE, DALAKÇI NERE
Türkiye de ilk köy gazetesi çıkaranlardan ve
sosyal alanlarda aktif köylerden biri olan
Kırşehir in Dalakçı köyü ile Editörlerimizden
Alaattin Akçal irtibata geçerek bilgi ve görüş
alışverişinde bulunulmuştu.
İnternet sitemizin
3. yılı ve GOP. Futbol Turnuvası Şampiyonluk
kokteyline davet edilen, davetimizi kırmayarak
gecede bizi yanlız bırakmayan, Dalakçı Köyü
Gazetesi Köşe Yazarı Sn. Ali Tosun un kendi köy
gazetelerinde yazdığı yazıyı sunuyor, kendilerine
ve Dalakçı Gazete Editörü Murat Köksal a çok
teşekkür ediyoruz.
AŞAĞIDEMİRCİ KÖYÜ
NERE
Gazetemiz editörü Murat KÖKSAL
telefonda Aşağıdemirci Köyü’nün yıllık
toplantısının olacağını, bu toplantıya davet
edildiğini, ancak işlerinin yoğunluğu nedeniyle bu
toplantıya katılamayacağını “ Gazetemizi
temsilen Alim amca sen katılırsan çok sevinirim.
” Dedi.
Belirtilen adresi epey bir
uğraştan sonra buldum. Çünkü toplantı Anadolu
yakasında Üsküdar, Altunizade, Bağlarbaşı semtinde
yapılıyordu. Bense Avrupa yakasında Bahçelievler -
Yenibosna’da oturuyordum. Belirtilen adrese
3 taşıt değiştirerek gittim. Ama değdi. Güzel
insanlarla karşılaştım.
Aşağıdemirci köyü
ile köyümüzün ne ilişkisi var? Var. Çünkü iki köy
de köy gazetesi çıkarıyor. Aşağıdemircililer
köyümüzün sitesinden Dalakçı gazetesini bulmuşlar.
Kısa zaman da dostluklar
gelişmiş.
Aşağıdemirci köyü
Çanakkale-Biga ilçesine bağlı. Köylüler 1864 te
Kafkasya’dan Anadolu’ya sürgün edilen
Çerkezler. Biga’nın 140 köyünden 17 si
Çerkezlerden oluşuyor dediler.
Bu Köyün
internette siteleri var. Adı:www.asagidemirci.com
sitelerinin 3. kuruluş yılını
kutluyorlar.
Kendilerine bizlerin Çerkez,
kendilerinin de ADİGE dedikleri, NART adında da
destanları var olduğuna göre tarih sayfasındaki
yerleri epey eskilere gitmeli. Onların tarihini
anlatacak değilim.
Necati
ŞENYILDIZ’ın genel koordinatörlüğünde
“ 4 Mevsim ” adlı köy gazetesi
çıkarıyorlar. Adından anlaşıldığı gibi mevsimlik
bir gazete, 3 ayda bir çıkıyor. Gazetenin
yazarlarından Muzaffer TANRIKULU, eğitimci,
turizimci ve Fransızca öğretmeni. İyi bir insan,
çalışkan, toplantıyı yönetti.
21 Mayıs
Sürgün günü olarak anılıyor ve köylüler bu amaçla
toplanmışlar. Müzik ve eğlence yok. Yalnız kokteyl
var.
Çerkezlerin bir de “ Kavuşma
Ayları ” var. Bu da Ağustos’un ikinci
Cumartesi ve Pazar günü olarak belirlenmiş.
Murat KÖKSAL ’la telefonda görüşen
ve gazetemize toplantılarına davet eden Alaattin
AKÇAL saygılı bir insan. O da eğitimci, toplantıyı
yönetenlerden.
Ayrıca Aşağıdemirci
köyünün futbol takımı var. Sporcular köylülerden
oluşmuş. Ama başkanları ve teknik direktörleri
var. Üstelik turnuva da şampiyon olmuşlar.
Toplantıda onlar da kupalarını havaya kaldırdılar,
plaketlerini aldılar.
Çerkezlerin 70 yaş
üzeri folklor ekibi gençlere taş çıkartacak
biçimde gösteri yapıyorlar. Hepsi dinç ve
canlı.
Bu duygularımı köyümüz Dalakçı
gazetesi okurlarıyla paylaşmak
istedim.
Alim TOSUN
Dalakçı Köyü
Gazetesi Köşe Yazarı
|
|
|
N0.: 332 Tarih: 25.08.2009
Saat: 22:09
Kaleme alan: Necati
, Genc
Katıldığı
şehir veya ülke: Almanya / Hannover
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Merhaba Arkadaslar,
merhaba Ulas,
altdaki yazmis oldugun yazini bilincli olarak
kaldirmiyorum, (biz burada yazi silmiyoruz..!)
ama yazinizin icerigini hic,de uygun
bulmadigimi belirtmek isterim. Bu konular üzerinde
konusurken veya yazisirken daha duyarli ve yapici
olmak gerektigini hatirlatmak isterim.
Bende
sadece bir hatirlatma.
Hepinize saygilar ve
sevgiler.
|
|
|
N0.: 333 Tarih: 25.08.2009
Saat: 11:29
Kaleme alan: ulaş
, tosun
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
dalakçılı rumuzlu insan önce adını yazacak kadar
yürekli olman lazım kii senin için hazırladığım
dördüncülük hediyeni vere bileyim,ama bende merak
etme saklıyorum senin için nasılolsa birara
tanışırız.
şimdi diyer tetikçi medya size
gelince muhtar yazısını yazalı bir hafta olmuş
niye sorumluluk alıp ta neden yorum yapmadınız,
benim çıkışımı beklemenize gerek yoktu duyarlı ve
dürüst ,gerçekten tarafsız olsaydınız o zaman
yapardınız bırakın bu hassas insan
muhabbetini.
size gelince sayın modarotör
beyefendi sen ilk yazının karşılığına diğer
yazıyı koyarken bu marazın çıkacağını
düşünmeliydin bu oyunun parçası olmamalıydın,çünki
o insan direk muhatabı değildir muhtarın sende
bunu böyle görüp kabul etmekle ve uyarmamakla
mesulsün, hani duyarlı arabulucu kişiliktin
,yapamadın kendini size gazeteciyim bilmem ne diye
yutturup durması gerektiği yeri bilmeyen
insanlara birde pirim vermenize gerek yok o zaman
sizde öyle düşünüyorsunuz demektir , etkilenmiş
olursunuz. ''haklı bile olsan bu uslup
yalnış''demek aklına gelmedimi ama her zamankii
toparlama yöntemi yazıyı sil.dostluk mesajını ver
bırak. öyle olmaz.
Emin olun Muhtar kendini
hiç uzatmadan iki kelime ile savunacaktır,öyle de
yapacağını söyledi zaten o ayrı pek teknolojik
sayılmaz yazılıp çizileni hemen görmeye bilir
bizimki baba,oğul hassasiyeti ve onun yazmadığı
yada yazmak istemediyi şeyler olmasındandır.bize
ilk öğüdü artık herşey bitti kimseyle sorun yok
insanlar kabul etsede etmesede biz dalakçının
,yani herkesin muhtarıyız demek olmuştu. aradan bu
kadar zaman geçti nerde sayın gazete patronları ne
bir kutlama ne bir ropörtaj nede bir tepki,köyle
ilgili bir bilgi istemekte de yok ne olup
bittiğine dayir nerde gazetecilik ,nerede iyi
niyet önce bunların cevabını bi alalım.şakşakçı
taraftar,hassas insanlar hani tepki. bu yazılar
ağır diye siliniyorsa önce anasayfadan
başlamalısınız altı çizili ,konuya dikkat çeken
haller,yoğunlaşılması gereken yerleri göstermeler
çok tarafsızsınıs görünüyo ve sayın moderatör
çaktırmadan gizli rumuza katılıyorum diye bize
giydirmeye çalışmalar sende dürüst deyilsin ayrıca
ben yazılarımı silinsin diye deyil ibretle
okunsun diye yazıyorum.
bakınız bu
kısım bilgi amaçlıdır
gazete bir sayı daha
çıkacak ve sonra dernek seçimleri yapılacak sayın
gazete patronu geçen seçimlerde yaptığı nazı
yapacak bu şartlarda ben yokum diyecek,ötekilerde
aman ne yaparsan yap tamam senin dediyin olsun
diyecekler ve iş çözülecek ama bu sefer Haydar
Tosun unsuru var arada .Büyük gazeteci onunla
çalışmak istemiyo birtek o da deyil dernek
yönetiminden de sonu istifalara varan çatlak
sesler nekadarını biliyorsunsuz hanımlar beyler
10.yıl kutlamarı nasıl bir sıkıntı içinde geçti
kaç kişi biliyor,bu nasıl bir kendine güvendir,her
zamanki gibi alışık olduğu düzen uyumlu dernek
başkanı,ona yakın muhtar.Kısacası ben bu işi
bırakıyorum derse şaşırmayın zaten niyeti o.Bir
insan düşününki bazı insanların Dalakçı sevgisi
bir insana endeksliymiş bunasıl sevgi yaaa,eyer
öyle olsa başını aşağı eyer ,kanını içine akıtıp
yine işini yaparsın vesselam bu hazımsızlık 21
marttan beri var zaten birikiyodu büyük
patlamasıda normal....
|
|
|
N0.: 334 Tarih: 24.08.2009
Saat: 19:08
Kaleme alan: Ali
, Bozdağ
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Değerli arkadaşlar,
Bu
sayfalarda eleştiri yapmak her
dalakçılının en doğal
hakkı. Eleştirinin
sınırları ahlaki dengeler üzerine
kurulmalıdır. Her konuyu burada
tartışabiliriz ama lütfen bir birimizi
kırmadan sadece konular üzerinde
tartışalım.
Rumuzla
yazılan yazılar içeliğine
katılsak bile silinir hatırlatmakta
yarar var.
Ben yazayım silininceye kadar
kim okursa o kardır mantığı
güdülmemesini rica ediyorum değilse
diğer sayfalar gibi sansür uygulamak zorunda
kalırız ki bu hiç de iyi olmaz.
dostluğun kardeşliğin öne
çıktığı,
hatalarımızı
karşılıklı yapıcı
eleştirilerle giderdiğimiz bir konuk
sayfamız var böyle kalırsa
sanırım tüm okuyucular adına
söylüyorum çok iyi olur.
Ali Bozdağ
|
|
|
N0.: 335 Tarih: 24.08.2009
Saat: 15:59
Kaleme alan: dalakçılı
, dalakçılı
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
sitede bizleri blgilendiren haydar abi ile murata
teşekkürlerimiz
sunarken
.....................................
...........diye devam yazı rumuzla
yazıldığı ve ahlaki
dengelerimize uygun olmadığı için
silinmiştir.
Ali Bozdağ
|
|
|
N0.: 336 Tarih: 24.08.2009
Saat: 15:05
Kaleme alan: Elif
, Köksalan
Katıldığı
şehir veya ülke: Almanya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Bir görüs sayfasi okuyucusu olarak...
Murat
Köksal icin yazilmis bu yaziyi cirkin
buldugumu ve sayfamizdaki yazilarin niteliginin
ne denli önemli oldugunu belirtmeyi bir
okuyucu "sorumlulugu" cercevesinde
bildirmenin gerekli oldugunu düsünüyorum. Böyle
mahalle kavgasi düzeyinde yapilan elestirinin ,
biz okuyucular da dahil hic bir kimseye yarar
saglamayacagini.. Ve saglikli ve duyarli
insanlarin, okumaktaki amaclarinin bilgilenmek
oldugu kanatindeyim. Daha bilincli birey
olgunluguna erebilmek icin.. Uzun süreden beri
bu sayfanin bir okuru olarak ( bazi
istisnalari devre disi sayarsak) burada
nitelikli ve insanlari bilinclendirme amacli
yazilarin daha fazla oldugunu memnuniyetle
belirtirken, insan onurunu inciten yazilarin da
bir o kadar üzücü oldugunu bildirmenin bir
yarari olur diye yazdim. Bu görüs sayfamizda
aydinlatici nitelikli yazilari okumayi arzu
ediyoruz.
Saygilarimla
Elif
Köksalan
|
|
|
N0.: 337 Tarih: 24.08.2009
Saat: 11:58
Kaleme alan: ulaş
, tosun
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Ana sayfada yer alan dalakçı köyü
muhtarı ve murat köksal ın bizleri
bilgilendirmeye çalışmaları çok
güzelde...............................diye devam
yazı ahlaki dengelerimize uygun
olmadığı için
silinmiştir.
Ali
Bozdağ
|
|
|
N0.: 338 Tarih: 24.08.2009
Saat: 09:21
Kaleme alan: Yusuf
, Köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: Albstadt / ALMANYA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Evallah bozli,
tesekkür
ederim.
Tüm Inananlarin Ramazan ayinin
iyi gecmesi ve hayirlara vesile olmasini temenni
ederim.
Saygilarimla Yusuf
Köksal
Albstadt / ALMANYA
|
|
|
N0.: 339 Tarih: 23.08.2009
Saat: 20:40
Kaleme alan: Elif
, Köksalan
Katıldığı
şehir veya ülke: Almanya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Bir Fikra ( Paylasim icin)
Ya
Secdeye Varsa Ne Yapmali...
Nasrettin
Hoca Konya ilinde bir aileye misafir olmus.
Neyse ev sahibi evin icinde gelip gidip
dolastikca evin gicirtisi gögü tutuyormus, hoca
telaslanmaya baslamis ve sahibine demis evin
sallantisiyla gicirtisi birbirine karisiyor
fakat sizde hic bir tedirginlik yok
demis.
Ev sahibi gayet serin kanli bir
sekilde, ev salavat getiriyor
demis.
Nasrettin hoca hic sözün altinda
kalirmi.. Ya secdeye varsa ne yapmaliydi
demis...
|
|
|
N0.: 340 Tarih: 23.08.2009
Saat: 10:17
Kaleme alan: BOZLİ
, KARACAKURT
Katıldığı
şehir veya ülke: İST
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
s.a.
yusuf köksal beyfendi;
yazmış olduğun şiir çok hoşumuza
gitti.gönüllerimiz mutmain oldu.allah senin gibi
inançlı fertleri kuvvetli etsin.
BOZLİ
KARACAKURT
|
|
|
N0.: 341 Tarih: 22.08.2009
Saat: 22:34
Kaleme alan: GAZİ
, BARAN
Katıldığı
şehir veya ülke: Nevşehir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
DOSTUN GÜLÜ, ŞENLİK ve PROTOKOL
Dalakçılılar Sosyal Yardımlaşma Derneği
(DAL-DER) öncülüğünde gerçekleştirilen 10. Dalakçı
Kültür Şenliği’ne ben de çağrılıyım. Uzun
yıllar Kırşehir dışında yaşamaktan dolayı Kırşehir
sınırlarında bu ilk şenlik izleyişim olacak.
Bundan coşkulu ve sabırsızım. 4 Temmuz’un
gelmesini iple çekiyorum. Kendimce tanıtıp yapıp
Dalakçı’ya ilgiyi artırmak
istiyorum…
Arkadaşlara
duyuruyorum, aracı olan birileriyle gitmek
istiyorum. Gelmeyeceklerse aracınızı gidenlere,
örneğin bana verebilirsiniz… diyorum. Ancak
ne şenlik ne de isteğim yankı buluyor. İçlerinden
biri olsun ilgi duymaz mı? Sözleşmiş gibi bunca
insanın duyarsızlığına şaşıyorum. Hiç haberleri
olmamış, iletiyi almamış gibi davranıyorlar.
Olmuyor. Ne yapayım? İki köylüm var
Nevşehir’de. Nazımı çekerler, önemli bir
işleri yoksa verirler nasılsa arabalarını diyorum.
İstiyorum da. Birincisi, hemen arabayı
isteyeceğimi anlayıp kısadan kesiyor: Ne şenliğe
gelirim ne de arabamı veririm, diyor. Oh ne âlâ.
Sessiz kalınca, ipe un serer türden açıklama yapma
gereği duyuyor ama söylediğine kendi de inanmıyor.
Haftaya dinlenceye çıkacakmış da şimdiden arabanın
bakımını yaptıracakmış... İkincisinin gerekçesi
ondan da güçlü! Dedeman’da düğüne
gideceklermiş akşam çoluk çocuk, başka araçlarda
rahat edemiyorlarmış. Akşama getir dese o da
yetecek ama demiyor. Ne güzel değil mi. Biri dört
durak ötedeki düğüne rahat gitmenin peşinde, öteki
kentten kente oradan da bir köye gidip gerisin
geri nasıl döneceğinin derdinde. Hangisi
öncelikli, hangisine gerekli, hani hepimiz birimiz
birimiz hepimiz içindi. İşte kapitalizmin özeti
bu! Bolluk içinde sıkıntı ve yoksulluk. Kiralık
araç bile düşünüyorum, geç kalmışım, olmuyor. Eve
bir yürüyüşüm var ki tam bir çöküntü içindeyim.
Nereye baksam araba görüyorum, ama bir tanesine
olsun binip de gidemiyorum. Ey kapitalizm sen
busun işte, her yanı araba, nesne ve metalarla
doldurdun. Arkadaşlığa, dostluğa, yardımseverliğe,
düşene el uzatmaya, paylaşım ve dayanışmaya yer
bırakmadın. Bunları düşündüm, kapitalizmin neden
alt edilmesi gerektiğine bir kez daha inandım ve
öfkemi diri tuttum. Başkaları neyse ne idi ama
ille de dostun sözü yaraladı beni. Pir Sultan der
ya, “Şu ellerin taşı hiç bana değmez/ İlle
dostun gülü yareler beni…”
Köylümün… Dostumun attığı gül mü yoksa
koskocaman taş mıydı bilemedim.
Kırşehir Eylül Türkü Kafe’yi arıyorum,
sahibi Nâzım Köksal, Sen gel abi, gerisini bize
bırak… diyor. Öylelikle oğlum Gökçe
Ekin’le şenliğe katılıyoruz.
Saat
10.00 suları köydeyiz. Halkın ve protokolün
oturacağı masalar, sandalyeler, gölgelikler,
sahne, ses düzeni hazırlanmış. Köyümüz Dalakçı
gazetesinden Murat KÖKSAL ile bilgisunar
sitelerinin editörü Ali BOZDAĞ’ın oradan
oraya koşuşturup düzenlemelerin başında
bulunmaları hemen dikkat çekiyor. Elbet Dal-Der
başkanı Mahmut KAYIŞLI ile köy muhtarı Haydar
TOSUN da koşturuyorlar. Murat bey şenliğe dışardan
katılanları tanıtıyor, sıra bana geldiğinde beni
de tanıtıp protokole ayrılmış yere buyur ediyor.
Bilmiyoruz ki protokol kişilerin törenlere geç
katıldıklarını, bundan dolayı boş bulduğumuz bu
yerlere oturmakta bir sakınca bulmuyoruz. Oysa hep
uzak durmuşumdur resmi ve protokol kişilerden.
Belli mi olur, nemden cim kaparlar, ne rahat
konuşabilir ne de davranabilirsiniz. Öyle olunca
hep uzak durmayı yeğlemişimdir. Ama bu kez öyle
olmadı. Murat bey, gönendirdi bizi, ille de
yeriniz burası… diyor. Çaresiz oturduk.
Arada bir müzik yayını yapılsa da
törenler resmen başlamış değil. Birileri
bekleniyor belli. Bu birilerinin protokolün başı
oldukları saat 11.00’i geçerek gelmelerinden
ve anonsların artıp konuşmalara geçilmesinden
anlaşılıyor. İşte ilk eleştirim bu uygulamaya. Siz
günler aylar öncesinden bir izlence hazırlayıp eşe
dosta duyuruyorsunuz, birileri geç katıldı diye
izlenceye geç başlanır mı. Ne ve kim olursa olsun
açıklanan izlenceye uyulması gerekmez mi. Ben bir
vatandaş olarak şenliğin açıklandığı saatte
başlamasını ve bitmesini isteme hakkım yok mu.
Saatinde başlayıp saatinde bitsin ki tasar ve
izlencemdeki başka işlerimi yapabileyim. Çağdaşlık
bunu gerektirmez mi. Sorunlar bitti yerimizde
oturuyoruz derken kalabalık bir partili grubu
oldukça geç bir saatte protokole doğru gelmesin
mi. Muhtarla DAL-DER başkanı telaşlılar,
konukları protokole almak istiyorlar ancak yer
yok. Baktım gözümün içine bakıyorlar, ben
anlayışlı bir adamım, Başkan üzülmeyin ben halkın
arasında da otururum, siz konuklarınıza
bakın… diyorum. Bana protokolün arkalarına
geç diyor, bu oldu mu şimdi. Madem arkalarda yer
var, neden gelenleri oraya almıyor. Ben kalkarsam
halkın arasına giderim, arkalara değil. Başkanı
rahatlatıyorum ama bir daha ne arayan oluyor beni
ne de soran. Hani protokoldüm ben, insan gelip
sormaz mı, halin dirliğin nasıl, rahat mısın, bir
isteğin dileğin var mı diye. Neden böyle oluyor,
sorun çıkarıcı değilim de ondan. Kalkmasam
protokole gösterilen öncelik ve ikramlardan
yararlanacaktım da kalkınca neden aranmıyorum.
Burada ters giden bir şeyler yok mu. Bunu bana
yapıldı diye değil, üzerinde düşünülsün doğru olan
bulunsun diye yazıyorum. Sonra insana insan olduğu
için ağırlama yapılır, protokol olduğu için değil.
Artık bunun da değişmesi gerekiyor.
Neyse şenliğe dönelim… Yerel sanatçı
sazın teline vuruyor, gönül sesini havalandırıyor.
“Ham meyvayı kopardılar dalından /Beni
ayırdılar nazlı yârimden…”,
“Karanfil açmayınca/ Kokusunu saçmayınca/
Sevda baştan gider mi/ Yarinen
yatmayınca…” Köylülerin kendilerine
ayrılmış yerlerde disiplinli oturuşu pek ortalıkta
dolaşmamaları, çocukların azlığı ve sessizliği
yanında genç kız ve kadınların çokluğu dikkat
çekiyor. Protokole yakın yerde yerel giysileri
içinde köylü kadınları masaların bir kenarına
ilişmişler kendi yaptıkları tulum ve çökelek
peyniri, yayla çorbası, su böreği, bazlama, yaprak
sarması, helke yoğurdu, gül tatlısı gibi yerel
yiyecekleri tanıtıyorlar ardından protokole
gidiyor hepsi, bir parça tatlı almadığıma
yazıklanıyorum.
Mucur Belediye Başkanı,
sizin her türlü işlerinizde emrinizdeyiz…
diyor. Dalakçı’yı en iyi anlatan yazılara
ödüller veriliyor, gençler müzik eşliğinde
kolbastı oynuyorlar. Dalakçılı Allı, Ülkü, Pakize
analar otantik sesleriyle şenliğe renk katıyorlar.
Hele bana hep annemi anımsatan Hasanoğlan
Türküsü’nü can kulağıyla dinledim:
“Hasanoğlan tuvaleti taramış/ Taramış da
beni niye aramış/ Askerlik de bu Hasan’a
yaramış/ İla Hasan gebereydin öleydin/ Sen öleydin
ben ellere kalaydım//… Yeter Hasan yeter/ Bu
ayrılık bana ölümden beter…” 85
yaşındaki Süleyman GENÇ, ezberden Unutma şiirini
İçindeki duyguları unutma… diyerek bitirdi,
bana pek anlamlı gelen bu seslenişi ruhunun ne
denli genç olduğunun da bir göstergesiydi. Bir
köşede dernekleri için para toplanıyor, görevliler
sessizlik içinde borcu olanları dolaşıp sessizce
makbuz kesiyorlar. Hal hatır sorularak, öpüşüp
sarılarak borçlarını ödüyorlar. Köylüler derneğin
bu bağış ve ödentilerle ayakta durduğunun
bilincindeler. Şenlik ve köye katkıda emeği
geçenlere plaketleri veriliyor. TRT ses sanatçısı
Nazlı ÖKSÜZ saz arkadaşlarıyla gelmiş, tadında bir
konser veriyor, yerel sanatçı Yeşim KÖKSAL da
türküler söylüyor. Bolca söylenen oyun havaları
eşliğinde Dalakçılılar sıkça oynuyorlar. Dalakçı
Tavatır Radyo Çocuk Korosu’nun mini
konserini anmadan geçemeyiz. Konuklara bulgur
pilavı üstü et ikram ediliyor. Eylül Türkü Kafe
gömlekli gençler ikramları kargaşaya yol açmadan
başarıyla dağıtıyorlar. Arada bir sabırsızlanıp
mutfağa gidenler olsa da bunlar devede kulak
kalıyor. Bu yönden de şenliği başarılı buluyorum.
Kırşehir’den gelen abdalların oyun havaları
eşliğinde kaşık oyunu gösterileri doğrusu
görülmeye değerdi.
Kırşehirli biri
olarak Dalakçı’da yapılan 10. Kültür
Şenliği’ne katılmaktan, yeni insanlar
tanımaktan mutluyum. Beni çağıran Murat KÖKSAL ile
köye götüren Nâzım KÖKSAL’a teşekkür
ediyorum. Size eksiklerinizi söyleyen dostlar
gereklidir düşüncesiyle yapılan eleştiriler
yanında Şenliği başarılı, düzenli, yerinde ve
amaca uygun bulduğumu belirtmek isterim. Aktaş
dolmuşlarına binip Nevşehir’e yolculuk
ederken usumda hep şu vardı: Ne güzel, insanlar on
yıldır bir araya gelip şenlik yapıyorlar. Bu az
bir başarı değil, keşke her köyde benzeri
şenlikler yapılabilse. Bak biz elli yıllık
kasabayız hani çalışan derneğimiz, hani haber
veren gazetemiz bilgisunar sitemiz, hani insanları
toplayan şenliğimiz diye yazıklanıyor bunun düşünü
kuruyorum. Siz Dalakçılıları kutluyorum,
çevrenizde örneksiniz. Gözüm sizde Dalakçılılar,
sizden çok şeyler öğrendim…
Tekrar görüşmek ümidiyle esenkalın
hoşcakalın
|
|
|
N0.: 342 Tarih: 21.08.2009
Saat: 14:50
Kaleme alan: Mehmet
, Özdemir
Katıldığı
şehir veya ülke: almanya stuttgart
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
tüm islam ve müslüman larin mubarek ramazan
orucunu yüce mevlam insallah kabul buyurur vede
hayirlara vesile olur
|
|
|
N0.: 343 Tarih: 21.08.2009
Saat: 12:29
Kaleme alan: yasin
, özdemir
Katıldığı
şehir veya ülke: ankara
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
11 ayın sultanı ramazan ayının herkese hayır
getirmesini temenni ederim
|
|
|
N0.: 344 Tarih: 21.08.2009
Saat: 12:20
Kaleme alan: Sükran
, Durdu (Sahin)
Katıldığı
şehir veya ülke: Bregenz Avsturya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Herkese hayirli Ramazanlar diliyorum...
|
|
|
N0.: 345 Tarih: 11.08.2009
Saat: 08:59
Kaleme alan: Yusuf
, Köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: Albstadt / ALMANYA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Ve Aleyküme Selam Hakan abi sende
varol.
Evet Orhan cok
haklisin.
Kendinize iyi bakin, Allah a
emanet olun.Mutlu, huzurlu ve güzel yarinlar
sizlerin olsun.
Saygilarimla
Yusuf Köksal
|
|
|
N0.: 346 Tarih: 11.08.2009
Saat: 00:44
Kaleme alan: Nami
, Sahin
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Yusuf merhaba,
siir'i okudum yazan guzel
yazmis ama Dalakcili Ana ve Uc Ogul (Hatice
Sahinoglu ve Ahmet,Gursel ,Deniz)'den bir ornek
verseydin cok anlamli
olurdu,selamlar.
Mill
iyetçilik Üzerine
Milliyetçilik;
toplumumuzdaki her bir bireyin ait olduğu milletin
varlığını sürdürmesi ve yücelmesi için, kendi
milletinin yararlarını üstün tutmak, milletine
severek ve isteyerek hizmet etme aşkı ile çalışmak
ve bu bilinci daha sonraki kuşaklara aktararak
vatan ve millet için fedakarlıklarda bulunmak
demektir.
Milliyetçilik; milletin
diline, dinine, tarihine, kök değerlerine sahip
çıkmak ve köklerden güç alarak, geleceği
belirlemek demektir.
Milliyetçilik;
gündelik menfaatler, popülist yaklaşımlar ya da
bir takım baskılar ile ulusal çıkarlarımızın feda
edilmesinin önlenmesi,
demektir.
Milliyetçilik; ülkenin
çıkarlarını her çıkarın üstünde tutmak
demektir.
Milliyetçilik; ülkemizi
dünyanın en ileri ülkeleri, Türk Milletini
dünyanın en müreffehleri seviyesine çıkarma
gayreti demektir.
Milliyetçilik; Türk
milli karakterinin ve kültürünün, Türk kimliğinin
ve milli hassasiyetlerimizin korunması yönünde
toplumun her kesimince sahiplenilerek ödün
vermeksizin her zaman savunulması, kısacası, üst
kurum olmaktan ziyade bir yaşam tarzı yapılması
demektir.
Bir üst kavram olarak
milliyetçilik tarifleri daha da çoğaltılabilir. Bu
nedenle milliyetçilik kavramını tek bir tarif
içine ya da tarifler manzumesi içine sokmanın, bu
kavramın ifade edilmesi ve iyi anlaşılması ile
özümsenerek adeta bir yaşam tarzı haline
getirilmesinde bir engel teşkil edebileceği de
unutulmamalıdır.
Üzerinde önemle
durulması gereken nokta, milliyetçilik tarifi
değil, ekonomik, sosyal, kültürel ve eğitsel
boyutta milli duruşumuzun ne olması gerektiğinin
tespiti ile bunun siyasette, okulda, sokakta
toplumun her kesiminde her ortamda ortak bir milli
şuurun oluşarak bu şuurun özümsenerek uygulamaya
aktarılması olmalıdır. Tanımdan çok fiiliyat
önemlidir.
Globalleşme ya da küreselleşme
adı altında dışa bağımlılık, statükocu yaklaşımlar
ile mevcut durumun muhafazası, perspektif
yoksunluğu, olay ve durumlar karşısında tavrımızı
net olarak ortaya koyamama, bilinç eksikliği, ve
hatta eğitimsizlik milliyetçiliğin önündeki
engellerden bazıları olarak görülmektedir.
Milliyetçiliğin hamaset boyutu, ekonomik ve sosyal
kalkınmanın gerçekleştirilmesinde ihtiyaç duyulan
motivasyon için gerekli fakat asla yeterli
değildir. Bir köşe yazarının dediği gibi,
“milliyetçilik orta parmakları birleştirip,
yan parmakları kurda kulak yaparak olmaz,
bıyıkları aşağıya sarkıtarak da olmaz.”
Milliyetçilik, azim, kararlılık ve
cesaret ile her ortamda yaptığı işin en iyisini
yaparak, daha çok çalışıp daha çok üreterek,
diline sahip çıkarak, teknolojiyi ve insan gücünü
en rasyonel kullanarak, yeraltı ve yerüstü
kaynaklarımıza sahip çıkarak, bilime ve bilgiye
değer vererek, ülke içi ve ülke dışında milli
hassasiyetlerimize ve onurumuza sahip çıkarak,
birbirimizi sevip sayarak, varlığımızın ve
yaşamımızın, ancak bu şuur ile bilinçlenmiş bir
toplum içinde anlam kazandığını anlayıp, anlatarak
olur.
ALINTI
|
|
|
N0.: 347 Tarih: 10.08.2009
Saat: 19:33
Kaleme alan: Hakan
, BOZDAĞ
Katıldığı
şehir veya ülke: ANKARA - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Nerede gardaşım , bacım , akrabam?
Hepside
bir yana ya anam , babam,
O bahtı
karalar aklıma düştü
YUSUF'UM
VAROLL,,BENDEN SELAM OLSUN TÜM GURBETCİLERE
|
|
|
N0.: 348 Tarih: 10.08.2009
Saat: 18:07
Kaleme alan: ORHAN
, KÖKSAL
Katıldığı
şehir veya ülke: KAYSERİ
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Slm Yusuf abi yazdığın şiir gerçekten çok
etkileyici. Ozan Arif'in daha önce duymadığım bir
şiiri. Bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim.
21.yy'ın Dede Korkutu olan Ozan Arif'in daha
paylaşılacak pek çok şiiri var hele o ermenicilere
bir şiir yazmış ki dinlemeni tavsiye ederim.
Kendilerini aydın gösterip utanmadan ermenilerden
özür dileyen Türklüğünü kaybetmiş satılmışlara
güzel bir cevabı var Ozan Arif'in. Tekrardan
dinlemeni tavsiye ederim
Saygılarımla
Kayseri
O
rhan KÖKSAL
|
|
|
N0.: 349 Tarih: 10.08.2009
Saat: 13:46
Kaleme alan: YUSUF
, KÖKSAL
Katıldığı
şehir veya ülke: Albstadt / ALMANYA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Izine gitmedigiz bu seneyi altdaki Siirin cok
güzel anlattigini düsünerek sizlerle paylasmak
istedim.
Aklıma Düştü
Yine akşam
oldu gurbetelde aah.. Ah,
Bilseniz nereler
aklıma düştü.
Ellerin yurdunda çürüdüm eyvah,
Ta Bizim oralar aklıma düştü.
Ben
nerede doğdum, şimdi nerdeyim?
Bir uzun
hikâye, anlatsam beyim.
Bizim ora derken;
vatanım, köyüm,
Doğduğum yöreler aklıma
düştü.
Ellerimi kulağıma attığım,
Türkü deyip, sesine ses kattığım,
Sularında alabalık tuttuğum,
Çağlayan
dereler aklıma düştü.
Sabahtan giderdim
malınpeşinde,
Azığımı yerdim göze başımda,
Bir kavalım vardı, 'çobantaşı'nda,
Çaldığım sıralar aklıma düştü.
Düğün mü var; herkes çıkıp oynardı.
Ölü mü var; bütün köylü ağlardı.
Herşeyin bambaşka kanunu vardı,
Adetler,
töreler aklıma düştü.
Toplandık mı
harman bize yetmezdi,
Laf ederdik kimse eve
gitmezdi,
Sabahaca yanardı da bitmezdi,
İslenen çıralar aklıma düştü.
Hani
Arif, şimdi nerede obam?
Nerede gardaşım,
bacım, akrabam?
Hepside bir yana, ya anam,
babam,
O baht-ı karalar aklıma düştü
Ozan Arif
Saygilarima
Yusuf Köksal
|
|
|
N0.: 350 Tarih: 05.08.2009
Saat: 21:27
Kaleme alan: ibrahim
, Çetin
Katıldığı
şehir veya ülke: izmir TR
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Dalakçi halkının mübarek berat kandilini kutlar
hayırlara vesile olmasını dilerim...
|
|
|